Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Dalgıçlar Akdeniz'de ilk büyük beyazı görüntüledi, sonra asıl tehdide döndü

Kolaj illüstrasyon: Sicilya Boğazı'nda büyük beyaz köpekbalığı ve hayalet ağlar
Büyük beyaz köpekbalığı ve hayalet ağları gösteren bileşik illüstrasyon, Sicilya Kanalı ©  Euronews, images courtesy of Healthy Seas/SDSS/Ghost Diving
© Euronews, images courtesy of Healthy Seas/SDSS/Ghost Diving
By Denis Loctier
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin
Paylaş Close Button

Gönüllü dalgıçlar, bir gemi enkazından terk edilmiş balık ağlarını çıkarırken, daha önce benzeri görülmemiş, hayret verici bir karşılaşma yaşadı.

Derk Remmers ve diğer gönüllü teknik dalgıçlar, Akdeniz'de hayalet ağlara dolanmış bir batığı temizleme görevi için yola çıktıklarında, şaşırtıcı bir manzaraya tanık oldular.

REKLAM
REKLAM

Sicilya ile Tunus arasındaki sularda yaklaşık 40 metre derine indiklerinde, maviliğin içinden iri bir büyük beyaz köpekbalığı belirdi.

Derk apar topar kamerasına sarıldı ve Akdeniz'de doğal yaşam alanında çekilmiş yetişkin bir büyük beyaz köpekbalığının, bugüne kadar kayda geçmiş ilk su altı görüntüsü olduğuna inanılan kareleri yakaladı. Bölgede zaman zaman su yüzeyinde nadir görüldüklerine dair kayıtlar olsa da, dalgıçlar tarafından su altında kayda alınan karşılaşmalar daha önce hiç bilinmiyordu.

Derk Remmers tarafından Sicilya Boğazı'nda görüntülenen büyük beyaz köpekbalığı
Derk Remmers tarafından Sicilya Boğazı'nda görüntülenen büyük beyaz köpekbalığı Healthy Seas/SDSS/Ghost Diving

Bu benzersiz karşılaşma, Healthy Seas Vakfı'nın Ghost Diving ve Sualtı Alanları Belgeleme Derneği (SDSS) ile birlikte düzenlediği bir hayalet ağ temizleme görevi sırasında yaşandı; ekip, görüntüleri Euronews Earth ile paylaştı.

"Hepimiz biraz şok olmuştuk ve büyülenmiştik," diyor Ghost Diving'in Almanya bölümünün başındaki gönüllü teknik dalgıç Derk Remmers, Euronews Earth'e. "Parmaklarım titriyordu, orası kesin; çok büyük bir hayvandı ve bunu hiç beklemiyorduk."

Parmaklarım titriyordu... Bunu hiç beklemiyorduk.
Derk Remmers
Teknik dalgıç, Ghost Diving

Köpekbalığı, belli ki ilgisini kaybetmeden önce bir süre grubun etrafında turladı. "Yanımızdan süzüldü, sonra geri dönüp bize doğru yöneldi ve tekrar yaklaştı. Meraklı olduğu, saldırgan olmadığı çok netti; gayet sakindi, sanki oranın patronu oymuş gibi bir havası vardı. Biz de ağzımızdan birkaç hava kabarcığı vermeye başlayınca, biraz hızlanıp maviliğin içinde kayboldu," diye anlatıyor Derk.

Görevden sonra görüşlerine başvurulan deniz biyologları, bu gözlemi son derece sıra dışı ve bilimsel açıdan değerli olarak nitelendirdi. "Akdeniz'deki beyaz köpekbalıklarıyla ilgili bilgimizin büyük kısmı, balıkçılık faaliyetleri sırasında yakalanan ölü örneklerin kayıtlarından geliyor. Bu tür gözlemler, kritik derecede tehlike altındaki bu türün dağılımını, alışkanlıklarını ve davranışlarını daha iyi anlamamız açısından son derece değerli," dedi Sicilya Deniz Merkezi'nde görev yapan Stazione Zoologica Anton Dohrn araştırmacısı Dr Carlo Cattano, Healthy Seas tarafından yayımlanan açıklamada.

Derk Remmers ile yapılan röportajın tamamını izleyin

Hayalet ağlar: Sessiz bir katil

Köpekbalığı olağanüstüydü. Dalgıçların orada olma nedeni ise ne yazık ki öyle değildi.

