Aile anılarından kültürel geleneklere uzanan hikâyeleriyle, 30 ülkeden 500'den fazla markayı buluşturan Doha Mücevher ve Saat Fuarı'nın ardındaki isimlerle tanışıyoruz.
Doha Mücevher ve Saat Fuarı’nda lüksten geçilmiyor. Ancak elmaslara, altına ve incilere takılıp kalmayıp biraz ötesine baktığınızda, en ilginç hikayelerin bazılarının aslında onların ardındaki insanlara ait olduğunu görüyorsunuz.
Bu yıl 22’nci kez düzenlenen fuar, 30 ülkeden 500’ü aşkın markayı bir araya getiriyor.
Aadel Haleem, çocukluğu inci ticaretinin içinde geçmiş olan ve bu işe hâlâ çok kişisel bir bağla bağlı bulunan Katarlı iş insanı ve kuyumcu Hussain Alfardan ile buluşuyor. Bize gösterdiği parçalardan birinin tamamlanması tam yedi yıl sürmüş.
Hintli moda tasarımcısı Manish Malhotra, geleneksel mücevherlerin çağdaş moda sayesinde nasıl yeni bir kitleye ulaştığını anlatırken, Katarlı tasarımcı Noora Al-Ansari ilhamı evine daha yakın yerlerde arıyor; ülkenin renklerinden, mimarisinden ve inci mirasından besleniyor.
Doğal elmaslarla sentetik olanları birbirinden ayırmak için kullanılan teknolojiye de yakından bakılıyor.
Uluslararası isimlerden yerel tasarımcılara uzanan bu CULT bölümünde ekip, Doha Mücevher ve Saat Fuarı’nın kapılarını aralayarak bir mücevherin değerinin her zaman fiyatıyla ölçülmediğini gösteriyor. Bazen değer, çocukluk anılarında, bir aile işletmesinde ya da kuşaktan kuşağa aktarılan bir gelenekte saklı oluyor.