İran devlet televizyonu, Trump, Netanyahu ve BAE bayrağına yönelik simüle edilmiş atışlar dahil canlı silah eğitimi yayınladı. Bu sırada İran Devrim Muhafızları, 12 yaşındaki çocukları kontrol noktalarında görevlendirmek üzere saflarına katıyor.
İran devlet televizyonu IRIB, ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun alınlarını hedef alan simüle edilmiş atışların yer aldığı silah eğitimi programları yayınladı. Kanal ayrıca bir sunucunun Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) bayrağına ateş ettiği canlı bir gösterime de yer verdi.
Birden fazla IRIB kanalında yayımlanan programlarda, Kalaşnikof tüfekleri, PK makineli tüfekler, Dragunov keskin nişancı tüfeği ve RPG-7 dahil çeşitli silahların nasıl kullanılacağı ve söküleceğine ilişkin canlı stüdyo anlatımları yapıldı.
Kanal ayrıca Ahvaz, Kirman, Şiraz ve Zahidan’daki camilerde verilen silah eğitimlerine ait görüntüler yayımladı. Bu görüntülerde erkekler, kadınlar ve çocuklar, ABD ve İsrail’e karşı savaşmayı öğrenmek için gönüllü olarak gelen kişiler şeklinde sunuldu.
IRIB Başkan Yardımcısı Mohsen Barmahani, programları savundu. Barmahani, Tasnim Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada, "Savaş koşullarında ve aynı anda tüm dünya güçleri ve baskı odaklarına karşı mücadele eden bir ülkede, ulusal medyanın savaş pozisyonu alması son derece doğaldır," dedi.
Barmahani, "Programlarda sunucuların silahlarla görünmesi, bu öğretilerin halka hatırlatılması amacını taşıyor," ifadelerini kullandı.
IRIB, doğrudan ayetullahın denetimi altında faaliyet gösteriyor. Ancak yeni Ayetullah Mücteba Hamaney’in sağlık durumu, savaşın 28 Şubat’taki ilk saldırı dalgasında ağır yaralandığına ilişkin haberlerin ardından belirsizliğini koruyor.
Aynı gün Tahran’a düzenlenen ABD-İsrail saldırılarında, Mücteba Hamaney’in babası ve eski Ayetullah Ali Hamaney hayatını kaybetmişti.
Çocukların askere alınması ve kontrol noktasında ölüm
Yayınlar, İranlı insan hakları örgütlerinin 11 yaşındaki bir çocuğun geçen pazar günü Tahran’da bir Devrim Muhafızları kontrol noktasında görev yaptığı sırada İsrail’e ait bir İHA saldırısında öldürüldüğünü bildirdiği dönemde geldi.
Hengaw ve HRANA, çocuğun adını Alireza Jafari olarak açıkladı ve saldırı sırasında babasının da olay yerinde bulunduğunu belirtti. Her iki kuruluş da çocuğun İran güvenlik güçleri tarafından kontrol noktasında görevlendirildiğini söyledi. Euronews bu iddiaları bağımsız olarak doğrulayamadı.
Tahran Belediyesi’ne bağlı bir medya kuruluşu ile Besic birliklerinden gelen haberlerde de Alireza’nın ölümü, bir kontrol noktasındaki görevi bağlamında aktarıldı.
Çocuğun annesinin, personel eksikliği nedeniyle babasının onu oraya götürdüğünü ve 15-16 yaşındaki, hatta daha küçük yaştaki gençlerin kontrol noktalarında düzenli olarak bulunduğunu söylediği aktarıldı.
Devrim Muhafızları bağlantılı milisin ideolojik eğitim kolu olan Besic Öğretmenler Örgütü’nün, çocuğun ölümünü doğruladığı çok sayıda yurt dışındaki İran medya kuruluşu tarafından aktarıldı.
Devrim Muhafızları, 26 Mart’ta sivil katılım kampanyasını resmen duyurdu ve asgari katılım yaşını 12 olarak belirledi.
Devrim Muhafızları'nın Tahran’daki Muhammed Resulullah biriminin başkan yardımcısı Rahim Nadali, aynı tarihte katıldığı bir televizyon programında, 12 ve 13 yaşındaki çocukların istihbarat devriyeleri ve kontrol noktası operasyonlarında yer almak istediklerini söyledi.
Defa Press Haber Ajansı tarafından yayımlanan bir Devrim Muhafızları reklam afişinde, askeri üniformalı yetişkinlerin yanında iki çocuk da yer aldı.
İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch - HRW) bu ay yaptığı açıklamada, çocukların saflara alınması kampanyasının "çocuk haklarının ağır ihlali ve çocuklar 15 yaşın altındaysa savaş suçu" teşkil ettiğini belirtti.
Örgüt, Devrim Muhafızları temsilcisi Nadali’nin, katılan kişilerin kontrol noktalarında görevlendirme, operasyonel ve istihbarat devriyeleri, araç konvoyları ve diğer güvenlik faaliyetlerinde kullanılacağını doğruladığını bildirdi.
Savaşın başlamasından bu yana Besic kontrol noktaları Tahran genelinde yaygınlaştı ve bu noktalar defalarca İsrail saldırılarının hedefi oldu.
İran’ın askeri yapılarında çocukların kullanılması yeni değil. İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün İran’ın resmi rakamlarına dayandırdığı tahminlere göre, yetkililer 1980’lerdeki İran-Irak savaşı sırasında yüz binlerce çocuğu yüksek riskli operasyonlar için Besic’e aldı ve on binlerce çocuk hayatını kaybetti.
Sonraki yıllarda da bölgesel çatışmalarda ve ülke içindeki baskı süreçlerinde çocukların saflara alındığına ilişkin haberler gündeme geldi.
Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin Roma Statüsü’ne göre, 15 yaşın altındaki çocukların silahlı kuvvetlere alınması, askere yazılması veya çatışmalara aktif olarak katılmaları için kullanılması savaş suçu teşkil ediyor.
İran ayrıca BM Çocuk Hakları Sözleşmesi’ni onayladı ve sözleşmenin, 18 yaşın altındaki kişilerin silahlı çatışmalara katılmak üzere saflara alınmasını yasaklayan ek protokolünü imzaladı.