Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Okyanuslarda petrol alarmı: Her yıl İspanya'nın üç katı büyüklüğünde alan kirleniyor

Deepwater Horizon krizi tarihin en büyük deniz petrol sızıntısı olmayı sürdürüyor
Deepwater Horizon felaketi, tarihte kaydedilen en büyük deniz petrol sızıntısı olma özelliğini hâlâ koruyor. -  ©  WikiCommons
© WikiCommons
By Craig Saueurs
Yayınlanma Tarihi •Son güncelleme
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin
Paylaş Close Button

Okyanuslardaki tahmini petrol kirliliğinin yüzde 90'ından fazlası, koruma altındaki bölgeler de dahil olmak üzere ülkelerin karasularında meydana geliyor.

Yeni bir uydu analizine göre, her yıl okyanuslarda tahmini 1,58 milyon kilometrekarelik alan petrol sızıntılarıyla kaplanıyor. Bu, İspanya'nın yüzölçümünün yaklaşık üç katına denk geliyor. Ancak Deepwater Horizon faciası gibi büyük ve manşetlere taşınan sızıntıların aksine, kirliliğin önemli bir bölümü kamuoyunun fazla dikkatini çekmeyen daha küçük petrol sızıntıları şeklinde ortaya çıkıyor.

REKLAM
REKLAM

Koruma teknolojileri alanında faaliyet gösteren kâr amacı gütmeyen SkyTruth tarafından yapılan analiz, kaynağı belirlenebilen petrol sızıntılarının yaklaşık yüzde 81'inin gemilerle bağlantılı olduğunu ortaya koydu. Petrol tankerleri ve yük gemileri en yaygın kaynaklar olurken, denizlerdeki petrol ve doğal gaz altyapısı da sızıntıların yüzde 18'inden sorumlu tutuldu.

SkyTruth Baş Teknoloji Sorumlusu Karl Wuster, “Petrol kirliliği, manşetlere taşınan sızıntılardan çok daha sık meydana gelen, sürekli ve küresel bir sorun,” dedi.

Okyanuslarda petrol kirliliği en yoğun nerede?

23 Eylül'de New York İklim Haftası (Climate Week NYC) kapsamında yayımlanan analizde, 2023-2025 yılları arasında toplanan uydu gözlemleri ile SkyTruth'un Cerulean petrol kirliliği izleme sisteminden elde edilen veriler kullanıldı.

Araştırmacılar, uydu kapsama alanındaki ve gemi yoğunluğundaki farklılıkları da hesaba katarak gemilerden ve deniz açıklarındaki tesislerden kaynaklanan yıllık kirliliği modelledi.

Araştırmaya göre, tahmini petrol kirliliğinin yüzde 90'ından fazlası, çoğunlukla kıyı şeritlerine yakın olmak üzere ülkelerin karasularında meydana geliyor. En yüksek yoğunluklardan bazıları Kızıldeniz, Basra Körfezi, Akdeniz ve Karadeniz'in yanı sıra Batı Afrika açıklarında ve Endonezya çevresindeki sularda tespit edildi.

SkyTruth'un analizi, kirliliğe tekrar tekrar neden olan bazı kaynakları da ortaya çıkardı.

Araştırmacılar, 16 gemiyi petrol sızıntılarının yakınında defalarca tespit etti. Bunlardan üçü, Palau bandıralı bir yük gemisi, Rusya'ya ait bir petrol tankeri ve Endonezya'ya ait bir petrol tankeri, uydu görüntülerinin beşte birinden fazlasında petrol sızıntılarının yakınında görüldü.

Bazı deniz açıklarındaki tesislerin de tekrar tekrar kirlilikle bağlantılı olduğu belirlendi.

Endonezya açıklarındaki bir tesise ait uydu görüntülerinin yaklaşık yüzde 29'unda petrol sızıntıları görülürken, Nijerya açıklarındaki başka bir tesise ait görüntülerin yaklaşık yüzde 24'ünde sızıntı tespit edildi.

Koruma altındaki sular da petrol kirliliğinden muaf değil. Deniz koruma alanlarının yaklaşık yüzde 75'inde çevredeki sulara kıyasla daha düşük petrol sızıntısı yoğunluğu görülse de, kritik öneme sahip hassas habitatlarda da kirlilik tespit edildi. Bunlar arasında Meksika Körfezi'ndeki nesli kritik tehlike altında bulunan Rice balinasının yaşam alanı da yer alıyor.

Araştırmacılar ayrıca, açık denizlerde uydu kapsamasının sınırlı olması nedeniyle gerçek tablonun hâlâ tam olarak ortaya konulamadığı konusunda uyarıyor. Okyanusların geniş bölümleri yeterince izlenemiyor.

Savaşlar, kazalar ve gemi batıkları da okyanusları tehdit ediyor

Petrol kirliliğinin tek kaynağı deniz taşımacılığı ve açık deniz operasyonları değil.

Ağustos ayında, Körfez'deki savaş sırasında vurulan bir tankerden denize sızan petrol İran'ın Kişm Adası kıyılarına ulaştı ve adadaki koruma altındaki mangrov alanlarına yayıldı. Umman açıklarında Rusya'nın gölge filosuna ait bir tankerden kaynaklanan başka bir petrol sızıntısı ise 2 bin kilometrekareden fazla alana yayıldı.

Okyanuslarda devam eden çatışmalara ek olarak, kazalar da ciddi bir tehdit oluşturuyor.

2024’te Tobago açıklarında alabora olan kimliği belirsiz bir gemi, sahilleri petrol tabakasıyla kapladı ve ulusal acil durum ilan edilmesine yol açtı. Bir yıl önce İsveçte karaya oturan bir yolcu feribotu ise Baltık Denizi’nde kıyıya kadar ulaşan beş kilometrelik bir yakıt tabakası bıraktı.

Onlarca yıl önce batmış gemiler bile hâlâ okyanus sağlığı için risk oluşturuyor.

Çoğu iki dünya savaşı dönemine ait, kirlilik yaratma potansiyeli taşıyan yaklaşık 8 bin 500 batık gemi okyanus tabanında yatıyor. Bunların bazıları, gövdeleri korozyona uğradıkça şimdiden petrol sızdırmaya başladı.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Kirli hava Avrupalıları öldürüyor, trilyonlara mal oluyor: Şehirler değişimin yolunu gösteriyor

Arjantin’de bir ilk: Güneş enerjisiyle çalışan tren raylara çıktı

Barcelona'nın kırılgan kıyı şeridini koruyan cesur planı ödül yolunda