Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Girit, 2026’nın en iyi gastronomi destinasyonları arasında gösterildi

Bilimsel temelli Akdeniz diyetinin modelini oluşturan yer olarak Girit kabul ediliyor.
Bilimsel kanıtlara dayanan Akdeniz diyetinin temelini atan yer olarak Girit gösteriliyor. ©  Photo by Marita Mones on Unsplash
© Photo by Marita Mones on Unsplash
By Fakhriya M. Suleiman
Yayınlanma Tarihi Son güncelleme
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin
Paylaş Close Button

National Geographic, Girit'i yemek alanında 'Best of the World' listesine seçti. Ada ayrıca 2026 Avrupa Gastronomi Bölgesi ünvanını resmi olarak aldı.

Yurt dışında biriktirilen en güzel anıların bir kısmı, çoğu zaman yemek masalarında paylaşılan sofralarda ortaya çıkar.

REKLAM
REKLAM

Pasaportunuzun, biniş kartınızın, yedek kıyafetlerinizin ve evrensel priz adaptörünüzün yanına bir de iştahınızı eklemek hiç de fena bir fikir olmayabilir.

Yemeğe odaklanan National Geographic’in 2026 “Best of the World” listesi de tam olarak bu fikri merkeze alıyor. Dünyanın dört bir yanında gastronomi açısından öne çıkan 15 destinasyonu sıralayan liste, güçlü mutfak kültürleriyle dikkat çeken rotaları öne çıkarıyor.

Dergi, farklı ülkelerden yazar ve editörlerini bir araya getirerek yılın en dikkat çekici gastronomi duraklarını seçti. Listede Avrupa’dan da çeşitli rotalar yer alıyor.

National Geographic, bu destinasyonları “haritada yalnızca bir nokta olmaktan öte; saklı tarihleri, yükselen mutfak sahnelerini ve yeni tatlara merak uyandıran sürpriz lezzetleri ortaya çıkaran yerler” olarak tanımlıyor.

Listede öne çıkan destinasyonlar ve gelenekler

National Geographic’e göre adadaki yemek kültürü yalnızca “beslenme” anlamına gelmiyor.

Yaklaşık 40 milyon zeytin ağacına ev sahipliği yapan Girit, listede öne çıkan ilk Avrupa destinasyonlarından biri. Dağların, denizin ve bol güneşin bir araya geldiği bu coğrafya; meyve, sebze ve dünyanın en kaliteli sızma zeytinyağlarından bazılarını üreten verimli bir ada mutfağı yaratıyor.

Adada mevsimsel üretim de mutfak kültürünün temelini oluşturuyor. İlkbaharın başında bezelye ve kuşkonmaz toplanırken, mayıstan itibaren fasulye, salatalık ve patlıcan öne çıkıyor. Yaz aylarında domates, patates ve kabak hasat edilirken, kış aylarında havuç, pancar ve avokado gibi ürünler sofralara ulaşıyor.

Bu döngünün yalnızca küçük bir bölümünü gösterdiğini vurgulayan Discover Greece ise, “Burası sürprizleri hiç bitmeyen bir ada” ifadesini kullanıyor.

Aslında Yunanistan’ın en büyük adası olan Girit, bilimsel olarak da desteklenen Akdeniz diyetinin önemli ilham kaynaklarından biri olarak gösteriliyor. Bitki temelli beslenmeyi merkeze alan ve işlenmiş gıdaları sınırlayan bu yaklaşım, sağlıklı yaşam modelleri arasında öne çıkıyor.

International Institute of Gastronomy, Culture, Arts and Tourism tarafından bu yıl “Avrupa Gastronomi Bölgesi” seçilen Girit’te mutfak, özellikle iç kesimlere ve daha izole köylere gidildikçe daha da otantik bir karakter kazanıyor.

Süt ürünleri de ada mutfağının önemli bir parçası. Koyun veya keçi kaymağından elde edilen “staka”, yerel mutfağın en karakteristik lezzetlerinden biri olarak öne çıkıyor.

Peynir çeşitliliği açısından da Girit oldukça zengin. Myzithra, pichtogalo ve xigalo gibi ürünler hem şarküterilerde hem de yerel mutfakta geniş yer buluyor. Özellikle myzithra, liman kenti Hanya’ya özgü boureki adlı yemekte temel malzemelerden biri olarak kullanılıyor. Patates, kabak (kışın balkabağı), peynir ve nane katmanlarıyla hazırlanan bu yemek, adanın yerel mutfak geleneğini yansıtıyor.

Staka ve yöresel peynirler ayrıca haşlanmış keçi veya kuzu etiyle hazırlanan, nane ve baharatlarla tatlandırılan kreatotourta adlı etli turtaya da karakteristik bir lezzet katıyor.

Salyangoz tüketimi ise Girit mutfağında çok eski bir gelenek. MÖ 3000’lere kadar uzandığı belirtilen bu alışkanlık, en bilinen haliyle chochlioi boubouristi adlı yemekte karşımıza çıkıyor. Salyangozlar zeytinyağı, biberiye ve sirke ile tavada kızartılıyor ve haşlanmış yabani otlarla servis ediliyor.

Tatlılarda da peynir önemli bir rol oynuyor. Kalitsounia lichnarakia gibi hamur işlerinde myzithra peyniri kullanılıyor. Tarçın ve bal ile tatlandırılan bu tatlılar, Girit mutfağının yerel ve geleneksel karakterini yansıtıyor.

Girit’te nerede ne yenir?

Geçtiğimiz yıl İngiliz gazetesi The Telegraph, yüksek kalite yemek deneyimini sunan restoranlardan daha mütevazı adreslere uzanan 21 duraklık bir Girit seçkisi yayımladı.

Doğu Girit’teki sahil kasabası Agios Nikolaos’ta yer alan La Bouillabaisse, mevsime göre değişen menüsü ve Mirabello Körfezi manzarasıyla öne çıkıyor. Özellikle terasın en uç noktasındaki masalar için önceden rezervasyon yapılması öneriliyor. Restoranın imza yemeklerinden biri ise sarımsak, limon suyu ve zeytinyağıyla marine edilip kâğıtta ağır ağır pişirilen yumuşacık kleftiko kuzu eti.

Hanya’nın Eski Şehir bölgesinde bulunan ve adı “Türk Kuyusu” anlamına gelen To Pigadi tou Tourkou, Fas, Mısır, Lübnan ve Türkiye mutfaklarından esinlenen bir menü sunuyor. Girit mutfağı dışında farklı tatlar arayanlar için Türk pizzası ve çeşitli kuzu yemekleri de menüde yer alıyor.

The Telegraph ayrıca Heraklion’daki Thigaterra restoranını, “siga siga” (yavaş yavaş) felsefesini benimseyen yaklaşımı nedeniyle öneriyor. Eko-gastronomi anlayışını öne çıkaran restoranda, organik üretimle elde edilen yerel malzemeler kullanılıyor.

National Geographic ise Hanya’daki geleneksel taverna Chrisostomos’a özellikle dikkat çekiyor. Dergi, burada servis edilen ve yalnızca tuzla tatlandırılıp zeytinyağında yavaş pişirilen tsigariasto kuzu etini, sadeliğiyle öne çıkan imza lezzetlerden biri olarak tanımlıyor.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Javier Bardem ve Ken Loach’tan Bollore karşıtı bildiriye destek

Four Seasons Mykonos: Yunanistan’ın en gözde yaz açılışı fotoğraflarla

Yunanistan, İngiliz yolcuları EES biyometrik kontrollerinden muaf tuttu