Danimarkalı AP üyesi Henrik Dahl, NATO Genel Sekreteri Rutte'nin savunma konusunda "Avrupa ABD'ye bağımlı" sözlerini savundu. Dahl, "gurur yapmaktansa askeri eksikliklerin kabul edilmesi" gerektiğini belirtti.
AP üyesi Henrik Dahl, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin bu hafta AB'nin kendini savunmak için ABD'ye olan bağımlılığına ilişkin yaptığı yorumları savundu.
Avrupa Halk Partisi’ne (EPP) mensup Danimarkalı siyasetçi, Euronews için kaleme aldığı yazıda NATO Genel Sekreteri ile aynı görüşü paylaştığını belirtti.
Dahl, yazısında "NATO’nun Avrupa kanadının bugün itibarıyla ABD olmadan tam anlamıyla bağımsız ve etkili bir caydırıcı güç olamayacağını" ifade etti.
Dahl, Avrupa’nın ABD olmadan büyük ölçekli ve yüksek yoğunluklu operasyonları planlayıp yürütebilecek bağımsız bir stratejik komuta yapısına sahip olmadığını belirtti.
Danimarkalı siyasetçiye göre NATO’nun entegre komuta sistemi, yapısı gereği büyük ölçüde Amerikan mimarisine dayanıyor.
Dahl ayrıca, "ahlaki duruş sergilemenin ve yaralı gururun, maddi yeteneklerin yerini tutamayacağını" söyledi.
Bu nedenle mevcut gerçekliği ve Avrupa savunmasını çevreleyen sorunları tanımladığı için AB'den yetkililerin Rutte'yi eleştirmemesi gerektiğini belirtti.
Dahl, “Tepki öngörülebilirdi. Bunun ardından rahatsızlık, incinmiş gurur ve ahlaki duruşun bir karışımı geldi. Ancak bu tamamen yanlış bir tepki. Teşhis doğruysa, öfke tedavinin yerini tutamaz,” ifadelerini kullandı.
Buna karşın Danimarkalı AP üyesi, NATO liderinin ABD’den bağımsız güvenliğin bir “hayal” olduğu görüşüne bütünüyle katılmıyor.
Dahl’a göre, doğru öncelikler belirlendiği takdirde Avrupa, dayanıklı ve daha özerk bir savunma stratejisi oluşturabilir.
Dahl, "Avrupa özerklik dileyerek güçlenmeyecek. Özerkliğin gerçekte ne kadara mal olduğunu, ne kadar sürdüğünü ve aksi yönde davranmanın oraya ulaşamamanın en kesin yolu olduğunu anlayarak güçlenecektir," değerlendirmesinde bulundu.
Rutte pazartesi günü yaptığı bir açıklamada, "Avrupa Birliği'nin ABD olmadan kendini savunabileceğini düşünen varsa, hayal kurmaya devam etsin. Bunu yapamazsınız," demişti.
Yorumları, ABD Başkanı Donald Trump’ın baskı araçları yoluyla Grönland’ı Danimarka’dan almaya çalışmasının hemen ardından geldi; bu durum, yaklaşık 80 yıllık transatlantik ittifakını çöküşün eşiğine getiren benzeri görülmemiş bir anlaşmazlıktı.
Rutte, Avrupa ülkelerinin tek başlarına hareket etmek istemeleri halinde, milyarlarca euroya mal olan kendi nükleer silah kapasitelerini inşa etmek için GSYİH'lerinin yüzde 10'u kadar yatırım yapmaları gerekeceğini savundu.
"Bu senaryoda, özgürlüğümüzün nihai garantörü olan ABD nükleer şemsiyesini kaybedersiniz. İyi şanslar!"
Rutte’nin parlamentodaki çıkışı sosyal medyada kısa sürede gündem oldu. Görüntüler geniş çapta paylaşıldı ve uzmanlar tarafından değerlendirildi.
Rutte’ye en sert tepki, “stratejik özerklik” kavramını ve kamu ihalelerinde “Avrupa malı” tercih edilmesini güçlü biçimde savunan Fransa’dan geldi.
Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, X hesabı üzerinden paylaştığı bir gönderide, "Hayır, sevgili Mark Rutte, Avrupalılar kendi güvenliklerinin sorumluluğunu alabilir ve almalıdır. ABD bile bunu kabul ediyor. Burası NATO'nun Avrupa ayağı," dedi.
Fransa'nın Avrupa İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Benjamin Haddad da bu gönderiyi tekrar paylaşarak, "Ukrayna'nın en büyük bağışçısının ABD değil, Avrupa olduğunun" altını çizdi.