Loader
Bize Ulaşın
Reklam

AB'den Trump-Putin dizel anlaşmasına tepki: Rusya yaptırımları sürecek

AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas Lüksemburg’da.
Yüksek Temsilci Kaja Kallas Lüksemburg'da. -  ©  European Union, 2026.
© European Union, 2026.
By Jorge Liboreiro
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin
Paylaş Close Button

Trump ile Putin arasında Rus dizelinin piyasaya arzını öngören anlaşma, AB'de tepkiyle karşılandı. AB dışişleri bakanları, Moskova'ya yönelik yaptırımların süreceğini belirtirken, Ukrayna'ya desteğin artırılması ve Rusya üzerindeki baskının korunması çağrısı yaptı.

Avrupa Birliği (AB), ABD Başkanı Donald Trump ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında hafta sonu varılan dizel anlaşmasına rağmen Moskova'ya yönelik yaptırımları sürdürecek. AB dışişleri bakanları pazartesi günü yaptıkları açıklamalarda anlaşmaya tepki gösterirken, Rusya üzerindeki baskının artırılması gerektiğini vurguladı.

REKLAM
REKLAM

Trump'ın sosyal medyada duyurduğu anlaşma kapsamında Rusya'nın ABD'ye ve küresel piyasalara hemen 300 bin ton dizel göndermesi, kasım ayında 500 bin ton daha ve ardından bir milyon ton ek dizel sağlaması öngörülüyor.

Anlaşmanın uygulanmasını kolaylaştırmak amacıyla Washington, Rus dizeline yönelik yaptırımlardan Nisan 2027'ye kadar geniş kapsamlı bir muafiyet tanıdı. Bu karar, Ukrayna ve müttefikleri arasında endişeye yol açtı.

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, pazartesi sabahı Lüksemburg'da dışişleri bakanları bir araya gelirken yaptığı açıklamada, “ABD en büyük müttefikimiz, ancak mesajımız açık: Bu savaşı sona erdirmek istiyorsak tek yol Rusya üzerindeki baskıyı artırmak,” dedi.

Kallas, “Bu savaşı Rusya başlattı. Bunu unutmamalıyız,” diye konuştu.

Kallas, Beyaz Saray'a Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham tarafından desteklenen ve Moskova'ya yönelik kapsamlı yaptırımlar ile gümrük tarifeleri öngören yasa tasarısını hayata geçirme çağrısı yaptı. Graham'ın ani ölümünün ardından kabul edilen yasa, nihai kararı başkanın takdirine bırakıyor.

Kallas, “Graham tasarısı yürürlüğe girerse Rusya'ya, savaşı sona erdirmesi için gerçekten baskı uygulayabiliriz,” dedi.

İrlanda Dışişleri Bakanı Helen McEntee de Trump-Putin dizel anlaşmasını “endişe verici” olarak nitelendirdi, ancak AB'nin yıllardır izlediği stratejiyi sürdüreceğini belirtti.

AB, pazartesi günü yaptırım listesine şimdiye kadarki en büyük eklemeyi yaparak Rusya'nın savaş çabalarına destek vermekle suçlanan 1.600'den fazla kişi ve kuruluşu hedef aldı. Bunların yarısından fazlasının balistik füze üretimiyle bağlantılı olduğu belirtildi.

McEntee, toplantı öncesinde gazetecilere yaptığı açıklamada, “Yapmamız gereken, odağımızı yeniden belirlemek ve Rusya üzerindeki baskıyı artırmak için çabalarımızı iki katına çıkarmak,” dedi.

“Önceliğimiz bu baskıyı sürdürmek. Ancak ABD ile iletişim kanallarımızı da korumalıyız; çünkü ABD'nin desteği olmadan bunu başarmak mümkün değil.”

İsveç Dışişleri Bakanı Maria Malmer Stenergard, dizel anlaşmasını eleştirerek Avrupalı mevkidaşlarını dondurulmuş Rus varlıklarını Ukrayna'ya yönelik askerî ve mali desteği artırmak için kullanmaya çağırdı.

Stenergard, “Bu anlaşmadan büyük üzüntü duyuyorum. Umarım yürürlüğe girmez,” dedi.

“ABD'de ne yaşanırsa yaşansın, AB ülkeleri sakinliğini korumalı, yollarına devam etmeli, dondurulmuş varlıkları kullanarak desteği artırmalı ve Rusya üzerindeki baskıyı yükseltmeli.”

Litvanya Dışişleri Bakanı Kęstutis Budrys de anlaşmayı sert sözlerle eleştirdi. Budrys, anlaşmanın ne petrol ürünlerinin fiyatlarına ne de Atlantik'in iki yakası arasındaki birliğe katkı sağladığını söyledi.

Budrys, “Bu, Avrupa'nın izlediği yol değil,” dedi.

“Bizim yolumuz baskıyı artırmak çünkü bunun işe yaradığını zaten görüyoruz. Avrupa için bu hayati bir mesele: Ukrayna'nın bu kışı atlatmasına yardımcı olmak.”

Estonya Dışişleri Bakanı Margus Tsahkna ise anlaşmayı, gelecek ay yapılacak ara seçimler öncesinde ABD'deki iç siyasi durumla ilişkilendirdi. Trump'ın Cumhuriyetçi Partisi'nin Demokratların gerisinde olduğu seçimlerin ardından anlaşmanın sahadaki etkisinin sınırlı kalacağını öngördü.

Trump, İran'a karşı yürüttüğü savaş nedeniyle artan tepkilerle karşı karşıya. Savaş, akaryakıt fiyatlarındaki belirgin yükselişin başlıca nedeni olarak görülüyor.

Tsahkna, Trump'ın pazar günü aniden duyurduğu enerji ateşkesinin de “işe yaramadığını” söyledi ve Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik aralıksız hava saldırılarına dikkat çekti.

Ateşkesin ilk aşamada petrol rafinerilerini kapsayacak şekilde tasarlandığı bildiriliyor. Bu durum, Ukrayna'nın yalnızca 1, Rusya'nın ise 32 büyük rafineriye sahip olması nedeniyle anlaşmayı Rusya lehine dengesiz hale getiriyor.

Kiev yönetimi, Rusya'nın savaş bütçesini zayıflatmak ve Moskova üzerinde baskı kurmak amacıyla ülkenin petrol sektörünü sistematik biçimde hedef alıyor. Ancak bu saldırılar Trump'ın tepkisini çekti ve Putin ile yaptığı anlaşmanın önünü açtı.

Kallas, “Enerji son derece önemli çünkü kış soğuk geçecek,” dedi.

Kallas, ateşkesin yalnızca rafinerileri kapsamaması gerektiğini belirterek, “Ukrayna'nın bir, Rusya'nın ise çok sayıda rafinerisi var. Bu durum kesinlikle Rusya'nın yararına,” ifadelerini kullandı.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Trump'tan Zelenskiy'e çağrı: Ukrayna'nın yeni bir lidere ihtiyacı var

Yandex'e Ukrayna saldırıları: Rus bot trafiği çöktü mü?

Paris'in 400 yıllık kapalı pazarı büyük yangında yok oldu