Akdeniz'in en büyük kartal vatozu türlerinden biri olan vaccarella (boğa kartal vatozu), Trieste kıyılarında giderek daha sık ve kalabalık gruplar halinde görülmeye başladı.
Son yıllarda İtalya'nın Trieste Körfezi'nde, Akdeniz genelinde benzeri görülmeyen dikkat çekici bir doğa olayı yaşanıyor. Akdeniz'in en büyük kartal vatozu türlerinden biri olan vaccarella (boğa kartal vatozu), Trieste kıyılarında giderek daha sık ve kalabalık gruplar halinde görülmeye başlandı.
Bu tür uzun yıllardır Akdeniz'de kayıt altına alınmış olsa da, son üç yılda gözlemlenen bu yoğunlaşma tamamen yeni bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
WWF Miramare Deniz Koruma Alanı'nın izleme çalışmalarından sorumlu ve Shoreline Kooperatifi Başkan Yardımcısı Saul Ciriaco, "Son yıllarda yaz döneminde neredeyse haftada bir gözlem yapıyorduk. Ancak bu yıl ilk kez sayıları 50'ye ulaşan büyük sürüler görmeye başladık. Asıl dikkat çekici nokta da bu toplu davranış," dedi.
Ciriaco, bu sürülerin hem beslenme hem de üreme amacıyla bir araya geliyor olabileceğini, çünkü erkek ve dişi bireylerin bu sayede temas kurabildiğini belirtti.
Nadir ve koruma altındaki bir türün bu kadar yoğun görülmesi araştırmacılar ve doğa tutkunları için heyecan verici olsa da, durum Trieste'deki midye yetiştiricileri için ciddi bir ekonomik sorun yaratıyor.
Denizdeki midye hatları, kartal vatozları için kolay ulaşılabilen bir besin kaynağı haline geldi. Son yıllarda artan gözlemlerle birlikte yetiştiriciler de midye çiftliklerinde meydana gelen zararların arttığını bildiriyor.
Akdeniz'deki deniz türlerinin korunması için çalışan MedSharks derneğinin bilimsel sorumlusu deniz biyoloğu Simona Clò, "Vaccarella türünün insan faaliyetleriyle bu ölçekte etkileşime girdiğini daha önce hiç görmemiştik," dedi.
Clò, hem midye üreticilerini koruyacak hem de koruma altındaki bu türün yaşamını tehlikeye atmayacak müdahalesiz teknolojilerin geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Bu nedenle Trieste Körfezi, WWF Miramare Deniz Koruma Alanı ile Avrupa Birliği'nin LIFE programı kapsamında desteklenen Life EU Sharks ve Life Prometheus projeleri aracılığıyla, insanlar ile bu türün birlikte yaşayabileceği çözümlerin test edildiği bir laboratuvar haline geldi.
Benzer vakalar son yıllarda Yunanistan ve Türkiye'de de kaydedildi. Sardinya'nın Olbia kentinde de midye çiftlikleri çevresinde kartal vatozları gözlemlendi. Ancak Trieste, büyük sürülerin düzenli biçimde kaydedildiği ilk bölge oldu.
Birleşmiş Milletler tarafından korunan tür
Vaccarella, vatozlarla aynı grupta yer alan kıkırdaklı bir balık türü. Tropikal ve ılıman denizleri tercih ettiği için Doğu Atlas Okyanusu, Güneybatı Hint Okyanusu, Akdeniz ve Karadeniz'de doğal olarak bulunuyor.
Kanat açıklığı iki metreye kadar ulaşabilen bu büyük canlı, Akdeniz ölçeğinde ciddi tehdit altında kabul ediliyor.
Tür; Akdeniz'in kirlenmesini önlemeyi ve tehdit altındaki türlerin korunmasını amaçlayan Barselona Sözleşmesi ile Birleşmiş Milletler'in göçmen türleri koruyan Bonn Sözleşmesi kapsamında koruma altında. Ayrıca Uluslararası Doğayı Koruma Birliği'nin (IUCN) Kırmızı Listesi'nde de yer alıyor.
Avrupa Birliği'nin balıkçılık politikalarında yapılan değişiklikler sayesinde, eskiden başka türler avlanırken tesadüfen ağlara takılan bu türün yakalanma oranı önemli ölçüde azaldı.
Ciriaco'ya göre, "Balıkçılık kurallarının daha seçici hale gelmesi üreme başarılarını da artırdı." Bu durum Adriyatik kıyılarında görülen birey sayısındaki artışın nedenlerinden biri olabilir.
Buna ek olarak Akdeniz'in kış suyu sıcaklıklarının artık bu tür için uygun seviyelere ulaştığını belirten Ciriaco, "Vaccarella 11 ila 28 derece arasındaki suları tercih ediyor. Artık kışın sıcaklık 10 derecenin altına inmiyor. Eskiden yalnızca göç sırasında uğradıkları Trieste Körfezi artık kalabilecekleri bir yaşam alanına dönüştü," dedi.
Drone'larla izleniyorlar
Ciriaco, bu büyük sürülerin yalnızca tek bir midye çiftliğinde bulunmadığını, Grignano'dan neredeyse Monfalcone'ye kadar uzanan yaklaşık 20 kilometrelik kıyı şeridinde dolaştıklarını söyledi.
Shoreline tarafından yürütülen izleme çalışmalarında bireyler sayılıyor ve her hayvanın kimliğini belirlemeye yönelik özel bir protokol uygulanıyor.
