İrlandaca-İngilizce hibrit sözler, sert hiciv ve elektronik denemelerle şekillenen albüm; grubun yalnızca provokasyonla değil, güçlü bir müzikal kimlikle de öne çıktığını gösteriyor. UYARI: Bu yazıda bazı okurları rahatsız edebilecek ifadeler yer almaktadır.
Euronews Culture, Belfastlı rap üçlüsünün yükselişini konu alan ödüllü biyografik film “Kneecap”i daha önce “eğlenceli, gürültülü ve içten” olarak nitelendirmişti.
Aynı tanım büyük ölçüde grubun yeni albümü “Fenian” için de geçerli. Ancak bu kez buna “iğneleyici”, “katmanlı” ve “son derece küfürlü” gibi ifadeler de eklenebilir.
Albümün bağlamını anlamak için kısa bir hatırlatma yapmak gerekiyor:
Henüz keşfetmeyenler için Kneecap; Móglaí Bap ve Mo Chara adlı iki MC ile DJ Provai'den oluşuyor. Grup, İrlandaca ve İngilizceyi harmanlayan sözleri, kar maskeli sahne estetiği, hicivli dili ve bol miktarda uyuşturucu ile cinsellik referansıyla biliniyor.
Kneecap, kısa sürede yeraltı sahnesinden çıkıp geniş bir takipçi kitlesine ulaşırken, Sex Pistols’tan bu yana “en tartışmalı gruplardan biri” olarak anılmaya başladı. Grup, zaman zaman şiddet imgeleri ve IRA referansları nedeniyle eleştirilirken, Kuzey İrlanda Adalet Bakanı Naomi Long tarafından da mezhepsel gerilimleri körüklemekle suçlandı.
Uluslararası görünürlükleri, 2024’te yayımlanan ikinci albümleri “Fine Art” ve Rich Peppiatt imzalı biyografik filmin etkisiyle daha da arttı.
Ancak son dönemde grubun gündemini asıl belirleyen unsur müzikten çok yasal tartışmalar oldu.
Mo Chara'nın (gerçek adı Liam Og O hAnnaidh) sahnede Hizbullah bayrağı salladığı iddialarına dayanan suçlamalar uluslararası manşetlere taşındı. Suçlamalar geçen yıl bir yargıç tarafından reddedildi ve İngiliz hükümeti temyiz başvurusunu kaybetti.
Rapçi, "Tüm bu süreç asla benimle ilgili değildi, asla halka yönelik herhangi bir tehditle ilgili değildi ve asla terörizmle ilgili değildi... Her zaman Filistin'le ilgiliydi," dedi.
Anti-emperyalist üçlünün terörizm suçlamalarıyla ilgili kamuoyuna yansıyan mücadelesinden sonraki ilk albümü olan 'Fenian'da son siyasi aksiliklerinin yer alması şaşırtıcı değil. Grup Filistin'e desteğini gururla göstermeye devam ediyor, Keir Starmer hükümetine ve Gazze'deki soykırıma sesleniyor ve "tarihin hatırlayacağı" kişilerin suç ortaklığını kınıyor.
Yine de en dikkat çekici nokta, grubun bir tartışma mıknatısından çok daha fazlası olduğunu bir kez daha kanıtlaması. Müzikal açıdan ve dinleyicinin politik görüşlerinden bağımsız olarak “Fenian”, birçok açıdan 2026’nın en iddialı ve en güçlü albümleri arasında yer alıyor.
Ham politik öfkeyi sürükleyici ritimlerle birleştirmek: başarılı. Haklı bir öfkeyi akılda kalıcı melodik yapılarla buluşturmak: başarılı. Eski usul hip-hop akışlarını, sersemletici trip-hop dokularını, acid house patlamalarını ve mizahi anları aynı potada eritmek: Başarılı.
Bu albüm, yalnızca “Fine Art”ın bir adım ötesi değil; aynı zamanda açık bir niyet beyanı. Kneecap’i basit bir provokasyon figürü olarak görmek, ortaya koydukları müzikal ve kültürel alanı ıskalamak anlamına geliyor.
