Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Kalp krizinin uyarı işareti, göz çevresinde ortaya çıkabilir

Arşiv
Arşiv ©  Unsplash
© Unsplash
By Cagla Uren
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin
Paylaş Close Button

Yeni bir araştırma, "ksantelazma" adı verilen oluşumlara sahip kişilerin kalp krizi, inme ve geçici iskemik atak geçirme riskinin daha yüksek olabileceğini gösterdi.

Göz kapakları ve çevresinde ortaya çıkan sarımsı yağ birikintileri, yalnızca kozmetik bir sorun olmayabilir.

REKLAM
REKLAM

Yeni bir araştırma, "ksantelazma" adı verilen bu oluşumlara sahip kişilerin kalp krizi, inme ve geçici iskemik atak geçirme riskinin daha yüksek olabileceğini gösterdi.

Stanford Üniversitesi araştırmacılarının yürüttüğü ve "Atherosclerosis" adlı hakemli dergide yayımlanan çalışmada, ksantelazma tanısı konmuş yaklaşık 18 bin kişinin sağlık verileri incelendi.

Araştırmacılar, göz çevresindeki sarı plakların özellikle aterosklerozla ilişkili olabilecek görünür bir işaret olarak kullanılabileceğini düşünüyor.

Ksantelazma
Ksantelazma Wikimedia Commons

Ksantelazma nedir?

Ksantelazma, genellikle göz kapaklarının iç köşelerine yakın bölgelerde ortaya çıkan sarı veya sarımsı, hafif kabarık plaklara verilen isim.

Bu oluşumlar, makrofaj adı verilen bağışıklık hücrelerinin kolesterol ve diğer yağlarla dolması sonucu meydana geliyor.

Ksantelazma çoğu zaman yüksek kolesterolle ilişkilendirilse de, kan yağları normal olan kişilerde de görülebiliyor.

Bu nedenle araştırmacılar uzun süredir ksantelazmanın yalnızca ciltteki yerel bir yağ birikimi mi, yoksa vücuttaki daha yaygın damar hastalığının bir göstergesi mi olduğunu araştırıyor.

Aterosklerozla bağlantısı neden önemli?

Ateroskleroz ise atardamarların duvarlarında yağ, kolesterol ve diğer maddelerin birikmesi sonucu plakların oluşmasıyla gelişiyor.

Bu plaklar zaman içinde damarları daraltarak kan akışını kısıtlayabiliyor veya yırtılarak pıhtı oluşumuna yol açabiliyor.

Ateroskleroz, kalp krizlerinin ve iskemik inmelerin başlıca nedenlerinden biri.

Hastalık, yıllarca hiçbir belirti vermeden ilerleyebiliyor. Bu nedenle bilim insanları, ateroskleroz riskini daha erken gösterebilecek basit ve görünür işaretlerin peşinde.

Stanford ekibi de göz çevresindeki ksantelazmanın bu işaretlerden biri olup olamayacağını araştırdı.

Yaklaşık 36 bin kişi karşılaştırıldı

Çalışmada ksantelazma tanısı almış 17 bin 925 kişi, aynı sayıda kontrol grubuyla karşılaştırıldı.

Kontrol grubuna presbiyopi, yani yaşla birlikte yakını görmenin bozulması tanısı bulunan kişiler dahil edildi.

Bu grup özellikle seçildi çünkü bu kişilerin göz muayenesinden geçmiş olması, ksantelazmalarının bulunmadığının daha güvenilir biçimde belirlenmesini sağladı.

Araştırmacılar iki gruptaki kalp krizi, inme ve geçici iskemik atak oranlarını yıllar boyunca karşılaştırdı.

İlk yıl kalp krizi oranı yaklaşık üç kat daha yüksekti

İlk bir yıllık takip döneminde ksantelazması olanların yaklaşık yüzde 1'i, yani 178 kişi kalp krizi geçirdi.

Kontrol grubunda ise bu oran yaklaşık yüzde 0,35 oldu; 63 kişide kalp krizi görüldü.

İnme açısından da benzer bir fark ortaya çıktı.

Ksantelazma grubunda ilk yıl inme oranı yüzde 0,95, kontrol grubunda ise yüzde 0,3'tü.

Geçici iskemik atak, diğer adıyla "mini inme" oranı ise ksantelazması olanlarda yüzde 0,6, kontrol grubunda yüzde 0,19 oldu.

Mutlak oranlar düşük olsa da, olayların ksantelazması bulunan kişilerde birkaç kat daha sık görülmesi dikkat çekti.

Gruplar arasındaki fark zaman içinde bir miktar azaldı, ancak araştırmacılar 5 ve 10 yıllık takiplerde de ksantelazma grubundaki kardiyovasküler ve serebrovasküler olay oranlarının daha yüksek kaldığını bildirdi.

Araştırmacılar, ksantelazma ile kardiyovasküler risk arasındaki ilişkinin yalnızca kandaki kolesterol seviyeleriyle açıklanamayabileceğine işaret ediyor.

Ancak çalışma bu ilişkinin altında yatan biyolojik mekanizmayı ortaya koyamadı.

Sarı plaklar kalp krizine neden olmuyor

Araştırmanın sonucunu yorumlarken önemli bir ayrım yapmak gerekiyor.

Çalışma, göz çevresindeki ksantelazmaların kalp krizine veya inmeye neden olduğunu göstermiyor.

Bunun yerine bu oluşumların, başka kardiyovasküler risk faktörleri veya vücuttaki yağ metabolizmasıyla ilişkili süreçler nedeniyle ortaya çıkan bir risk göstergesi veya belirti olabileceği düşünülüyor.

Araştırmacılar da ksantelazmayı kalp-damar ve beyin-damar hastalıkları açısından risk sınıflandırmasında kullanılabilecek klinik bir işaret olarak değerlendiriyor.

Basit bir uyarı işareti olabilir

Ksantelazmanın avantajlarından biri, herhangi bir ileri görüntüleme veya laboratuvar testi olmadan gözle fark edilebilmesi.

Araştırmacılar gelecekte bu bulgunun, doktorların daha ayrıntılı kardiyovasküler değerlendirmeye ihtiyaç duyabilecek kişileri erken dönemde belirlemesine yardımcı olabileceğini düşünüyor.

Bu kişilerde kan basıncı, kolesterol, kan şekeri ve diğer risk faktörlerinin kontrol edilmesi; gerekirse yaşam tarzı değişiklikleri veya ilaç tedavilerinin daha erken başlatılması mümkün olabilir.

Ancak çalışma gözlemsel nitelikte olduğu için ksantelazmanın tek başına bağımsız bir risk faktörü olduğunu kesin olarak kanıtlamıyor.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Teyit: Kulak memesinde beliren çizgi gerçekten kalp krizinin habercisi mi?

Hantavirüs nedeniyle karantinaya alınan gemideki görevli kalp krizi sonucu hayatını kaybetti

Araştırma: Zayıflama ilaçları kalp krizi sonrası iyileşmeye yardımcı olabilir