Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Viking savaşçılarının isimlerinin Ayasofya'da ne işi var?

Ayasofya
Ayasofya ©  Wikimedia Commons
© Wikimedia Commons
By Cagla Uren
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin
Paylaş Close Button

10. yüzyılın sonlarına gelindiğinde kuzeyli savaşçılar Bizans ordusunun önemli unsurlarından biri haline gelmişti.

Yaklaşık bin yıl önce İskandinavya’dan Konstantinopolis’e, yani bugünkü İstanbul'a gelen bir ziyaretçi, Ayasofya Camii'nin üst galerilerindeki mermer korkuluklardan birine bir isim kazıdı: "Halvdan".

REKLAM
REKLAM

Kim olduğu bugün hâlâ bilinmiyor. Ancak geride bıraktığı birkaç harf, Viking Çağı'nda kuzeyden gelen savaşçı ve gezginlerin Bizans başkentindeki varlığının en dikkat çekici izlerinden biri olarak günümüze ulaştı.

Viking Çağı'nda doğuya seyahat eden İskandinavlar, Konstantinopolis'i Eski Norsçada "Miklagarðr", yani "Büyük Şehir" olarak adlandırıyordu. Bazıları ticaret yapmak veya yeni fırsatlar bulmak için kente gelirken, bazıları Bizans imparatorlarının hizmetine giriyordu.

  1. yüzyılın sonlarına gelindiğinde kuzeyli savaşçılar Bizans ordusunun önemli unsurlarından biri haline gelmişti. Özellikle ünlü Vareg Muhafızları, imparatora bağlı seçkin bir askeri birlik olarak öne çıkıyordu. İmparator II. Basileios'un bu yabancı savaşçılardan yoğun biçimde yararlandığı biliniyor.

Varegler yalnızca saray muhafızlığı yapmıyordu. Bizans'ın askeri seferlerine katılıyor, imparatorluk sarayında görev alıyorlardı. Nesiller boyunca İskandinavya, Rus toprakları ve Konstantinopolis arasında insanlar gidip geldi.

Bunların en ünlülerinden biri, daha sonra Norveç Kralı olacak Harald Sigurðarson, diğer adıyla Harald Hardrada'ydı. Harald, 11. yüzyılın bir bölümünü Bizans İmparatorluğu'nun hizmetinde geçirdikten sonra kuzeye dönerek Norveç tahtını ele geçirmişti.

Ayasofya'daki Halvdan yazısı

İskandinavların kentteki bu yoğun varlığı, Ayasofya Camii'nin duvar ve mermerlerinde bulunan rünleri daha da ilgi çekici hale getiriyor.

Arkeonews'e göre, bunların en bilineni, 1964'te Ayasofya'nın güney üst galerisindeki mermer bir korkuluk üzerinde tespit edildi. Yazıt, İsveçli runolog Elisabeth Svärdström tarafından 1970'te bilim dünyasına tanıtıldı.

Kazınmış karakterlerin önemli bir bölümü artık okunamayacak durumda. Ancak günümüze ulaşan kısımda Eski Norsçada kullanılan Halvdan ya da Halfdan erkek adı seçilebiliyor.

Yazıtın olası tamamlamalarından biri, Viking dünyasındaki rün yazıtlarında sık karşılaşılan bir kalıba dayanıyor: "Halvdan bu rünleri kazıdı."

İnternette ve popüler yayınlarda sık sık "Halvdan buradaydı" şeklinde aktarılsa da bu ifade yazıtın birebir çevirisi değil. Daha çok, rünlerin taşıdığı temel anlamı günümüz diline aktaran serbest bir yorum.

"Halvdan" yazısı
"Halvdan" yazısı Hermann Junghans – Public Domain

Başka Viking rünleri de bulundu

Halvdan'ın bıraktığı iz tek örnek değil.

1975'te Ayasofya'nın galerilerinde başka bir rün yazıtı daha keşfedildi. Ancak bunun nasıl okunması gerektiği konusunda araştırmacılar arasında görüş ayrılığı var.

Mats G. Larsson, günümüze ulaşan karakterleri "ari" şeklinde okuyarak yazının, Ári adlı birinin "rünleri yaptığına" ilişkin bir ifadenin başlangıcı olabileceğini öne sürdü.

Folke Högberg ve daha sonra arkeolog Svein Indrelid ise yazıyı "Árni" şeklinde yorumladı. Bu durumda mermerde yalnızca başka bir İskandinav erkeğinin adı bulunuyor olabilir.

Sonraki araştırmalar Ayasofya Camii'deki İskandinav izlerinin bunlarla sınırlı olmadığını gösterdi.

Runolog Elena Melnikova tarafından incelenen başka bir yazıtta çok daha uzun bir rün dizisi tespit edildi. Yaklaşık olarak "Arinbarðr bu rünleri kazıdı" şeklinde yorumlanan yazıtın 11. veya 12. yüzyıla ait olduğu düşünülüyor.

Vareg Muhafızları mıydılar?

Halvdan, Árni ve Arinbarðr'ın Vareg Muhafızları'nın üyeleri olduğunu ve Bizans imparatoruna eşlik ederken Ayasofya'nın galerilerinde isimlerini mermerlere kazıdıklarını düşünmek makul olabilir.

Ancak bunu doğrulayan kesin bir kanıt mevcut değil. Rünler, bu kişilerin kim olduklarını ya da Konstantinopolis'te ne iş yaptıklarını söylemiyor. Dolayısıyla asker, tüccar, hacı veya başka amaçlarla kente gelmiş gezginler olmaları mümkün.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Vikinglerden Viktoryenlere: İngiltere’nin ilk tarih temalı canlı gösteri parkı temmuzda açılacak

Danimarka'da 1.000 yıllık Viking tekstil üretim merkezi keşfedildi

Norveçli taraftarlar Times Meydanı'nı Viking tezahüratlarıyla doldurdu