Bu çalışmalar, koruma altındaki köpekbalıkları ve vatozların korunmasını amaçlayan Avrupa Birliği destekli Life EU Sharks projesinin parçasını oluşturuyor.
Geçen yıl İtalya Çevre Bakanlığı, bireylerin takip edilmesi ve fotoğraflarla kimliklerinin belirlenmesi amacıyla projeye dronlar tahsis etti. Çünkü Trieste Körfezi'ndeki gerçek popülasyonun hesaplanabilmesi ancak tek tek bireylerin tanınmasıyla mümkün olabiliyor.
Life projesinde görev alan Simona Clò, "Şimdiye kadar gözlenen en büyük grup yaklaşık 50 yetişkin ve erginliğe yakın bireyden oluşuyordu. Ancak gerçek sayı çok daha yüksek olabilir," dedi.
Toplanan tüm gözlemler ve drone görüntüleri ortak bir veri tabanına aktarılıyor. Daha sonra özel bir yazılım, sırtlarındaki çizgi desenlerini kullanarak her bireyi tanımlıyor.
Clò, "Bu benzersiz desenler sayesinde tek tek hayvanları ayırt edebiliyoruz. Böylece Trieste Körfezi'ndeki gerçek popülasyonu tahmin edebileceğiz," diye konuştu.
Uzmanlar, görülen bireylerin her zaman aynı hayvanlar olmayabileceğini, mevsime bağlı olarak ilkbaharın sonlarında gelip sonbaharda bölgeden ayrılabileceklerini de belirtiyor.
Ancak Trieste Körfezi'nin coğrafi yapısı, gözlem sıklığı ve deniz suyu sıcaklıklarındaki artış, bu türün artık bölgede kalıcı bir yaşam alanı oluşturmuş olabileceğine işaret ediyor.
Elektromanyetik caydırıcılar deneniyor
Vaccarella, sert kabuklu canlılarla beslenen "durofag" bir tür. Normal şartlarda deniz tabanını eşeleyerek kabuklular ve yumuşakçalarla besleniyor.
Ancak Trieste'deki midye çiftlikleri, yiyeceğe çok daha kolay ulaşabilecekleri yeni bir beslenme alanı oluşturdu. Buna rağmen deniz tabanında beslenme alışkanlıklarını tamamen bırakmış değiller.
Clò, "Kartal vatozları köpekbalıkları gibi fırsatçı hayvanlardır. Mevcut kaynaklardan en iyi şekilde yararlanırlar. Midyelerle dolu hatlar bulduklarında doğrudan oradan beslenirler. Onlar için ideal bir durum," dedi.
Bu durum midye üreticileri için önemli ekonomik kayıplara yol açıyor. Ancak zararların tam boyutunu hesaplamak kolay değil, çünkü deniz suyunun ısınması ve deniz kaplumbağaları gibi diğer avcılar da midye çiftliklerini olumsuz etkiliyor.
Bu soruna çözüm bulmak amacıyla Shoreline, Miramare Deniz Koruma Alanı, Life EU Sharks ve Avrupa Birliği destekli Life Prometheus projesi kapsamında Padova Üniversitesi ile Marche Politeknik Üniversitesi araştırmacıları ve midye yetiştiricileriyle birlikte elektromanyetik caydırıcı sistemleri test etmeye başladı.
Midye halatlarına yerleştirilen küçük mıknatıslar, hayvanları rahatsız ederek bölgeden uzaklaştırmayı amaçlıyor.
Ciriaco, "Bu küçük mıknatıslar hayvan üzerinde rahatsız edici bir etki oluşturuyor ancak saldırgan ya da zararlı değiller," dedi.
İlk mıknatıslar temmuz başında yerleştirildi. Bu nedenle sistemin kartal vatozları üzerinde gerçekten etkili olup olmadığının anlaşılması için en az bir ay daha gözlem yapılması gerekiyor. Bu tür caydırıcılar bugüne kadar daha çok köpekbalıklarını balıkçı ağlarından uzaklaştırmak için kullanılıyordu.
Sistemin başarılı olması halinde maliyet, etkinlik ve uygulanabilirlik açısından ayrıntılı bir değerlendirme yapılacak. Çünkü çok sayıda mıknatısın kurulumu hem yüksek maliyet hem de yoğun iş gücü gerektiriyor.
Birlikte yaşam modeli hedefleniyor
Projede sıradaki adımlardan biri de Friuli Venezia Giulia Bölge Yönetimi ve Sahil Güvenlik temsilcilerinin katılacağı ortak bir çalışma grubu oluşturmak.
Clò, "Vaccarella ekosistem için çok önemli bir tür. Ayrıca kıyıya çok yakın yüzüyorlar. Bu, değerlendirilmesi ve birlikte yönetilmesi gereken bir özellik," dedi.
Biyolog, bireysel yetiştiricilerin kendi yöntemlerini geliştirmek zorunda kalmadan çözüm bulunmasını umduğunu, aksi halde koruma altındaki türün zarar görebileceğini söyledi.
Uzmanlara göre Trieste Körfezi'nin belirli bölgelerinde bu nadir canlılarla şnorkelli dalış ve su altı fotoğrafçılığına yönelik kontrollü alanlar oluşturulması, hem ekonomik kayıpların telafisine katkı sağlayabilir hem de insanlar ile bu koruma altındaki türün bir arada yaşayabileceği sürdürülebilir bir model oluşturabilir.