Taktak sağlık verisi izleyen Oura Ring’in üreticisi Finlandiyalı şirket, bu yıl bir Avrupa şirketinin en değerli halka arzlarından biri olabilecek Wall Street kotasyonuna hazırlanıyor.
Dünyada milyonlarca kişi tarafından takılan yüzük biçimindeki sağlık takip cihazının yaratıcısı Finlandiyalı Oura, çeşitli haberlere göre planlanan bir ilk halka arz (IPO) kapsamında ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’na gizli şekilde taslak başvuru dosyaları sundu.
Çıkarılacak hisse sayısı ve beklenen fiyat aralığı henüz açıklanmazken, şirket 2025 sonbaharında gerçekleştirilen son finansman turunda yaklaşık 11 milyar dolar (9,5 milyar avro) değerlemeye ulaştı. Bu rakam, 2024’teki önceki turda elde edilen 5 milyar dolar (4,3 milyar avro) değerlemenin iki katından fazla.
Şirketin CEO’su Tom Hale’e göre, geçen yılın üçüncü çeyreği sonu itibarıyla 5,5 milyondan fazla Oura yüzüğü satıldı.
O dönem Hale, şirketin 2026’da yıllık 2 milyar dolar (1,7 milyar avro) gelire ulaşacağını öngördüklerini, bunun da yalnızca iki yıl önceki 500 milyon dolar (430 milyon avro) seviyesinin çok üzerinde olduğunu belirtmişti.
IPO’ya doğru atılan bu adım, yatırımcıların tüketici sağlık teknolojisine yönelik iştahının yeniden canlandığı bir dönemde Avrupalı bir giyilebilir teknoloji markasını Wall Street’in radarına sokuyor.
Son yıllarda hızla büyüyen akıllı yüzük segmentinde öne çıkan markalardan biri haline gelen Oura, Apple, Garmin ve Samsung gibi akıllı saat devleriyle rekabet ederken, bazı kullanıcıların daha az göze batıcı bulduğu farklı bir donanımla kendine bir niş alan açtı.
Son iki yılda şirket yazılım, abonelik modelleri ve yapay zeka destekli sağlık analizine agresif biçimde açıldı. Giyilebilir platformu artık uyku, hazırlık seviyesi, kalp atış hızı, stres ve toparlanma gibi uzun vadeli sağlık göstergelerine odaklanıyor.
Daha yakın dönemde Oura, kadın sağlığı ve yapay zeka temelli kişisel koçluk alanlarına da ağırlık verdi; fizyolojik verileri yorumlayıp kişiye özel iyi yaşam önerileri sunmak üzere tasarlanan araçlar geliştirdi.
Analistler, donanım üreticisinden abonelik temelli bir sağlık platformuna dönüşümün, şirketin halka arz anlatısının merkezinde olduğunu belirtiyor. Oura hâlihazırda 5 milyon ücretli aboneyi aşma yolunda ilerliyor.
ABD borsalarına yönelen Avrupalı bir teknoloji şampiyonu
Bu halka arz başvurusu, Avrupa’nın en dikkat çekici sağlık teknolojisi başarı hikâyelerinden biri için önemli bir dönüm noktasını ifade ediyor.
Finlandiya’da kurulan ve uyku, toparlanma ve biyometrik izleme araştırmaları etrafında geliştirilen Oura, İskandinavya merkezli bir donanım girişiminden küresel bir giyilebilir teknoloji oyuncusuna dönüştü.
Ancak Avrupa’nın start-up ekosistemi açısından Oura’nın planlanan halka arzı daha geniş bir anlam taşıyor.
Kökenleri ve tasarım felsefesi Finlandiya’ya sıkı sıkıya bağlı olsa da şirket, Avrupa’daki operasyonlarını korurken Amerikan risk sermayesine daha kolay erişebilmek için kısa süre önce merkez şirketini ABD’ye taşıdı ve San Francisco merkezli Oura Inc. çatısı altında toplandı.
Avrupa yerine ABD borsalarında kote olma kararı, daha derin sermaye piyasalarına ve küresel yatırımcılar nezdinde daha fazla görünürlüğe erişmek isteyen hızla büyüyen Avrupalı teknoloji şirketleri arasında giderek yaygınlaşan bir eğilimi yansıtıyor.
Planlanan halka arz, Avrupa’nın en başarılı teknoloji şirketlerinden bazılarını ABD borsalarına kaptırıp kaptırmadığına ilişkin tartışmaların yeniden alevlendiği bir döneme denk geliyor.
Oura, ölçek, likidite ve yatırımcıların tüketici teknolojisine daha aşina olması gibi nedenlerle halka açılmak için rotayı Wall Street’e çeviren Avrupa kökenli şirketlerin sayısı artan listesine katılıyor.
Şirketin halka arzı, sektör için inişli çıkışlı geçen birkaç yılın ardından yatırımcıların giyilebilir teknolojiye bakışının da bir testi olarak görülecek.
Akıllı saatlerin aksine akıllı yüzükler hâlâ nispeten genç bir kategori olsa da bu alana yönelik ilgi son dönemde hızla artıyor.
Oura, segmentin lider markası olarak geniş ölçüde kabul ediliyor ve halka açılması, yazılım abonelikleri ve yapay zeka hizmetleriyle desteklenen yeni nesil sağlık donanımlarını piyasaların nasıl fiyatladığı konusunda daha net bir ölçüt sağlayabilir.