Açılış parçası “Eire go Deo”, şaşırtıcı derecede trippy ve synth ağırlıklı bir atmosfer kurarken, onu takip eden “Smugglers & Scholars” daha canlı ve hareketli bir yapı sunuyor. “Big Bad Mo”, 90’lar rave sound’unu yeniden üretirken, “Headcase” ise Prodigy’yi andıran sert elektronik dokunuşlarıyla öne çıkıyor. “Fenian” genel olarak yüksek tempolu, enerjik bir dinleme deneyimi sunuyor ve bazı parçalar güçlü lirikal yazımıyla dikkat çekiyor. Albümün fiziksel kopyasını edinenler için şarkı sözlerinin gerektiğinde İngilizce çevirileri de yer alıyor.
Öne çıkan parçalar arasında, keskin diliyle “Liars Tale” bulunuyor. Parçada Keir Starmer ve Netanyahu’ya yönelik sert göndermeler yer alıyor; şarkı sözleri politik figürleri ağır bir dille eleştiriyor. “Palestine” adlı parça, Ramallah’tan rapçi Fawzi’nin katkısıyla İrlandalılar ile Batı Şeria arasındaki dayanışma temasını işliyor. “Carnival” ise Mo Chara’nın yasal sürecine odaklanarak İngiliz adalet sistemine yönelik eleştirel bir anlatı sunuyor.
“An Ra” ise albümün en dikkat çekici parçalarından biri olarak öne çıkıyor. İngiliz yönetimine yönelik sert eleştiriler içeren şarkıda BBC, UKIP, Lord Mountbatten, Prens Andrew, Jimmy Savile ve “Britain’s Got Talent” gibi çeşitli referanslar art arda sıralanıyor.
Şarkının dikkat çeken satırlarından biri ise “Ve Britain’s Got Talent olmasaydı kaybolurdum” ifadesi oluyor.
Albümün duygusal olarak en güçlü anı, Kneecap’in nadiren yaklaştığı bir alan olan balad formunda kendini gösteriyor. “Fenian”, şaşırtıcı biçimde içe dönük bir kapanışla sona ererken, Kae Tempest’in konuk olduğu “Irish Goodbye” parçası albümün en sarsıcı anlarından birini oluşturuyor. Şarkı, Moglai Bap’in 2020’de intihar ederek hayatını kaybeden annesi, İrlandalı dil aktivisti ve müzisyen Aoife Ni Riain’e bir saygı duruşu niteliği taşıyor.
Parçada yer alan sözler, kişisel kayıp ve yas temasını yalın bir dille aktarıyor:
Şarkıda ayrıca “Irish goodbye” ifadesi etrafında kurulan dilsel oyun dikkat çekiyor. İngilizcede “French leave” ya da “French exit” olarak bilinen, Fransızların ise “filer à l’anglaise” (kelimenin tam anlamıyla “İngiliz usulü sessizce ayrılmak”) dediği bu kavram, burada ironik bir kültürel dönüşüme uğratılıyor ve duygusal bir vedaya dönüştürülüyor.
Sözler, şarkının merkezindeki kırılgan tonu daha da belirginleştiriyor.
Kneecap’in çok yönlülüğünü ortaya koyan melankolik bir kapanışla albüm sona eriyor.
Grup bir yandan “suistimal edilen uluslararası hukuk” gibi sert politik temaları rap diliyle işliyor, diğer yandan magazinel öfkeyi bilinçli biçimde provoke ediyor. Buna rağmen “Fenian”, Kneecap’in ne yaptığını bilen, kendi estetik ve politik sınırlarını kontrollü biçimde kuran bir proje olduğunu gösteren olgun bir çalışma olarak öne çıkıyor.
Tartışmaları körükleyen tavırları ve coşkulu üslubuna rağmen albüm, müzikal ve anlatısal açıdan geniş bir yelpazeye sahip olduğunu kanıtlıyor.
Kneecap’in yeni albümü “Fenian” yayımlandı.