OECD Başkanı Cormann, gümrük tarifelerine rağmen çok taraflı ticarete yönelik iştahın güçlü olduğunu belirterek, Avrupa'nın AB'nin 'başarı hikayesini' sürdürmek için eski ECB Başkanı Draghi'nin tavsiyelerini dikkate alması gerektiğini ifade etti.
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) Başkanı Mathias Cormann, Euronews'e verdiği demeçte, Avrupalı liderlerin Mario Draghi'nin sözlerini "dikkatle dinlemeleri" gerektiğini söyledi.
Dubai'de düzenlenen Dünya Hükümetler Zirvesi'nde konuşan Cormann, Avrupa Birliği'nin (AB) "benzersiz bir başarı hikayesi" olduğunu ancak çok taraflı ticaret ve uluslararası kuralların test edildiği değişen dünyada yapısal zorluklarla karşı karşıya olduğunu belirtti.
Cormann, AB liderlerinin, 2024 yılında AB'nin işleyişinde radikal değişiklikler yapılması çağrısında bulunan bir rapor kaleme alan eski Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Draghi'nin tavsiyelerine kulak vermelerinin akıllıca olacağını vurguladı.
Pazartesi günü Draghi, AB'nin tek tek ülkelerden oluşan bir mozaik yerine "gerçek bir federasyon" ruhuyla yönetilmesi gerektiği yönündeki çağrısını yinelemişti.
Euronews'te yayınlanan Europe Today adlı sabah programında konuşan Cormann, "Mario Draghi istisnai bir lider. Herkesin onu dikkatle dinlemesinde yarar var," ifadelerini kullandı.
"Avrupa son derece başarılı bir kıta ancak zorluklarla karşı karşıya. AB, değişen koşullarda kendisini mümkün olan en iyi şekilde konumlandırmalı," diye ekledi.
AB liderleri, Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa'nın daveti üzerine Draghi'nin de katılımıyla önümüzdeki hafta Belçika'da gayrı resmi bir toplantıda bir araya gelecek.
Costa, geçen ay Euronews’e verdiği röportajda, AB liderlerinin Draghi raporunda yer alan — etkili ancak büyük ölçüde hayata geçirilmemiş — önerilerin uygulanması için “net siyasi yönlendirme” sağlamasını beklediğini söylemişti. Draghi söz konusu raporda, AB’nin köklü biçimde dönüşmemesi halinde yeni ve sert jeopolitik çağda “yavaş bir çöküşle” karşı karşıya kalacağı uyarısında bulunmuştu.
Draghi, AB'nin gerçek anlamda bir birlik olarak hareket etmesi gerektiğini defalarca dile getirdi. Ayrıca güvenlik ve savunma gibi ortak çıkar alanlarındaki büyük projelerin finansmanı için ortak borçlanmayı desteklediğini, yatırımları çekmek ve büyütmek amacıyla Avrupa sermaye piyasalarının entegrasyonunu savunduğunu ifade etti.
Tarifeler darbesine rağmen kazan-kazan ticarete iştah sürüyor
Cormann, küresel ilişkilerde ticaretin hâlâ olumlu bir güç olduğunu belirterek, ABD yönetiminin dünya genelinde tarifeler uygulamasına ve ticaret fazlalarının bir araç olarak kullanılmasına rağmen uluslararası iş birliğine yönelik isteğin azalmadığını söyledi.
Bununla birlikte Cormann, özellikle Çin’in ticaret uygulamalarına atıfta bulunarak piyasa bozucu etkiler konusunda “meşru” endişeler bulunduğunu dile getirdi. AB, Pekin’in artan ticaret açığını ele alması gerektiğini belirtmiş ve dünyanın ikinci büyük ekonomisinin, iç piyasasında tüketemediği malları küresel pazarlara sürmesiyle ortaya çıkabilecek ikinci bir “Çin şoku” konusunda uyarıda bulunmuştu.
“Piyasa bozucu uygulamalar ve aşırı düzeyde devlet sübvansiyonları konusunda endişe duyduğumuz alanlar var,” diyen Cormann, “Piyasa temelli uygulamalarla daha güçlü bir uyum sağlanmasını tercih ederiz,” ifadelerini kullandı.