Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Körfez’de savaş çanları: Trump'ın 'ateşkes bitti' çıkışı sonrası bölge alarmda

ARŞİV: İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun (IRGC) füze sistemleri, kuzeybatı İran’da yapılan bir manevra sırasında, 17 Ekim 2022
ARŞİV: İran Devrim Muhafızları Ordusuna ait füze sistemleri, İran'ın kuzeybatısındaki bir tatbikatta, 17 Ekim 2022 ©  AP Photo
© AP Photo
By Peter Barabas & Doha and Dubai bureaus
Yayınlanma Tarihi Son güncelleme
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin
Paylaş Close Button

ABD-İran çatışmasının ön cephesinde yer alan Körfez ülkeleri, stratejik bir itidal çağrısıyla her iki tarafa da müzakereleri terk etmeme çağrısını yinelerken, Tahran yönetimi Hürmüz Boğazı'nın artık tamamen İran'ın kontrolünde olduğu mesajını veriyor.

ABD ve İran'ın karşılıklı ateş açması, Tahran'ın Kuveyt ve Bahreyn'i hedef alarak sert uyarılarda bulunması ve son olarak ABD Başkanı Donald Trump'ın Ankara'daki NATO zirvesinde ABD-İran ateşkesinin "bittiğini" düşündüğünü ilan etmesinin ardından Körfez ülkeleri, son 24 saatte hızla kötüleşen güvenlik durumuna karşı hazırlık yapıyor.

REKLAM
REKLAM

Körfez dünyası, yaşanan son tırmanış nedeniyle İran'ı kınayan peş peşe açıklamalar yayınladı ancak önlerindeki zorlu diplomatik kulvarın kapısını açık tutacak makul bir yaklaşım sergilemeye de özen gösterdi.

Savaşı sona erdirmeyi amaçlayan çerçeve anlaşması kapsamındaki yeni tur ABD-İran müzakerelerinin perşembe günü yapılması planlanıyordu. Körfez ülkelerinin bu son askeri ve siyasi parlama karşısında sergilediği ortak duruş, onlar için savaşa geri dönme seçeneğinin masada olmadığını gösteriyor.

ABD başkanı açıklamasında, görüşmelerin sürmesine izin vereceğini, müzakerecilerin müzakere etmek istediğini, 'ama sonunda bana dönmek zorundalar' diyerek, İranlılarla uğraşmanın 'tam bir zaman kaybı' olduğunu savundu.

ABD-İran müzakerelerinde iki ana arabulucudan biri olarak belirleyici rol oynayan Katar, salı günü İran'ın, Suudi Arabistan'a ait bir tankerle birlikte Katarlı Al Rekayyat tankerini vurması, ardından da Devrim Muhafızları Ordusu'nun Hürmüz'deki askeri hamlelerinin ardından ABD'nin gece boyunca İran'ı bombalamasını takiben Kuveyt ve Bahreyn'e saldırması nedeniyle büyük endişe duyduğunu açıkladı.

Katar ayrıca salı günü, İran'ın Doha'daki büyükelçi yardımcısını Dışişleri Bakanlığı'na çağırarak, 'saldırının, uluslararası seyrüsefer güvenliğinin ağır biçimde ihlali, küresel enerji arz güvenliğine doğrudan tehdit ve uluslararası hukukun açık ve ağır bir ihlali anlamına geldiğini' belirten bir protesto notası iletti.

'Notada, İran İslam Cumhuriyeti'nden, bölgenin güvenliğini zedeleyen tüm uygulamalara derhal son vermesi ve uluslararası deniz taşımacılığını ile küresel enerji tedarikini tehlikeye atmaktan kaçınması talep edildi' denildi.

'Katar Devleti, çıkarlarını ve varlıklarını korumak için uygun göreceği her türlü önlemi alma konusunda uluslararası hukuktan doğan tüm haklarını saklı tuttuğunu' vurguladı.

Katar ayrıca İran'ın Bahreyn ve Kuveyt'e yönelik 'tekrarlanan saldırılarını' da kınadı.

'Dışişleri Bakanlığı, bölgenin haksız saldırıların sonuçlarından korunması, diyalog ve diplomasi yolundan sapılmaması, gerilimin tırmandırılmaması ve Mutabakat Muhtırası çerçevesinde elde edilen kazanımların üzerine inşa edilmesi gerektiğinin altını çizmektedir' denildi.

Birleşik Arap Emirlikleri cephesinde, BAE Devlet Başkanı'nın diplomasi danışmanı Enver Gargaş, İran'ın 'savaş sayfasını kapatabilecek durumda olmadığını' söyledi.

Gargaş, 'Körfez Arap devletleri, İran'ın bir yanda tırmanma mantığı, diğer yanda akılcılık, istikrar ve barış çizgisi arasında gidip gelmesinin hedefi olarak kalamaz' dedi.

Tahran'ın, Hürmüz Boğazı'nda ortak bir denetim mekanizması kurmaya çalıştığı Umman da, Bahreyn ve Kuveyt'e yönelik İran saldırılarını, ayrıca Suudi ve Katarlı gemilerin vurulmasını kınadı; bu saldırıların küresel ticareti tehdit ettiğini belirterek, tüm taraflara krizi tırmandırmak yerine diplomasiyi yeniden devreye sokma çağrısı yaptı.

Kuveyt, İran'ın hem Bahreyn'e hem Kuveyt'e yönelik 'vahim' saldırılarını kınarken, Körfez İşbirliği Konseyi Genel Sekreteri Casim Muhammed Elbudeyvi, 'Bu saldırılar, İran'ın güvenlik ve barışı tesis etmeye ve krizi çözmeye yönelik uluslararası ve bölgesel çabaları baltalamayı amaçlayan çizgisini sürdürdüğünü gösteriyor' dedi.

İran uzmanı Hamidreza Azizi, 'İran, Hürmüz Boğazı'nda Suudi Arabistan'a ve Katar'a ait tankerleri hedef alarak, ne ABD ile imzalanan Mutabakat Muhtırası'nın ne de Körfez Arap ülkeleriyle ilişkileri iyileştirme isteğinin, bölge ülkelerinin Tahran'ın boğaz üzerindeki denetim ve yönetim iddiasını hiçe sayarak bu suyolunda serbestçe hareket etmeleri için bir yeşil ışık olarak görülmemesi gerektiği mesajını vermeye çalışıyor' dedi.

Azizi, 'Hürmüz Boğazı'nın uzun vadeli stratejik önemi, Amerika Birleşik Devletleri ile yapılacak bir anlaşmanın ya da Körfez ülkeleriyle ilişkilerin düzelmesinin sağlayabileceği ekonomik kazançların çok ötesindedir' diye konuştu.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Katar hava savunması, Doha üzerinde yeni bir İran füze saldırısını engelledi

Trump ve Netanyahu, İran anlaşmazlığı sonrası ilk kez yüz yüze görüştü

Beyaz Saray'da Trump-Zelenskiy görüşmesi: Ukrayna, ABD'den daha fazla destek istedi