Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

San Andreas Fayı'nda daha önce fark edilmeyen 'sessiz kaymalar' ortaya çıktı

Carrizo Ovası'ndaki San Andreas fay bölgesinin havadan çekilmiş fotoğrafı.
Carrizo Ovası'ndaki San Andreas fay bölgesinin havadan çekilmiş fotoğrafı. ©  ABD Jeoloji Araştırması
© ABD Jeoloji Araştırması
By Cagla Uren
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin
Paylaş Close Button

Yeni bir araştırma, Kaliforniya'daki ünlü San Andreas Fayı'nda bugüne kadar tespit edilemeyen onlarca kısa süreli sessiz kayma olayı keşfetti.

Depremler denince akla fayların ani kırılması gelse de faylar her zaman sarsıntı üreterek hareket etmiyor. Bazı durumlarda faylar, saatler ya da günler boyunca neredeyse hiç hissedilmeyen "sessiz kaymalarla" gerilimi yavaş yavaş boşaltıyor.

REKLAM
REKLAM

Yeni bir araştırma, Kaliforniya'daki ünlü San Andreas Fayı'nda bugüne kadar tespit edilemeyen onlarca kısa süreli sessiz kayma olayı keşfetti.

Hakemli bilimsel dergi Nature Communications'ta yayımlanan çalışma, Almanya'daki GFZ Helmholtz Yerbilimleri Merkezi, EarthScope ve Stanford Üniversitesi araştırmacıları tarafından yürütüldü.

Bilim insanları, yapay zekâ ve son derece hassas yer kabuğu gerinim ölçerlerinden elde edilen verileri kullanarak, Parkfield bölgesindeki gizli fay hareketlerini ortaya çıkardı.

Deprem üretmeyen fay hareketleri izleniyordu

Bilim insanları uzun zamandır sessiz fay kaymalarının deprem döngüsünün önemli bir parçası olabileceğini düşünüyor. Ancak bu hareketler güçlü sismik dalgalar üretmediği için klasik deprem izleme yöntemleriyle tespit edilmeleri son derece zor.

Bu yüzden araştırmacılar, yer kabuğundaki çok küçük deformasyonları ölçebilen sondaj tipi gerinim ölçerlerden elde edilen devasa veri setlerini analiz etmek için derin öğrenme tabanlı bir yapay zekâ sistemi geliştirdi.

Yapay zekâ, önceden tanımlanmış sinyalleri aramak yerine sürekli veri akışı içinde benzer deformasyon örüntülerini kendi başına öğrenerek gruplayabildi. Böylece yalnızca birkaç saat süren ve daha önce fark edilmemiş kısa süreli sessiz kayma olayları tespit edildi.

Araştırmacılar ayrıca bu olayların varlığını, bölgedeki başka hassas ölçüm cihazlarından elde edilen bağımsız gözlemlerle de doğruladı.

Analizler, sessiz kaymaların San Andreas Fayı'nın yüzeye yakın kesimlerinde meydana geldiğini ve fayın karakteristik sağ yanal hareketiyle uyumlu olduğunu gösterdi.

Sessiz kaymalar deprem aktivitesini etkileyebilir

Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri ise bu sessiz kaymalar ile düşük frekanslı depremler arasındaki ilişki oldu.

Bilim insanları, sessiz kayma olaylarının ardından düşük frekanslı deprem aktivitesinin sistematik biçimde arttığını belirledi.

Bu durum, sarsıntı oluşturmayan küçük fay hareketlerinin bile yerel gerilim dağılımını değiştirerek sonraki sismik aktiviteyi etkileyebileceğini düşündürüyor.

Deprem davranışına yeni bakış

Sessiz kaymalar daha önce özellikle dalma-batma bölgelerinde ayrıntılı biçimde incelenmişti. Ancak San Andreas gibi doğrultu atımlı faylarda kısa süreli sessiz kaymalara ilişkin gözlemler epey sınırlıydı.

Yeni çalışma bu boşluğu doldurarak, sessiz kaymaların büyüklüğü ile süreleri arasındaki ilişkinin normal depremlerde görülen ölçekleme kurallarıyla benzer olduğunu ortaya koydu.

Araştırmacılara göre bu bulgular, fay hareketlerinin tamamen sessiz deformasyonlardan yıkıcı depremlere kadar uzanan kesintisiz bir davranış yelpazesi oluşturduğu görüşünü güçlendiriyor.

Araştırmanın yazarlarına göre, deprem üretmeyen bu gizli fay hareketlerini anlamak, fayların depremler arasındaki davranışını ve yer kabuğunda gerilimin nasıl aktarıldığını daha kapsamlı biçimde açıklamaya yardımcı olabilir.

Son 1.000 yılın en yüksek gerilim seviyesine ulaştığı ortaya çıkmıştı

Kısa süre önce Hawaiʻi Üniversitesi Mānoa Kampüsü öncülüğünde yapılan bir başka çalışma, bölgedeki iki büyük fay sistemi olan San Andreas ve San Jacinto faylarında biriken tektonik gerilimin son 1000 yılın en yüksek seviyelerine ulaştığını, bazı kesimlerde ise bu seviyeleri aştığını ortaya koymuştu.

Uzmanlar bu yüzden büyük depremler üretebilen fay hatlarının daha kapsamlı incelenmesinin önemini vurguluyor.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin

Bu haberler de ilginizi çekebilir

HAARP depremleri tetikledi mi: Her felaket sonrası ortaya çıkan asılsız iddianın gerçeği

Venezuela geçici lideri deprem müdahalesini savundu: Ölenlerin sayısı 2 bin 500'ü aştı

Ünlü San Andreas fayı son 1.000 yılın en yüksek gerilim seviyesine ulaştı