De Villepin, dış müdahalenin 'rejime baskısını daha da artırma fırsatı verebileceği' uyarısında bulundu.
Eski Fransa Başbakanı Dominique de Villepin, İran’daki gelişmelere dış müdahalede bulunulmaması çağrısı yaparak, mevcut huzursuzluğun “İran halkının mollalar rejimine karşı bir hareketi” olduğunu söyledi.
Euronews’in amiral gemisi sabah programı Europe Today’e konuşan de Villepin, Tahran’daki siyasi liderlik içinde dengelerin değiştiğini ve 'durumu daha da kötüleştirmemek' için doğru hassasiyetin bulunması gerektiğini vurguladı.
De Villepin’e göre en büyük risk, bugünkünden daha kötü bir kaosa yol açabilecek bir tablo yaratmak. “Bu nedenle çok dikkatli olmalıyız,” diyen eski başbakan, Méabh Mc Mahon’a yaptığı açıklamada, diyalog, farkındalık yaratma ve güçlü baskı yollarıyla —resmi olmayan birçok kanal da dâhil— İran’daki mevcut durumun durdurulabileceğini savundu.
İran, haftalardır süren ülke çapındaki protestolar nedeniyle artan bir baskı altında. Yetkililerin internet ve iletişim kısıtlamaları getirmesinin ardından son bir haftada gösteriler daha da yoğunlaştı. İnsan hakları örgütlerine göre 500’den fazla protestocu hayatını kaybetti, binlerce kişi gözaltına alındı.
De Villepin, dış müdahalenin 'rejime baskısını daha da artırma fırsatı verebileceği' uyarısında bulundu. ABD’nin hâlihazırda Venezuela dâhil birçok farklı dosyada angaje olduğunu hatırlatan Fransız lider, “Henüz hiçbir sonuç alınmadı ve Venezuela halkı hâlâ bekliyor,” dedi.
Ortadoğu gibi sonuçları öngörülemeyen bir bölgeye müdahil olmanın sorumsuzluk olacağını söyleyen de Villepin, geçmişte Jacques Chirac hükümetinde bakanlık yaptı ve 2005–2007 yılları arasında Fransa başbakanı olarak görev aldı. 2003’te ABD öncülüğündeki Irak savaşına karşı çıkmasıyla uluslararası alanda tanındı. Geçtiğimiz yaz ise 2027 cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde Humanist France (La France Humaniste) adlı yeni bir siyasi parti kurdu.