AB’de emeklilerin yaklaşık yüzde 13’ü çalışmaya devam ediyor. Geçim zorunluluğu önemli bir neden olsa da uzmanlar değişen normlar, demografik dönüşüm ve süregelen iş gücü açıkları gibi başka etkenlere de dikkat çekiyor.
Avrupa ülkelerinde emekli maaşı geliri, kariyerin son dönemindeki kazançların altında kalıyor. Eurostat’a göre Avrupa Birliği’nde 50-59 yaşları arasında 100 euro (5 bin 330 TL) kazanan bir kişi, 2023’te 65-74 yaşları arasında 58 euro (3 bin 91 TL) emekli geliri elde etti.
Bu durum, birçok yaşlı kişinin emeklilikten sonra yaşam standardını korumasını zorlaştırıyor. AB’de emeklilerin yaklaşık altıda biri yoksulluk riski altında.
Bazı emekliler, emeklilikten sonra çalışmaya devam ediyor. Bunun nedenleri değişiklik gösteriyor. En yaygın gerekçe çalışmaktan keyif almak ve üretken kalmak (yüzde 36,3) olurken, geçim zorunluluğu da önemli bir etken (yüzde 28,6).
Peki hangi ülkelerde emekliler yaşlılık aylığı almaya başladıktan sonra çalışmaya devam ediyor? Geçim zorunluluğunun en büyük etken olduğu Avrupa ülkeleri hangileri?
2026 itibarıyla mevcut en güncel veri olan 2023 verilerine göre, AB’de yaşlılık aylığını ilk kez almaya başlayan kişilerin yüzde 12,9’u sonraki altı ay boyunca çalışmaya devam etti.
Eurostat’a göre bu oran Avrupa genelinde büyük farklılık gösteriyor. Romanya’da yüzde 1,7 olan oran, Estonya’da yüzde 54,9’a kadar çıkıyor.
Çalışmaya devam edenlerin oranı Letonya’da yüzde 44,2, Litvanya’da yüzde 43,7 ve İsveç’te yüzde 41,7 ile beşte ikinin üzerinde. Bu ülkeleri iki diğer Nordik ülke izliyor: Norveç yüzde 37,7 ve Finlandiya yüzde 28,5. Kıbrıs ise yüzde 29,7 ile bu grubun ortasında yer alıyor.
Romanya’nın (yüzde 1,7) yanı sıra Yunanistan (yüzde 4,2), İspanya (yüzde 4,5) ve Hırvatistan’da (yüzde 5) da emeklilik sonrası çalışmaya devam edenlerin oranı belirgin şekilde düşük.
Pire Üniversitesi’nden Prof. Platon Tinios, Euronews Business’a yaptığı açıklamada, "Yunanistan eskiden çalışan emeklilere karşı çok katı bir tutuma sahipti. Krizin, emekli maaşı kesintilerinin ve emeklilik reformunun etkisiyle bu tutum yumuşadı," dedi.
Tinios, 2022’de yapılan önemli bir politika değişikliğinin kayıtlı çalışan emekli sayısında keskin bir artışa yol açtığını söyledi. Ancak bu artışın, 2023’ün ikinci yarısından sonra yaşanması nedeniyle verilere yansımadığını belirtti.
Bazı ülkelerde emeklilikten sonra çalışmaya devam etmenin temel nedeni geçim zorunluluğu. Çalışmaya devam edenler arasında finansal zorunluluğu gerekçe gösterenlerin oranı İsveç’te yüzde 9,4 ile Kıbrıs’ta yüzde 68,5 arasında değişiyor.
Riga Stradins Üniversitesi’nden Dr. Olga Rajevska, Euronews Business’a yaptığı açıklamada, "Elbette insanlar geçim zorunluluğu nedeniyle çalıştıklarını söylüyorsa, bu emekli gelirlerini yetersiz gördükleri anlamına gelir," dedi.
Rajevska, "Bu yanıtların yüksek oranı, ilgili ülkelerde emeklilik sisteminin yetersiz olduğunu ve yeterli gelir sağlayamadığını gösteriyor," ifadelerini kullandı.
Romanya’da yüzde 54,3, Bulgaristan’da ise yüzde 53,6 ile emeklilikten sonra çalışmaya devam edenlerin yarısından fazlası bunu geçim zorunluluğu nedeniyle yaptığını söyledi. Bu oran Hırvatistan’da yüzde 48,2, Letonya’da yüzde 47,9, Portekiz’de yüzde 39, Macaristan’da yüzde 38,1, Fransa’da yüzde 37,7 ve Almanya’da yüzde 35,8 ile üçte birin üzerinde.
AB’nin en büyük dört ekonomisi arasında en düşük oran yüzde 19,6 ile İspanya’da. İtalya ise yüzde 29,7 ile AB ortalamasının biraz üzerinde yer alıyor.
Listenin alt sıralarında Norveç yüzde 9,8 ile İsveç’i yüzde 9,4 yakından takip ediyor. Çekya ve Lüksemburg’da geçim zorunluluğu nedeniyle çalışmaya devam eden emeklilerin oranı yüzde 15’in altında kalıyor.
