Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Batarya depolamada altına hücum: Enerji İtalya'da yeni bir piyasa yaratıyor

Gdansk, Polonya – Lyten'in Dwa bataryalı enerji depolama sistemi (BESS) üretim tesisi, Avrupa'nın en büyük BESS üretim tesislerinden biri.
Gdańsk, Polonya: Lyten’in Dwa batarya enerji depolama sistemi (BESS) üretim tesisi, Avrupa’daki en büyük BESS üretim sahalarından biri. -  ©  AP Photo
© AP Photo
By Stefania De Michele
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin
Paylaş Close Button

Kâğıt üzerindeki projelerden devredeki bataryalara: enerji piyasası böyle dönüşüyor, enerji depolamanın önemi hızla artıyor.

Evlerde elektrik faturaları hâlâ yüksek, buna rağmen toptan piyasada bazı oyuncular enerji tükettiği için bile para alabiliyor. Bu, yenilenebilir kaynakların büyümesinin yarattığı paradokslardan biri: güneş ve rüzgâr, şebekenin ihtiyacı olduğu zaman değil, koşullar elverdiğinde üretim yapıyor ve aşırı üretim anlarında fiyatlar negatife dönebiliyor.

REKLAM
REKLAM

Bu yüzden, fazla enerjiyi emip daha sonra geri verebilen dev bataryalara, BESS’lere (Battery Energy Storage System) ihtiyaç var. Rolleri o kadar stratejik ki, İtalya'nın da başrolde olduğu gerçek bir altına hücum başlattı.

Bataryalar: İtalya'da 300 GW'lık bağlantı talebi

2025 sonunda, yüksek ve çok yüksek gerilimli depolama sistemleri için Terna'ya iletilen şebekeye bağlantı talepleri 300 GW'a ulaşmıştı. Ancak bunların yalnızca 56'sı ön onay almıştı ve sadece 6,8 GW için şantiyeye başlanmaya hazır projeler bulunuyordu.

Kurulu depolama tesislerinin ise 7,4 GW kurulu gücü ve 17,9 GWh’lik kapasitesi vardı. Terna, 2030 için yaklaşık 72 GWh’lik bir ihtiyacı öngörüyor; bu rakam 2040 senaryolarında daha da artıyor.

Dolayısıyla talep edilen 300 GW sadece kısa sürede devreye girecek santraller anlamına gelmiyor; geleceğin elektrik sistemi üzerinde devasa bir ön rezervasyonu da ifade ediyor.

16 Eylül'deki Birliğin Durumu konuşmasında Ursula von der Leyen, 2025’te Avrupa'nın 80 GW’ın üzerinde yeni yenilenebilir kapasite devreye aldığını, buna karşılık bunun altı katı büyüklüğünde bir kapasitenin hâlâ şebekeye bağlantı beklediğini hatırlattı. “Daha hızlı yatırım yapmalıyız. Şebekeye bağlantıları hızlandırmalıyız. Depolamayı geliştirmeliyiz” dedi.

Almanya'da batarya yarışı çok daha büyük

Almanya, bu dinamizmi daha uç bir biçimde sergiliyor. Sadece 2025 yılında, şebeke işletmecileri 573,5 GW’a karşılık gelen 18.158 büyük depolama sistemi başvurusu aldı.

Verilen bağlantı teklifleri 54,2 GW’ı kapsıyordu; orta gerilim ve üzeri seviyelerde fiilen çalışır durumdaki tesislerin toplam gücü ise 3,6 GW’tı.

Bundesnetzagentur ayrıca bazı başvuruların birbirini tekrar ettiğini vurguluyor: Aynı geliştirici aynı projeyi şebekenin birden fazla noktasında sunabiliyor ve nerede inşa edeceğine daha sonra karar veriyor.

Fiiliyatta, bataryalardan önce opsiyonlar satın alınıyor.

Bankalar devreye girince: depolama finansal yatırıma dönüşüyor

Alman Kyon Energy örneği, sektördeki finansmanın ne kadar hızlı değiştiğini gösteriyor. Ocak 2024’te TotalEnergies, şirketi üç kurucusundan devralırken 90 milyon euroyu peşin ödedi, ayrıca gelecekteki performansa bağlı ek ödemeler taahhüt etti. Kyon o tarihe kadar 770 MW geliştirmiş, 2 GW’lık ileri aşamadaki bir proje hattı oluşturmuştu.

O dönemde ortak kurucu Philipp Merk, büyük bataryaların finansmanının hâlâ zor olduğunu anlatıyordu: Kyon tesisleri önce kendi özkaynaklarıyla kuruyor, bankalardan yeniden finansman bulmayı ancak devreye girdikten sonra arıyordu.

