Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Brandon Fraser’sız 'Mumya' filmi, seriye sert bir dönüş getiriyor

Blumhouse / Warner Bros. Pictures
Blumhouse / Warner Bros. Pictures ©  Blumhouse / Warner Bros. Pictures
© Blumhouse / Warner Bros. Pictures
By David Mouriquand
Yayınlanma Tarihi Son güncelleme
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

Lee Cronin, kadim kötülük temasını yer yer aşırıya kaçan uzun anlatımıyla ele alıyor; aksayan yönlerine rağmen film, korku arayanlar için hâlâ çarpıcı anlar barındırıyor.

Brendan Fraser’ın başrolünde yer alacağı duyurulan “Mumya 4”ün 2028’de vizyona girecek olması, oyuncunun Lee Cronin imzalı yeni “Mumya” filminde de yer alabileceğine dair sosyal medyada yoğun bir beklenti yarattı.

REKLAM
REKLAM

Ancak bu iddialar gerçeği yansıtmıyor. Brendan Fraser, Cronin’in “Mumya” filminde rol almıyor. Filmin adının doğrudan “Mumya” olarak belirlenmesi ise dikkat çekici bir tercih. Bu isimlendirme, stüdyonun 2026 yapımını serinin önceki ve olası gelecek versiyonlarından ayrıştırmayı hedefleyen iddialı bir marka stratejisi olarak değerlendiriliyor.

Yeni “Mumya” filmi, serinin farklı bir yapım şirketi tarafından geliştirilen bağımsız bir yeniden yorumu olma özelliği taşıyor. Aynı zamanda, ne Hammer Film Productions ne de Universal Pictures tarafından üretilmeyen ilk “Mumya” filmi olarak öne çıkıyor. Yaklaşık 134 dakikalık süresiyle serinin en uzun yapımı olan film, içerdiği sert sahnelerle de en karanlık ve en kanlı versiyonlardan biri olmaya aday.

Son yıllarda serinin macera tonuna kaydığı ve Tom Cruise’un başrolünde olduğu aksiyon odaklı versiyonun Universal Pictures’ın “Dark Universe” planlarını sekteye uğrattığı düşünüldüğünde, bu yeni film belirgin bir ton değişikliğine işaret ediyor. Ancak çürüyen etlerin soyulması, uzamış tırnakların kesilmesi, ağızlara giren böcekler ve kopmuş ses telleri gibi rahatsız edici sahnelerden kaçınmak isteyen izleyiciler için bu yapımın zorlayıcı olabileceği belirtiliyor.

Lee Cronin'in 'Mumya'sı.
Lee Cronin'in 'Mumya'sı. Blumhouse / Warner Bros. Pictures

İrlandalı yönetmen Lee Cronin (“The Hole in the Ground”, “Evil Dead Rise”), yeni “Mumya” ile seriye farklı bir korku yaklaşımı getiriyor ve kadim kötülüğe kendi yorumunu katıyor. Önceki yapımlardaki maceracı tonun ya da Brendan Fraser, Boris Karloff veya Sofia Boutella gibi figürlerin yerine, bu kez hikâyenin merkezinde sekiz yaşındaki Katie (Emily Mitchell / Natalie Grace) yer alıyor. Katie, Jack Reynor’ın canlandırdığı Charlie ile Laia Costa’nın hayat verdiği Larissa’nın kızı ve Kahire’de çıkan bir kum fırtınasında ortadan kayboluyor.

Aradan geçen sekiz yılın ardından aile hâlâ bu kaybın yarattığı travmayla mücadele ederken, ısrarcı dedektif Zaki’den (May Calamawy) bir telefon geliyor: Katie bulunmuştur. Üstelik 3 bin yıllık lahitlere kapatılmış 57 kişiyle birlikte. Herkes hayatta kalamazken, Katie kurtulanlar arasında yer alır.

Ancak asıl sorular şimdi başlar: Ona ne oldu? Nasıl hayatta kaldı? Onu mezara kim kapattı? Ve yaşanan bu travmayı atlatmak için terapi yeterli olacak mı?

Spoiler: Hayır.

Lee Cronin'in 'Mumya'sı.
Lee Cronin'in 'Mumya'sı. Blumhouse / Warner Bros. Pictures

Pek çok açıdan Lee Cronin, Leigh Whannell’in “Görünmez Adam” ile başardığını tekrarlamayı hedefliyor. Whannell, klasik bir korku figürünü alıp hikâyeyi gaslighting ve aile içi şiddet üzerine güçlü bir anlatıya dönüştürmüştü. Cronin ise bu kez “Mumya” mitini yeniden yorumlayarak yas, kayıp ve pişmanlık gibi duyguların izini sürüyor.

Filmin ilk yarısında bu yaklaşım büyük ölçüde karşılık buluyor. Katie’nin kayboluşuna dair soruşturma ilerledikçe Cronin, boğucu bir gerilim inşa ediyor ve hikâyeye giderek daha sert, fiziksel korku unsurları ekliyor. “Mumya,” Sam Raimi tarzını hatırlatan, yer yer mide bulandırıcı bir görsel dil kuruyor.

Ancak filmin zayıf noktası da burada ortaya çıkıyor. Raimi’nin çarpık mizahı ve karanlık espri anlayışı eksik kalınca, giderek artan grotesk sahneler izleyicide bir süre sonra yorgunluk hissi yaratıyor. Özellikle final bölümü, dozu yükseltilmiş olmasına rağmen daha önce defalarca görülen klişe korku unsurlarına yaslanıyor ve özgünlüğünü kaybediyor.

Buna rağmen film tamamen tökezlemiyor. Genç oyuncu Natalie Grace, fiziksel performansıyla dikkat çekerken, sert ve rahatsız edici sahneler hedefini buluyor. Ancak bu güçlü anlar; yer yer aksayan diyalogları, tekrar eden tür klişelerini ve filmin iddialı başlığının vaat ettiği özgün yönetmenlik iddiasını tam anlamıyla karşılamaya yetmiyor.

Sonuç olarak ortaya, kusurlarına rağmen sert ve karanlık tonuyla özellikle hafta sonu “yüksek doz korku” arayan izleyiciyi memnun edebilecek, sert bir “mezardan çıkarma” hikâyesi çıkıyor.

The Mummy, Lee Cronin imzasıyla şimdi sinemalarda gösterimde.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

İlker Çatak’ın 'Sarı Zarflar'ı Altın Ayı'yı ne kadar hak etti?

Haftanın filmi: 2026'nın en karanlık randevu filmi olan 'The Drama'

Brandon Fraser’sız 'Mumya' filmi, seriye sert bir dönüş getiriyor