Geçim zorunluluğu nedeniyle kaç emekli çalışıyor?
Emeklilikten sonra çalışmaya devam edenlerin oranı, bunu temel olarak fgeçim zorunluluğu nedeniyle yaptığını söyleyenlerin oranıyla birlikte değerlendirildiğinde, bu nedenle çalışan emeklilerin toplam içindeki payı ortaya çıkıyor.
Bu oran AB genelinde yüzde 3,7. Avrupa genelinde ise Romanya’da yüzde 0,9’dan Letonya’da yüzde 21,2’ye kadar değişiyor.
Kıbrıs’ta da oran yüzde 20,3 ile beşte birin üzerinde. Estonya’da yüzde 17,3 ile çift haneli seviyede seyrederken, Litvanya’da da oran çift hanelerde bulunuyor.
Rajevska, "Baltık ülkelerinde temel etken, çalışmaya devam etme konusundaki geçim zorunluluğu. Çünkü bu ülkelerde emekli maaşları Avrupa ortalamasının çok altında," dedi.
"İnsanlar çalışabilecek durumda oldukları sürece, makul bir yaşam standardı için yeterli gelir elde etmek amacıyla çalışmaya devam ediyor," diye ekledi.
Bulgaristan’da yüzde 8,9, Macaristan’da yüzde 7,7 ve Slovakya’da yüzde 7,5 ile tüm emeklilerin en az yüzde 7,5’i geçim zorunluluğu nedeniyle çalışmayı sürdürüyor.
Büyük ekonomiler arasında Almanya yüzde 4,5 ile en yüksek orana sahipken, Fransa yüzde 3,7 ile AB ortalamasına eşit.
İspanya, yüzde 1 ile geçim zorunluluğu nedeniyle çalışan emeklilerin en düşük paya sahip olduğu ülke. İtalya da yüzde 2,8 ile AB ortalamasının altında kalıyor.
Emekliler eskisine göre daha sağlıklı ve daha eğitimli
Hollanda Disiplinlerarası Demografi Enstitüsü’nden (NIDI) Prof. Kene Henkens, emekli maaşlarının düşük olduğu ülkelerde insanların çalışmaya devam etme olasılığının daha yüksek olduğunu belirtti. Ancak iyi emekli maaşlarına sahip ülkelerde de emeklilik sonrası çalışmada artış görüldüğünü söyledi. Bunun birkaç önemli nedeni var.
Henkens, Euronews Business’a yaptığı açıklamada, "Emekliler eskisine göre daha sağlıklı ve daha eğitimli. Bunun sonucunda iş gücü piyasasıyla bağları daha güçlü," dedi.
"Eurostat verilerinde, çalışan emeklilerin çoğunun keyif almak ve sosyal hayata katılmak için çalıştığını görüyorsunuz," ifadelerini kullandı.
Değişen normlar
Henkens, bu gelişmenin şirketlerde emeklilik sonrası çalışmaya ilişkin normların değişmesiyle de güçlendiğine dikkat çekti.
"Örneğin Hollanda’da, işverenlerin emeklilik yaşının üzerindeki çalışanları istihdam etmeye daha olumlu baktığını açıkça görüyoruz. Bu durum değişen demografi ve süregelen iş gücü açıklarıyla da bağlantılı. Emekliler ek iş gücü kaynağı olarak görülüyor," dedi.
Birçok kişi çalışmak istiyor ancak iş bulamıyor olabilir
Henkens, daha yoksul ülkelerde birçok emeklinin çalışmak isteyip iş bulamıyor olabileceği uyarısında bulundu. Bu nedenle verilerin yalnızca halihazırda çalışanları kapsadığını vurguladı. İstemeden iş dışında kalan emeklilerin sayısı da ülkeden ülkeye önemli ölçüde değişebilir.
Tinios da emeklilerin çalışabilmesinin aktif yaşlanma stratejisinin önemli bir parçası olduğunu belirtti. Bunun tam zamanlı çalışmadan tam zamanlı emekliliğe geçişi kolaylaştıran bir esneklik sağladığını söyledi. Ayrıca toplumun yaşlı vatandaşların becerilerinden yararlanmasına ve demografik nedenlerle ortaya çıkan iş gücü açıklarının kapatılmasına yardımcı olduğunu ifade etti.
Geçim zorunluluğu göreceli bir kavram
Tallinn Üniversitesi’nden Prof. Lauri Leppik, "geçim zorunluluğu" kavramının göreceli olduğunu ve bunun her zaman kamu emekli maaşının mutlak tutarıyla doğrudan ilişkili olmadığını belirtti.
Leppik, ekonomik gerekçelerin, yani finansal ihtiyaç ya da kamu emekli maaşını çalışma gelirleriyle destekleme isteğinin, çalışan emekliler olgusunun arkasındaki önemli faktörlerden biri olduğunu vurguladı. Ancak emekli maaşlarının yeterliliği ile emeklilik yaşında çalışma arasındaki ilişkinin doğrudan değil, daha karmaşık olduğunu söyledi.