Sicilya Boğazı, Akdeniz'in en yoğun biçimde sömürülen balıkçılık alanlarından biri ve ekibin hedef aldığı batık, yıllardır hayalet ağlarla – denizde kaybolan ya da terk edilen av araçlarıyla – kaplanıyordu.

Hayalet ağlar, artık kimse onları çekip toplamıyor diye balık avlamayı bırakmıyor. Resifler ve batıklar gibi su altı yapılarına dolanan ağlar, deniz canlılarını süresiz olarak yakalayıp öldürmeye devam ediyor.

"Onlar balık öldürmek için üretiliyor ve bir balıkçı teknesine bağlı olmadıklarında da bunu yapmayı sürdürüyorlar," diyor Derk, Euronews Earth'e. "Her yıl bu batığa takılan ağların miktarı daha da büyüyor."

Hayalet ağa dolanmış ölü bir kaplumbağa
Hayalet ağa dolanmış ölü bir kaplumbağa Healthy Seas/SDSS/Ghost Diving

Bölgede daha önce yapılan dalışlarda, terk edilmiş av araçlarına takılmış iribaş deniz kaplumbağaları ve büyük balık türleri zaten belgelenmişti. Ekip bu görevde de ağın bazı bölümlerini çıkardı; bunlar ya güvenli şekilde imha edilecek ya da mümkün olan yerlerde geri dönüştürülecek.

Sorunun boyutu, tek bir batığın çok ötesine uzanıyor. "Dünyadaki tüm balıkçı teknelerinin kullandığı av ekipmanlarının her yıl yüzde 1 ila 10'u denizde kayboluyor," diyor Derk. "Bu da yılda yarım milyon tonu aşan bir miktara karşılık gelebilir."

Köpekbalığının varlığı, tüm deniz besin ağında yankı bulan bu tehdidin boyutlarını çarpıcı biçimde hatırlattı.

"Bu karşılaşmaya tanık olduğumuz için kendimizi bir bakıma şanslı hissediyoruz; bu aynı zamanda yaptığımız işin önemini de gösteriyor," diyor Derk. "Çünkü böyle bir yırtıcı böyle bir batığın yakınında avlanıyorsa, bu, orada onun avlayabileceği çok sayıda balık ve hayvan olduğu anlamına gelir. Ve eğer onlar ağlara takılıyorsa, bu yırtıcılardan bazılarını da tuzağa düşürme ihtimalimiz var. Onları tuzağa düşürürsek – ki buralarda zaten çok az kaldılar – bu büyük bir felaket olur."

Ghost Diving gönüllüsü, batıktaki terk edilmiş bir balık ağını çıkarırken
Ghost Diving gönüllüsü, batıktaki terk edilmiş bir balık ağını çıkarırken Healthy Seas/SDSS/Ghost Diving

Sadece dalgıçlarla çözülemeyecek bir sorun

Derk, gönüllü temizlik çalışmalarının tek başına hayalet ağ krizini çözemeyeceğinin altını çiziyor. "Bizim yapabileceklerimiz sınırlı; sayımız da az," diyor Euronews Earth'e. "Ağları çıkarmak, insanlar olarak yapabileceğimiz en az şey. Ama bir diğer amacımız da kamuoyunu bu sorun hakkında bilgilendirmek ki, biz ağları toplamak zorunda kalmadan önce gerekli çalışmalar yapılsın."

Ona göre bu, sorunun kaynağında, yasadışı ve büyük ölçekli endüstriyel balıkçılıkla yüzleşmek anlamına geliyor. Aile işletmesi niteliğindeki balıkçılık faaliyetlerinde çalışanların ekipman kaybetmemek için güçlü motivasyonları olduğunu, çünkü kaybolan bir ağın küçük bir işletme için ekonomik bir felaket sayıldığını vurguluyor. Ekosistemi en çok tehdit edenler ise ölçekli çalışan endüstriyel ve yasadışı aktörler.

"İnsanlar ve Avrupalılar olarak, siyasetçilerimizin bu tehdide karşı harekete geçmesini ve su altı çevremize daha özenli yaklaşmasını sağlamaya çalışmalıyız," diye çağrıda bulunuyor Derk.

Görev kapsamında ayrıca, batığın çevresinde bulunan türleri daha iyi anlayabilmek için çevresel DNA örneklemesi ve su altı izleme çalışmaları da yapıldı. Önümüzdeki aylarda ek görüntülerin ve bilimsel materyalin yayımlanacağı, daha kapsamlı analizlerin beklendiği belirtiliyor.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin