Yeni analize göre, tehlikeli kimyasal salımlarının yaşandığı kaza sayısı 2021'de 83 iken 2025'te 131'e yükseldi.
ABD'de tehlikeli kimyasalların karıştığı endüstriyel kazaların son yıllarda belirgin biçimde arttığı ortaya çıktı. Yeni bir analiz, 2021 ile 2025 yılları arasında bu tür kazaların yüzde 57 yükseldiğini gösterirken, Donald Trump yönetiminin işçi ve toplum güvenliğini korumaya yönelik düzenlemeleri gevşetmeye hazırlanması uzmanların endişelerini artırdı.
Çevre ve kamu çalışanlarını temsil eden kâr amacı gütmeyen Çevresel Sorumluluk için Kamu Çalışanları-(Public Employees for Environmental Responsibility-PEER) adlı kuruluşun yayımladığı analize göre, tehlikeli kimyasal salımlarının yaşandığı kaza sayısı 2021'de 83 iken 2025'te 131'e yükseldi.
Aynı dönemde yaralanma veya ölümle sonuçlanan olayların sayısı da 60'tan 89'a çıktı.
ABD Kimyasal Güvenlik Kurulu'nun (Chemical Safety Board-CSB) kayıtlarına göre ise Nisan 2020 ile Mayıs 2026 arasında 650'den fazla kimyasal kaza meydana geldi. Bu olaylarda 103 kişi hayatını kaybetti, 355 kişi yaralandı ve 314 olayda ciddi maddi hasar oluştu.
Araştırmaya göre ABD'de yaklaşık 150 milyon kişi bu tür tesislerin 5 kilometre çevresinde yaşıyor. Özellikle tarihsel olarak çevresel yüklerin daha fazla etkilediği siyahiler ve Latin kökenli topluluklar, olası kimyasal sızıntılardan orantısız şekilde etkilenme riski taşıyor.
Yaşlanan rafineriler riski artırıyor
PEER'in analizine göre birçok rafineri 1985 yılından önce inşa edildi. Altyapının yaşlanması nedeniyle riskin her yıl arttığına dikkat çekiliyor.
Uzmanlar, bakım maliyetleri artan eski tesislerde ekipman arızalarının daha sık yaşanabileceğini ve bunun büyük endüstriyel kazalara zemin hazırlayabileceğini belirtiyor.
Hidrojen florür kilometrelerce yayılabiliyor
Haberde özellikle hidrojen florür (HF) kullanımının yarattığı risklere dikkat çekiliyor. Son derece aşındırıcı ve zehirli olan bu kimyasal; akaryakıt, soğutucu gazlar, florlu pestisitler ve Teflon benzeri floropolimerlerin üretiminde kullanılıyor.
Fizikçi Ronald Koopman'ın 1980'lerde yürüttüğü deneyler, hidrojen florür sızıntılarının sanıldığından çok daha tehlikeli olabileceğini göstermişti.
Araştırmacılar bin galon (yaklaşık 3 bin 800 litre) hidrojen florürün yere dökülmesi halinde kimyasalın küçük bir gaz bulutu oluşturacağını öngörüyordu. Ancak deneyde, yere yakın ilerleyen yoğun bir sis tabakası oluşmuş ve ölümcül gaz kilometrelerce uzağa taşınmıştı.
Koopman, 2019 yılında Philadelphia Energy Solutions rafinerisinde hidrojen florür ünitesinde meydana gelen büyük patlamanın ardından, insanların bu tür rafinerilerin yakınında yaşamaya devam etmesini "kabul edilemez" olarak nitelendirmiştir.
Söz konusu kazada 2,3 tondan fazla hidrojen florür açığa çıkmıştı. ABD Kimyasal Güvenlik Kurulu'na göre çevrede yaşayanların büyük bir felaket yaşamaması yalnızca rüzgârın uygun yönde esmesi sayesinde mümkün olmuştu.
Uzmanlara göre hidrojen florürün havadaki yoğunluğunun 170 ppm'e ulaşması halinde yalnızca 10 dakikalık maruziyet bile ölüm veya ağır yaralanmaya neden olabiliyor.
Trump yönetimi güvenlik kurallarını gevşetmek istiyor
Veriler, Trump yönetiminin Temiz Hava Yasası kapsamındaki Risk Yönetim Programı (Risk Management Program-RMP) kurallarını zayıflatmayı planladığı bir dönemde açıklandı.
2024 yılında Joe Biden yönetimi tarafından güçlendirilen düzenlemeler; daha güvenli alternatiflerin değerlendirilmesi, kazaların bağımsız biçimde soruşturulması, çalışanların risk yönetimine katılması ve tesislerin iklim değişikliğine uyum planları hazırlaması gibi zorunluluklar getiriyordu.
Trump yönetimi ise bu kuralların işletmeler üzerinde gereksiz düzenleyici yük oluşturduğunu savunuyor. ABD Çevre Koruma Ajansı (EPA), kamuoyundan gelen görüşleri değerlendirdikten sonra nihai düzenlemeyi 2026'nın sonlarında yayımlamayı planlıyor.