ABD ile İran arasındaki savaşa rağmen Rus enerjisine dönmeyi reddeden Avrupa 'kendi kendini mi mahkum ediyor?' Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, AB’nin enerji sıkıntısıyla alay etmek için 2021 tarihli Hollanda enerji tasarrufu kampanyasını kullanıyor.
ABD ile İran arasındaki savaş, küresel enerji piyasalarını sarsarken, petrol ve doğalgaz fiyatlarını yükseltti, tedarik güzergâhlarını da riske attı.
Başlıca baskı noktalarından biri, sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) için önemli bir geçiş hattı olan Hürmüz Boğazı’nın kısmen kapanması oldu. Avrupa, Rusya’nın 2022’de Ukrayna’yı topyekûn işgalinden bu yana LNG’ye giderek daha fazla bağımlı hale gelmişti.
AB bunun ardından Rus fosil yakıtlarına bağımlılığı azaltmak için adımlar attı, bunun yerine Orta Doğu gibi alternatif tedarikçilere yöneldi ve yenilenebilir enerjinin kullanımını hızlandırdı.
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova ise AB'yi küçümseyerek, Avrupa’nın "gerçeklikle başa çıkmanın sürekli yeni yollarını bulmak zorunda kaldığını" söyledi.
266 bin görüntülenme alan Telegram paylaşımında Zaharova, "[Avrupa] Rusya’ya yönelik 20’nci yaptırım paketine de formda girer," dedi.
Zaharova, yorumlarının dayanağı olarak da "halka enerji kaynakları sağlayan büyük bir Hollanda şirketi olan Energiebank’ın insanlara duş sürelerini kısaltmalarını önermesini" gösterdi.
Ancak Zaharova’nın atıfta bulunduğu ve açıklamasını dayandırdığı kampanya aslında 2021’de yayımlandı. Dolayısıyla Orta Doğu’daki çatışmayla hiçbir bağlantısı bulunmuyor.
Söz konusu çevrimiçi girişim, düşük gelirli hanelerin enerji faturalarını düşürmelerine yardımcı olan bir Hollandalı sosyal yardım kuruluşu Energiebank tarafından ülkedeki enerji yoksulluğuyla mücadele çabalarının parçası olarak geliştirildi.
Kampanya, hanelerin enerji tüketimini azaltmasına ve faturalarını düşürmesine yardımcı olmak için 10 basit öneri sunuyordu. Bunlar arasında duşta daha az zaman geçirmek, ısıtmayı 1 derece düşürmek ve çamaşırları makine kullanmadan kurutmak gibi tavsiyeler yer alıyordu.
Bu öneriler, Amsterdam Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nin 2021’de yürüttüğü araştırmaya dayanıyordu.
Araştırma, Hollanda’da 500 binden fazla hanenin gelirlerinin yüzde 10’undan fazlasını enerjiye harcadığını, bunun da çoğu zaman verimsiz enerji kullanımından kaynaklandığını ortaya koymuştu.
Tahmini tasarruflar da 2021 enerji fiyatları üzerinden hesaplanmıştı. Bu da kampanyanın asıl bağlamını daha da açık biçimde ortaya koyuyor.
Bu tavsiyeler jeopolitik bir krize yanıt olarak değil, yapısal sorunlara çözüm amacıyla hazırlanmıştı. Nitekim girişim, ABD-İsrail’in İran’a karşı savaşıyla bağlantılı acil önlemlerden ziyade, Avrupa’da uzun süredir var olan enerji verimliliği ve maliyetleri düşürme yaklaşımını yansıtıyor.
Avrupa fiyat şoklarına hazırlanıyor
Zaharova’nın iddiaları yanlış olsa da Avrupa gerçekten de yeni enerji şoklarına hazırlanıyor. Avrupa liderleri şimdiye kadar, Rusya’nın 2022’de Ukrayna’yı topyekûn işgalinin ardından Rus petrolü ve doğalgazına uygulanan yaptırımlardan geri adım atmayacaklarını söyledi.
Bu tutum, ABD ile İran arasındaki çatışmanın, küresel petrol ve doğalgaz sevkiyatı için kritik güzergâhlardan biri olan Hürmüz Boğazı’ndaki trafiği aksatmasına rağmen sürüyor. Avrupa’nın LNG ithalatının yaklaşık yüzde 8,7’si artık bu koridordan geçiyor.
ABD ve müttefiklerinin saldırılarının ardından İran, deniz mayınları ve İHA sürüleriyle misillemede bulundu. Bu da boğazdaki trafiği fiilen felç etti. İran ayrıca seçici bir abluka uygulayarak, su yolunun yalnızca ABD, İsrail ve Batılı müttefikleri gibi “düşman” ülkelere kapatıldığını duyurdu.
Bu abluka, büyük deniz taşımacılığı şirketlerini rotayı terk etmeye zorladı. Sonuç olarak küresel enerji fiyatları sert biçimde yükseldi ve Körfez’de gıda güvenliğine ilişkin ani bir kriz tetiklendi.
Bu durum Avrupa açısından önemli çünkü Ifo Enstitüsü’ne göre Avrupa’nın LNG ithalatının yaklaşık yüzde 8,7’si bu güzergâhtan geçiyor. Bu nedenle Hürmüz Boğazı’ndaki tedarik aksaklıkları, kıta genelinde hızla daha yüksek fiyatlara ve arz sıkışıklığına yol açabiliyor.
Bununla birlikte AB bu tabloyu bir meydan okuma olarak görüyor. Birlik, kış öncesinde depoların doldurulmasını sağlamak için gaz depolama yükümlülüklerini güçlendirdi.
AB ayrıca LNG ithalat kapasitesini artırıyor, ABD ve Norveç dahil tedarikçilerini çeşitlendiriyor ve yenilenebilir enerjiye büyük yatırım yapıyor. Yenilenebilir enerji artık toplam tüketimde giderek daha büyük pay alıyor. 2024’te AB’de tüketilen enerjinin yüzde 25,4’ü yenilenebilir kaynaklardan geldi. Bu oran 2023’te yüzde 24,5’ti.
Yeni altyapı planları da ulusal elektrik şebekelerini daha iyi birbirine bağlamayı ve sınır ötesi enerji akışını iyileştirmeyi amaçlıyor. Tüm bu adımlar, dayanıklılığı artırmak ve jeopolitik risklere açık dış fosil yakıt kaynaklarına bağımlılığı kademeli olarak azaltmak için tasarlanıyor.