Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Et yeme, araba kullanma: Yaşam tarzını hedef alan iklim politikaları yeşil değerleri zedeliyor mu?

13 eylül 2023'te Rotterdam'da köprüden bisikletle geçen insanlar.
13 Eylül 2023'te Rotterdam'da bir köprüden geçen bisikletliler. ©  Eryk Piotr Munk via Unsplash.
© Eryk Piotr Munk via Unsplash.
By Liam Gilliver
Yayınlanma Tarihi Son güncelleme
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

Araştırmacılar, yaşam tarzına odaklanan iklim politikalarının insanların çevreye ilişkin değerlerini ve yeşil dönüşüme yönelik desteğini zayıflatabileceği konusunda uyarıyor.

Yaşam tarzı değişikliklerini hedefleyen iklim politikaları, sürdürülebilir seçimler yapmaya gönüllü olanlar arasında bile “istenmeyen olumsuz yan etkiler” dalgasını tetikleme riski taşıyor.

İklim Değişikliği Hükümetlerarası Paneli (IPCC), yaşam tarzı değişikliklerinin 2050'ye kadar gezegenin emisyonlarını yüzde 70'e varan oranda azaltmasına yardımcı olabileceğini söylüyor.

Ancak bugün Nature Sustainability dergisinde yayımlanan yeni bir makale, et tüketimini azaltmak, şehir merkezlerinde otomobilleri yasaklamak ve insanlardan hava yolculuğundan vazgeçmelerini istemek gibi sıkça teşvik edilen girişimlerin “yeşil” değerleri zayıflatıyor olabileceği uyarısında bulunuyor.

İklim politikaları ters mi tepiyor?

Araştırmacılar, ülkenin demografisini temsil eden 3 binden fazla Almanla anket yaparak onlara iklim politikaları ve karşılaştırma amacıyla COVID-19 politikaları hakkında sorular yöneltti.

Niyetleri iyi olsa da kötü tasarlanmış zorunlulukların, yaygın olarak “dışlama etkisi” diye bilinen olgu nedeniyle “yeşil” yurttaşları daha az çevreci kılabildiğini tespit ettiler.

Burada söz konusu olan, kişinin denetlenmeye duyduğu tepkinin, yeşil bir yaşam sürme yönündeki mevcut motivasyonunu bastırması. Örneğin zaten bisiklete biniyor, toplu taşımayı kullanıyor ve evlerini ısıtıp soğuturken dikkatli davranıyor olabilir; ancak kentsel otomobil yasakları gibi karbon nötr politikalarla karşılaştıklarında “sert olumsuz tepkiler” veriyorlar.

İklim değişikliği ile COVID-19

Araştırmacılar, dünya genelinde, özellikle ABD gibi ülkelerde “inanılmaz bir düşmanlıkla” karşılanan COVID-19 zorunluluklarına kıyasla iklim zorunluluklarına yönelik olumsuz tepkinin yüzde 52 daha yüksek olduğunu buldu.

Pandemi sırasında toplumsal başkaldırı arttı; binlerce kişi, kamusal alanlarda maske takma ve sosyal mesafe gibi kurallara uymayı reddetti.

Çalışmanın yazarlarından ekonomist Sam Bowles, “Görünüşe göre iklim meselesi çok daha kötü olabilir,” dedi. “Düşük karbonlu bir yaşam biçimi sağlamaya yönelik bilim ve teknoloji neredeyse çözülmüş durumda; geride kalan ise etkili ve siyasi olarak uygulanabilir iklim politikalarının sosyal ve davranışsal bilimi.”

İklim politikaları yeşil değerleri nasıl besleyebilir?

Araştırmacılar, politikanın etkili olduğunu düşünen, seçim özgürlüklerinin kısıtlanmadığını hisseden ve mahremiyetlerine ya da bedenlerine müdahale edilmediğini algılayan kişilerde direncin daha düşük olduğunu saptadıktan sonra, hâlâ iyimser olmak için nedenler bulunduğunu söylüyor.

Çalışmanın baş yazarı, davranışsal iktisatçı ve psikolog Katrin Schmelz, “Almanya'da, diğer politikalara kıyasla kısa mesafeli uçuşlara getirilen kısıtlamalara karşı daha az muhalefet var,” dedi.

“Bunun nedeni, Avrupa tren ağının yeterli bir alternatif sunması olabilir (örneğin ABD'de durum böyle olmayabilir).”

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Anket: Trump'ın söylemine rağmen ABD'liler iklim krizini önemsiyor

Dünya ısınırken siyaset sallandı: 2025 yılının belirleyici iklim anları

Kakaosuz bir dünya mümkün mü? Bilim insanları alternatif arayışında