Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Orman yangınlarına karşı önlem almak için iklim verileri bir yol olabilir mi?

euronews_icons_loading
Orman yangınlarına karşı önlem almak için iklim verileri bir yol olabilir mi?
©  euronews
 Jeremy Wilks  & euronews
Metin boyutu Aa Aa

Gezegenimizde neler olduğunu incelediğimiz Climate Now programının bu bölümünde "Orman yangınlarını durdurmak için iklim verileri bir çözüm olabilir mi?" sorusuna yanıt aradık.

Kopernik İklim Değişikliği Servisi’nin verilerine göre; küresel çapta sıcaklık her ne kadar 1991-2020 ortalamasının 0,2 derece üzerinde olsa da, mart ayı son beş seneye göre daha serin geçti.

Avrupa'da hava sıcaklığında bir anormallik görülmedi, fakat dünyanın diğer noktalarında durum farklıydı. Antarktika'nın batısı ile Sibirya'nın kuzey kesimleri mevsim normallerine göre 6 derece daha soğuktu.

Arap yarımadasından, Rusya, Çin ve Moğolistan'a uzanan kesimde ise hava sıcaklığı mevsim normallerinin birkaç derece üzerindeydi.

Norveç'e bağlı Svalbard takımadaları da diğer sıcak noktalardan biriydi.

Kopernik İklim Değişikliği Servisi
Kuzey Kutbu uydu görüntüsüKopernik İklim Değişikliği Servisi

Sentinel-3 uydularından birinin çektiği yukarıdaki görüntüde, Svalbard'ın kuzeyindeki mavi açık deniz görülüyor. Mevsim normallerine göre mart ayında bu bölgenin buzla kaplı olması gerekiyordu.

Mart 2021'deki buz seviyesinin, 1979 verileri ile karşılaştırıldığında ortaya çıkan tabloda, Kuzey Kutbu'ndaki buz seviyesinin ne kadar azaldığını görüyoruz.

euronews
Yıllara göre Kuzey Kutbu buz seviyesieuronews

"20 yıl önce kimsenin aklına gelemeyecek yeraltı yangınlar şimdi gerçeğin bir parçası"

Gezegenimiz ısındıkça orman yangını riskinin arttığını biliyoruz. Bu felaketler can kaybına yol açarken, ardında da büyük maddi hasar bırakıyor. Orman yangınları ile ilgili riskleri kontrol altına almak için itfaiye ekipleriyle iş birliği yapan iklim uzmanları, akıllı tahmin sistemi üzerinde çalışıyor.

Tarragona yakınlarındaki tepeleri küle çeviren alevler, orman yangınlarının yeni bir türünün örneği oldu. Katalonya İtfaiyesi'nden yangın uzmanı Marc Castellnou, daha sıcak, daha sıcak alevlerin daha hızlı yayıldığı ve haftalarca söndürülemeyen yeraltı yangınları için "20 yıl önce kimsenin aklına gelmezken şimdi gerçeğin bir parçası" diyor.

Bu yangınların her an yeniden patlak verebileceğini söyleyen Castellnou ekliyor: "Yangınlar, toprakta ve bitki köklerinde devam ediyor ve her an yeniden alevlenebilirler. Bu, son 3 haftada 11 kez başımıza geldi."

Yaşanan bu değişim kısmen küresel ısınmadan kaynaklanıyor. Kış ayları artık çok soğuk değil, kuru ve güneşli hava daha uzun sürüyor. Ormanlarla ilgili yönetimdeki eksiklikler ve hatalar ise diğer bir etken.

Yangın riski tahminleri için yapay zeka devrede

Marc'ın hedefi alevlerden önce harekete geçebilmek. Bunu başarabilmek için de ilkim değişikliği riskleri konusunda uzman Laia Romero ile 'yangın tahmin sistemleri' üzeride çalışıyor.

Romero, konunun merkezindeki İtfaiyecilerle çalışmanın ve yangınları onların bakış açısından anlamanın yapılan işte derin bilgi kazandırdığını söylüyor. "Teorik modellemelerin ötesine geçebiliyoruz" diyen Romero'nun Barselona merkezli Lobelia Earth şirketi, yapay zeka kullanarak çok fazla miktardaki çeşitli verileri yangın tahmin sistemine entegre ediyor. Sisteme aktarılan bilgiler, bitki örtüsü, coğrafi yapı, yağış ve hava sıcaklığı gibi verilerin yanı sıra uzun vadeli iklim tahminlerini de kapsıyor.

Bunların arasında ise en etkili olduğu düşünülen bir kalem daha var, o da toprak nem haritası.

Ayrıntıları Romero anlatıyor: "Kuraklık kronik bir risk. Bu risk durgun ancak zaman içinde birikerek artan bir tehlike çünkü bugün yağmur yağmaması kuraklık olduğu anlamına gelmiyor. Geriye doğru bakmak gerekiyor. Mesela toprağın nem seviyesi, orman yangını olasılığını bir, iki hatta üç ay öncesinden tespit edebilmek için mükemmel bir gösterge."

Hangi bölgelerin orman yangını riski ile karşı karşıya olduğunu aylar öncesinden belirlemek, itfaiye ekiplerinin önlem alması ve kısıtlı imkanlarını en etkili şekilde kullanması anlamına geliyor.

Yangınlar bitmeyecek ama en azından verdikleri hasarı azaltmak mümkün.

"İklim değişikliği sürecinin olacağını en iyi şekilde kavrayıp, akıllı davranmalıyız" diyen Castellnou da önemli olanın krizi fırsata çevirmek olduğunu şu sözlerle dile getiriyor: "Bu süreçten her şeyi kaybetmiş olarak değil, mümkün olan en zengin biyo-çeşitliliğe ulaşarak çıkmalıyız."