Barselona merkezli Antonio Kerrigan Edebiyat Ajansı, Türk yazarların İspanyol okurlarla, İspanyol yazarların ise Türkiye’deki okurlarla güçlü bir bağ kurduğunu söylüyor.
Barselona merkezli Antonio Kerrigan Edebiyat Ajansı’nın temsilcisi, Türk edebiyatına yönelik ilgilerinin giderek arttığını, iki pazar arasındaki kültürel bağların uzun süredir güçlü bir şekilde sürdüğünü ifade etti.
Türkiye Basım Yayın Meslek Birliği (TBYM) tarafından düzenlenen 11. İstanbul Publishing Fellowship (IPF) etkinliğinde Euronews Türkçe'ye konuşan Sofia Di Capita “Antonio Kerrigan Literary Agency olarak yazarların telif haklarını temsil ediyoruz. Yani esas olarak sanat eserlerinin — bu durumda kitapların — telif haklarını satmak ve satın almakla ilgileniyoruz,” dedi.
Temsilci, ajansın hem yetişkin hem çocuk kitaplarıyla ilgilendiğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Tür olarak oldukça geniş bir yelpazede çalışıyoruz: yetişkin kitapları, çocuk kitapları, genç yetişkinler veya orta yaş grubuna hitap eden geçiş türleri gibi. Yetişkin kitaplarında iki ana yazar listemiz var. Bunlardan biri, İspanyolca konuşulan pazarlarda büyük başarı elde eden, çok satan ticari yazarları kapsıyor. Diğeri ise Cervantes Ödülü gibi İspanyolca edebiyatının en prestijli ödüllerini ya da ulusal edebiyat ödüllerini kazanan, edebi açıdan güçlü yazarları içeriyor.”
Ajansın diğer ülkelerden, özellikle de Türkiye’den kitapları İspanyol pazarına taşırken seçici davrandığını vurgulayan temsilci, bu süreci şöyle anlattı: “Türkiye’den veya başka bir dilden kitapları İspanya’ya taşırken, İspanyol okurlarıyla yankı bulabileceğine inandığımız eserleri seçiyoruz. Bu süreçte İngilizce tanıtım dosyaları, örnek çeviriler ve sunumlar hazırlıyoruz. Ardından bu dosyaları uygun yayıncılara göndererek geri dönüşlerini bekliyoruz.”
Türk edebiyatına özel ilgilerinin bulunduğunu belirten temsilci, “Ajansımız genellikle polisiye, noir, kadın romanı ve çocuk kitapları gibi türlerde çalışıyor. Daha edebi eserlerde ise Latin Amerika yazarlarının Türkçede başarılı olduğunu, Türk yazarların da İspanyolca pazarda genellikle edebi eserlerle öne çıktığını söyleyebilirim,” dedi.
'İki dil arasındaki ilişki güçlü'
İspanyolca ile Türkçe arasındaki kültürel alışverişin uzun süredir devam ettiğini vurgulayan temsilci, “İki dil arasındaki ilişki yıllardır güçlü. Bu nedenle burada bulunmaktan ve yeni Türk yayınevleriyle tanışmaktan çok mutluyum. İki dil arasındaki edebi alışveriş onlarca yıldır sürüyor ve İspanya’nın en çok satan yazarlarının hemen hepsi Türkçeye çevriliyor. Bu durum her dil için geçerli değil,” diye konuştu.
Türkçeden İspanyolcaya kitap taşımak için ise köprü dillerin önemine dikkat çekti: “Bu süreçte İngilizce, Fransızca veya İspanyolca gibi dillerde hazırlanmış tanıtım materyalleri gerekiyor, çünkü İspanya’da Türkçe bilen editör bulmak zor.”
Ajansın kataloğundan örnekler veren temsilci, Türkiye’de en çok ilgi gören yazarlarından birinin María Dueñas olduğunu söyledi: “Onun ‘El tiempo entre costuras’ (Zaman Arasındaki Dikiş) adlı romanı Türkiye’de çok sevildi; Cervantes Enstitüsü gibi kurumların davetlisi olarak Türkiye'ye geldi. En son romanının Türkçe yayın hakları da satıldı.”
Bir diğer ismin ise Javier Sierra olduğunu belirten temsilci, “Tarihsel gizemleri sanat tarihiyle harmanlayan romanları Türk okurları arasında popüler. ‘La cena secreta’ ve ‘La ruta’ gibi kitapları, Türkiye’yi de kapsayan temalarıyla burada karşılık buluyor,” dedi.
Elif Şafak popülerliğini koruyor
Temsilci, Türk yazarlarının da İspanya’da yankı bulduğunu hatırlatarak Elif Şafak'ın kitaplarının oldukça popüler olduğunu belirtti.
Kitapların ömrünü uzun vadeli bir yatırım olarak gördüklerini ifade eden temsilci, sözlerini şöyle tamamladı: “Bizim için çeviri sadece bir yayın anı değil, uzun vadeli bir süreç. Bir kitabı yayımladıktan sonra onu unutamazsınız; o kitabın ve yazarın kariyerini yeni bir ülkede adım adım inşa etmek gerekir. Bu zorlu bir süreçtir ama başarılı olduğunda, bir hikâyenin farklı bir dilde yankı bulması gerçekten büyüleyici.”
TBYM tarafından düzenlenen 11. İstanbul Publishing Fellowship (IPF), 10 Şubat’ta İstanbul’da başladı. Uluslararası telif alışverişine odaklanan program 12 Şubat’a kadar sürecek.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğiyle gerçekleştirilen “11. Uluslararası İstanbul Yayımcılık Profesyonel Buluşmaları”nın global iletişim ortağı ise Anadolu Ajansı (AA) oldu.
Bu yılki organizasyona 104 ülkeden yaklaşık bin yayıncı başvurdu. Değerlendirme sürecinin ardından 73 ülkeden 225’i yabancı, 110’u yerli olmak üzere toplam 335 yayıncı profesyonel katılım için seçildi.