Avrupa, rüzgar ve güneş enerjisinin fosil yakıtları geride bırakmasıyla temiz enerjide bir dönüm noktasına ulaştı. Çin küresel istihdamda başı çekerken, bu değişim AB genelindeki işler için ne anlama geliyor?
Donald Trump'ın Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu'nda (WEF) yaptığı konuşmada temiz enerjiyi "yeşil dolandırıcılık" olarak tanımlamasına rağmen, dünyanın dört bir yanındaki ülkeler yenilenebilir enerji sektörüne giderek daha fazla yatırım yapıyor ve bu süreçte çok sayıda iş fırsatı yaratıyor.
Yeni bir rapora göre, 2024 yılında Avrupa'da 2,04 milyon yenilenebilir enerji istihdamı olacak ve bunun 1,8 milyondan biraz azı Avrupa Birliği'nde yer alacak.
Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) tarafından yapılan 2025 araştırması, bir önceki yıl AB'nin 27 üye ülkesinin birlikte yüzde 10,8 ile dünyanın yenilenebilir enerji istihdamına katkıda bulunan üçüncü en büyük "ülke veya bölgeyi" oluşturduğunu ortaya koydu.
Çin, küresel yenilenebilir enerji istihdamının yüzde 43,9'unu oluşturarak birinci sırada yer alırken, Asya (Çin ve Hindistan hariç) yüzde 14,9 ile ikinci sırada yer almıştır.
Yenilenebilir enerji sektöründe istihdama duyulan ihtiyaç, üretimdeki artışla da kendini gösteriyor. Enerji düşünce kuruluşu Ember’ın yeni bir raporuna göre, 2025’te rüzgâr ve güneş enerjisi AB’de ilk kez fosil yakıtlardan daha fazla elektrik üretti.
Yüzde 1’lik farkla gerçekleşen bu gelişme, temiz enerjiye geçişte “önemli bir dönüm noktası” olarak değerlendirildi.
AB’nin rüzgâr enerjisi sektöründe 2024 yılında yaklaşık 279 bin 100 kişinin istihdam edildiği tahmin ediliyor. Yaklaşık 110 bin istihdamla Almanya blokun en büyük işvereni olurken, onu İspanya ve Danimarka izledi.
Bu durum, rüzgâr enerjisi altyapısının genişliğinde de görülüyor: Avrupa, dünyanın en büyük ikinci rüzgâr ekipmanı kurucusu ve üreticisi konumunu koruyor.
Ancak deniz üstü (offshore) rüzgâr sektörü hâlâ artan maliyetler, proje iptalleri, şebeke entegrasyonu sorunları ve tedarik zinciri zorlukları gibi çeşitli güçlüklerle karşı karşıya.
Güneş enerjisine gelince, sektörde çalışan sayısı 2024’te rekor kırarak 865 bine ulaştı.
Bu rakam yıllık bazda yüzde 5’lik bir büyüme ile önceki yıllara kıyasla yavaşlamaya işaret etse de, 2025 tarihli SolarPower Europe raporuna göre AB genel iş gücü piyasasındaki yüzde 0,8’lik büyümeyi geride bıraktı.
Bununla birlikte dernek, AB’de güneş enerjisi istihdamının 2025’te yüzde 5 daralarak 865 binden yaklaşık 825 bine düşmesinin beklendiğini belirtti.
Raporda, “Bu gerileme hem enerji krizi sonrası dönemde güneş yatırımlarını yeterince çekemeyen ve tüketici talebini karşılayamayan politika çerçevelerini hem de Avrupalı üreticilerin yoğun rekabet baskısıyla karşı karşıya kaldığı küresel üretim fazlasını yansıtıyor,” denildi.
2024’te Almanya bu sektörde de en büyük işveren olmaya devam etti; onu İspanya, İtalya ve Polonya takip etti.
Ancak Almanya, Hollanda ve Polonya ile birlikte 2024’te istihdamın en fazla gerilediği ülkeler arasında da yer aldı.
Kadınlar iş gücünde hâlâ yeterince temsil edilmiyor
Bazı ilerlemelere rağmen, 2024 itibarıyla yenilenebilir enerji sektöründe kadınlar hâlâ yeterince temsil edilmiyor.
Kadınlar, yenilenebilir enerji sektöründeki tam zamanlı işlerin yüzde 32’sini oluşturuyor. Bu oran petrol ve gaz sektöründen (yüzde 23) daha yüksek olsa da, küresel iş gücü ortalaması olan yüzde 43’ün altında kalıyor.
Bu işler büyük ölçüde idari roller ile bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) alanlarıyla bağlantılı olmayan teknik pozisyonlarda yoğunlaşıyor.
Üst düzey yönetim pozisyonlarının ise yalnızca yüzde 19’u kadınlar tarafından dolduruluyor.