Dava, "casusluk" suçlamasıyla tutuklanan ve etkin pişmanlıktan yararlanabilmek için ifade veren Gün'ün iddiaları üzerine açılmıştı. İddianamede, Gün'ün dış istihbarat servislerine veri aktardığı ve analizler sunduğu iddia edilmişti. Gün, duruşmada iddiaları reddetti.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) tutuklu başkanı Ekrem İmamoğlu, gazeteci Merdan Yanardağ, İmamoğlu'nun siyasi danışmanı Necati Özkan ve iş insanı Hüseyin Gün’ün "siyasal casusluk" iddiasıyla tutuklu yargılandığı davanın ilk duruşması pazartesi günü İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı.
Dava, "casusluk" suçlamasıyla 4 Temmuz 2025'te tutuklanan ve etkin pişmanlıktan yararlanabilmek için ifade veren Gün'ün iddiaları üzerine açılmıştı. İddianamede, Gün'ün dış istihbarat servislerine (İngiliz, ABD, İsrail) veri aktardığı ve analizler sunduğu iddia edilmişti.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Lideri Özgül Özel, soruşturmanın başladığı dönemde yaptığı bir açıklamada Gün'ün itirafçı olduğunu söyleyerek, şöyle eklemişti:
"Arkadaşlarımıza atılan suç: Güya İstanbul Senin uygulamasıyla toplanan hepinizin kişisel verileri yabancı devletlerin eline geçmiş."
Gün'ün savunması: 'İmamoğlu ile irtibatım olmadı'
Öte yandan Gün, pazartesi günkü duruşmada yaptığı savunmada, "Hakkımdaki iddiaların tamamı mesnetsizdir. Ben hiçbir zaman Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin güvenliği açısından gizli kalması gereken herhangi bir bilgiyi casusluk amacıyla temin etmedim," dedi.
İmamoğlu’nu ise İBB Başkanı seçildikten sonra nezaket ziyaretinde bulunduğu sırada "hayatında yalnızca bir dakika gördüğünü" söyleyen Gün, şöyle devam etti:
"Bugün de ikinci kez aynı ortamdayız. Nitekim dosyada bulunan iletişim kayıtlarına bakıldığında, Sayın Ekrem İmamoğlu ile söz konusu tarihten ne önce ne de sonra herhangi bir irtibatımın bulunmadığı açıkça görülecektir. Aynı şekilde dosyadaki iletişim kayıtlarının da teyit ettiği üzere, Sayın Necati Özkan ile de ifademde belirttiğim gibi yalnızca İBB seçimlerinin YSK tarafından iptal edilmesinden sonraki yaklaşık 10-12 günlük sınırlı süreçte temasım olmuştur. Bu süreçte açık kaynaklara dayalı bir sosyal medya analizi çalışması yapılmış, ardından 2019 yılının Eylül ayında İBB’ye yönelik bir adet sunum gerçekleştirilmiş ve bir toplantı yapılmıştır. Bunun dışında yüz yüze herhangi bir görüşmem olmamıştır."
'Hukuka uygun bir sosyal medya analizi çalışması yaptık'
T24'te yer alan habere göre, Gün, gazeteci Yanardağ ile de "son derece seyrek" görüştüğünü ifade etti.
"Türkiye’de çok az zaman geçiren bir insanım. Tekrar belirtmek isterim ki; benim bu süreçte üstlendiğim tek rol, İBB seçimlerinin YSK tarafından iptal edilmesinin ardından, 'Mamim' diye hitap ettiğim manevi annem merhum Seher Erçili Alaçam’ın yoğun ısrarı neticesinde gerçekleşmiştir, kendisi koyu CHP’liydi ve Sayın İmamoğlu’nu çok seviyordu," diyen Gün, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Manevi annemin yoğun ısrarı üzerine, Sayın İmamoğlu’nun seçim danışmanı ve kampanya yöneticisi olan Sayın Necati Özkan ile yaklaşık 10-12 günlük kısa bir süreçte, tamamen hukuka uygun bir sosyal medya analizi çalışması gerçekleştirilmiştir. Bu çalışma da tamamen gönüllülük esasına dayalıdır; herhangi bir ücret alınmamıştır. Sayın Başkan, bunu özellikle vurgulamak isterim. Manevi annemin ricası üzerine, yurt dışında ortağı olduğum PyQ isimli şirketin teknik personeline, internet üzerindeki açık kaynak verilerine dayalı ücretsiz bir sosyal medya analizi yaptırdım. Olayın özü bundan ibarettir. İnternette herkesin erişimine açık veriler üzerinden yapılan bir sosyal medya analizinin, iddianamede siyasi casusluk faaliyeti olarak nitelendirilmesi hem inandırıcılıktan hem de hakikatten son derece uzaktır."