İki yıl sonra tablo değişti. 2026’da TotalEnergies, 789 MW ve 1.628 MWh büyüklüğündeki Kyon’a ait 11 projenin yüzde 50 hissesini Allianz Global Investors’a devretti; Temmuzda yaklaşık 440 milyon euro tutarında ve on finansal kurumun katıldığı bir proje finansmanı paketi açıklandı.

Yapılandırılmış tolling anlaşmaları, yani batarya kapasitesinin kiralanmasına benzeyen modeller, sözleşmeye dayalı bir gelir payı sağlayarak nakit akışlarını daha öngörülebilir kılıyor.

Gerçek değer bazen inşaattan önce doğuyor

Bu mekanizmayı, yenilenebilir enerji sektöründe de olağanüstü finansal işlemlerle ilgilenen MergersCorp ortağı Stefano Endrizzi de tarif ediyor.

“Kimlerin gerçekten inşa edecek ekonomik gücü var? Çok az kişinin, belki ellide birinin” diyor. Buna karşılık pek çok aktör bir araziyi bağlayıp projeyi “tamamen kâğıt üzerinde” geliştirebiliyor. Değer, böylece inşaata başlamadan önce ortaya çıkıyor.

Bu büyük bir arbitraj: En düşük maliyetliyken alıp fiyat yükseldiğinde satıyorsunuz. Tek bir çivi bile çakmadan, her şeyi kâğıt üzerinde geliştirerek değer yaratılıyor
Stefano Endrizzi
MergersCorp ortağı

Büyük yatırım fonları ile enerji ve tasarım-inşaat şirketleri, yani EPC’ler, izinleri alınmış projeleri devralıp doğrudan geliştirme aşamasına girmeyi tercih ediyor. Böylece izin ve bürokrasi süreçlerinin labirentinde kaybolmadan, pratik biçimde zaman satın almış oluyorlar.

İtalya'da bataryalar için ilk ihale teklif yağmuruna tutuldu

İtalya’da rekabet şimdiden görünür durumda. 2025 Eylül’ündeki ilk MACSE ihalesinde Terna, tamamı lityum iyon bataryalarda olmak üzere 10 GWh’lik kapasite tahsis etti.

Teklifler talebin dört katından fazla geldi ve ağırlıklı ortalama fiyat, 37.000 euro’luk tavan primine karşılık 12.959 euro/MWh-yıl düzeyine kadar geriledi; yaklaşık yüzde 65’lik bir düşüş söz konusu.

Bu sırada sermaye akışı hızlandı. Modo Energy, 2025’te Avrupa’da 82 BESS işlemi tespit etti; bir önceki yıl bu sayı 25’ti ve beyan edilen toplam değer 8,6 milyar euroya ulaştı. Açıklanan borç tutarı 1,4 milyardan 6,1 milyar euroya çıktı; proje finansmanı işlemlerin yarısını oluşturuyor.

“Hayalet projelere” karşı sıkılaşma

Avrupa Komisyonu artık sorunu açık biçimde kabul ediyor. 2025 Aralık tarihli şebeke bağlantılarına ilişkin rehberinde, spekülatif başvurular ile olgunlaşmayan projeleri bekleme listelerinin sebeplerinden biri olarak tanımlıyor.

Şebeke kapasitesinin kapatılıp elde tutulmasını, aynı proje için birden fazla başvuru yapılmasını ve hatta bağlantı hakkının ileride devredilmek üzere bloke edildiği örnekleri aktarıyor.

Karşı önlemler arasında, projelerin olgunluk düzeyine bağlı kriterler, son tarihler, cezalar ve gerçekleşmeyen yatırımlarda kaybedilebilecek finansal teminatlar öneriliyor.

İtalya: şebeke tıkanıklığına karşı yeni kurallar

İtalya, rotayı şimdiden düzeltmeye başladı. Şubat 2026 tarihli Faturalar kararnamesi, “sanal şebeke saturasyonu”na karşı bir reform getirdi: Kapasite, nihai olarak yalnızca izinleri tamamlanmış projelere tahsis edilecek ve henüz olgunlaşmamış girişimlerin aldığı bazı bağlantı hakları düşebilecek.

MASE’nin uygulama yönetmeliği 8 Eylülde imzalandı; ARERA’nın son düzenleyici adımı ise hâlâ bekleniyor.

Paradoks şu ki, bu sıkılaşma, Brüksel’in ve ulusal hükümetlerin bugün daha seçici hale getirmeye çalıştığı tam da o prosedürleri yıllarca hızlandırmaya çalışmasının ardından geliyor.

RED III direktifi pek çok izin için daha kısa süreler getirdi, yenilenebilirler ve bunlara bağlı depolama sistemleri için hızlandırılmış hatlar öngördü; İtalya’da bağımsız, yani şebekeden ayrı BESS projelerine ilişkin prosedürler de zaman içinde basitleştirildi.

Enerji projelerinde basitleştirmek, her şeyi kolaylaştırmak demek değil

“Bu devasa bir iş” diyor Endrizzi. “Sadece 4 ya da 5 megavatlık bir tesis için bile binlerce belgeden söz ediyoruz.”

Buna karşın, projenin geliştirilmesi için gereken harcama, santralin inşası için gerekli tutarın hâlâ bir kısmı düzeyinde kalıyor ve izinleri tamamlanmış bir proje başlı başına değer kazanarak el değiştirebiliyor.

İkinci bir paradoks da burada ortaya çıkıyor. Bekleme listelerini temizlemek için, otoriteler daha yüksek finansal teminatlar ve olgunluk kanıtları talep edebiliyor. Bu ise küçük geliştiricilerin yıllarca pozisyonlarını korumasını zorlaştırırken, kamu hizmeti şirketleri, fonlar ve büyük gruplar gerekli sermayeye sahip olduğu için avantajlı hale geliyor.

Spekülasyonla mücadele, aynı zamanda yoğunlaşmayı da teşvik edebilir.

Yenilenebilirler, BESS ve veri merkezleri için arazi yarışı

Finansal yarış, sonunda yeniden araziye dönüyor. Güneş enerjisi, tarım-güneş hibritleri, rüzgâr ve BESS tesisleri uygun sahalar ile bağlantı noktaları arıyor; öte yandan veri merkezleri de potansiyel şebeke talebini hızla yükseltiyor.

CREA, 2024’te İtalya’daki tarım arazilerinin ortalama değerini hektar başına yaklaşık 22.400 euro olarak hesaplıyor ve yenilenebilir tesislerin yayılmasının fiyatlar üzerindeki etkisine dikkat çekiyor; bazı durumlarda hektar başına 60.000 euro bandında fotovoltaik teklifleri belgeliyor.

Endrizzi’nin gözlemlerine göre, Kuzey İtalya’da 15-25 bin euro/hektar değer biçilen tarım arazileri, enerji geliştirme açısından cazip hale geldiklerinde 90-100 bin euro talep edilen seviyelere çıkabiliyor.

Çünkü yeni enerji piyasasında bir arazinin değeri artık yalnızca üzerinde ne yetişebildiğine bağlı değil. Aynı zamanda yanından ne kadar enerji geçebileceğine ve yarının elektrik sisteminde bugünden bir pozisyon ayırtma olanağına da bağlı.

Depolamanın sözlüğü: bilinmesi gereken tanımlar

GW (gigawatt) - Bir bataryanın enerjiyi ne kadar hızlı emip geri verebildiğini anlatan gücü ölçer.

GWh (gigawatt-saat) - Bir bataryanın ne kadar enerjiyi depolayabildiğini gösteren kapasiteyi ölçer. Gücü 1 GW olan ve bu çıkışı dört saat boyunca sağlayabilen bir sistemin kapasitesi 4 GWh olur.

Arbitraj - Elektrik ucuzken, hatta fiyat negatife indiğinde bataryayı şarj edip, fiyat yükseldiğinde enerji satma mekanizmasıdır.

Merchant - Piyasaya doğrudan açık olan, sabit bir sözleşmeli gelirle güvence altına alınmamış elektrik piyasası gelirlerini ifade eder.

Tolling - Bir işletmeci, sözleşmeyle belirlenmiş koşullarda bataryanın kapasitesini kullanabilmek için bir bedel öder. Böylece batarya sahibi daha öngörülebilir bir gelir bileşenine sahip olur.

Pompalı hidroelektrik - Fazla elektriği kullanarak suyu alt hazneden üst hazneye geri pompalayan bir depolama biçimidir. Su daha sonra türbinlerden aşağı bırakılarak yeniden enerji üretir.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin

Bu haberler de ilginizi çekebilir

AB'de güneş enerjisi hızla artsa da yenilenebilir kaynakların payı düştü: Çeşitlilik yeterli mi?

Akdeniz'i yenilenebilir enerji üssüne dönüştüren 682 milyar euro'luk hamle

Batarya depolamada altına hücum: Enerji İtalya'da yeni bir piyasa yaratıyor