Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Eriyen buzlar, artan riskler: Avrupa ve NATO neden Arktik’i savunmak için yarışıyor?

Danimarka savaş gemileri, Grönland’ın Nuuk kentinde Arktik Okyanusu’nda düzenlenen ve birkaç Avrupa NATO ülkesinden yüzlerce askerin katıldığı bir tatbikatta. / 15 Eylül 2025
Danimarka savaş gemileri, Grönland’ın Nuuk kentinde Arktik Okyanusu’nda düzenlenen ve birkaç Avrupa NATO ülkesinden yüzlerce askerin katıldığı bir tatbikatta. / 15 Eylül 2025 ©  AP Fotoğrafı / Ebrahim Noroozi
© AP Fotoğrafı / Ebrahim Noroozi
By Alice Tidey
Yayınlanma Tarihi Son güncelleme
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

Batılı müttefikler, Arktik’in zorlu koşullarına dayanabilecek ve Dünya yüzeyinin yaklaşık yüzde 4’ünü kaplayan bu bölgede Rusya’yı dengeleyebilecek askeri kapasiteden yoksun.

Kutup buzullarının geri çekilmesi ve jeopolitik gerilimlerin sertleşmesiyle birlikte NATO’nun kuzey kanadı ittifakın en kritik ancak en ihmal edilmiş cephelerinden biri haline geliyor.

Avrupa ise şimdi sert bir gerçekle yüzleşiyor: Bölgenin askeri ve ekonomik açıdan kilit bir koridor haline gelmesi beklenirken, Avrupa stratejik olarak burada rol oynayacak hazırlığa sahip değil.

Birçok Avrupalı müttefik, ABD Başkanı Donald Trump’ın agresif Arktik politikasına katılmamış olabilir, ancak çoğunluğu, mesajının özünde haklı olduğu konusunda hemfikir görünüyor. Çünkü, Arktik özel ilgi gerektiriyor ve bu ilgi acilen gösterilmeli. Sorun şu ki, Avrupa hem gerekli doktrinlerden hem de bunları uygulayacak askeri kapasiteden yoksun.

Askeri açıdan Arktik, özellikle Rusya’nın kuzey filosunun NATO’nun kabiliyetlerini aşması nedeniyle Kuzey Atlantik’in savunması için kritik önem taşıyor.

Arktik Enstitüsü’nde araştırma görevlisi olan Anthony Heron, Euronews’e yaptığı açıklamada, “İngiltere'nin savunmasından bahsettiğimizde, özellikle Grönland-İzlanda-İngiltere hattı çok, çok önemli. İngiltere'ye yaklaşacak herhangi bir düşman kuvvetinin büyük ihtimalle Arktik bölgesinden gelmesi muhtemel,” değerlendirmesini yaptı.

Heron, bu alanın izlenmesinin, geniş, seyrek nüfuslu ve çevresel olarak zorlu bir bölgede sürekli alan farkındalığına bağlı olduğunu söyledi.

Bu farkındalık yalnızca askeri hareketlilikle ilgili değil. Buzun altında modern ekonomilerin belkemiğini oluşturan Avrupa ile Kuzey Amerika arasında devasa miktarda veri taşıyan deniz altı kabloları ve enerji hatları var. Bu hatlar, casusluk ve sabotaj için cazip hedefler.

Gündemdeki diğer Arktik kablo projeleri arasında, Japonya’yı Kuzeybatı Geçidi üzerinden Avrupa’ya bağlamayı hedefleyen Far North Fiber ve Arktik üzerinden Asya ile Kuzey Amerika arasında güvenli ve dayanıklı bağlantı sağlamayı amaçlayan ,'Polar Connect' bulunuyor.

Anthony Heron, "Arktik’te alan farkındalığı ve denizaltı takibi kabiliyeti, bu deniz altı kabloları ve enerji hatlarının güvenliği için hayati öneme sahip. Bu hatlar kesilirse, ekonomi için yıkıcı olur," dedi.

İklim değişikliği aynı zamanda Arktik’te yeni denizcilik rotaları açıyor. Bu rotalar Süveyş ve Panama kanallarına kıyasla transit sürelerini önemli ölçüde kısaltabilir; ancak aynı zamanda yeni bir stratejik rekabet katmanı da yaratıyor.

Heron’a göre Rusya, bu hatları korumak için askeri varlığını artırma eğiliminde olacak; bu da NATO’nun karşılık vermemesi halinde riskleri yükseltecek.

Finansal boyutunu da değerlendiren Heron, "Eğer kenara çekilip bu fırsatı kaçırırsak bu gerçekten büyük ekonomik çalkantılara yol açar," diye konuştu.

Kapasite sorunu

Yine de bölgenin artan önemine rağmen NATO’nun Arktik duruşu dengesiz ve büyük ölçüde ABD’ye bağımlı kalmaya devam ediyor; Grönland bunun çarpıcı bir örneği.

Heron, "Grönland’dan söz ettiğimizde, özellikle uydu kapasitesi açısından ağırlıklı olarak ABD varlığını görüyoruz," dedi. Oysa ada, özellikle Rusya’nın Grönland-İzlanda-Birleşik Krallık hattından hareketlerini izlemek için alan farkındalığı ve erken tehdit tespiti açısından son derece iyi bir konumda.

Bu bağımlılık daha geniş bir yapısal sorunu da pekiştiriyor.

Danimarka, İsveç ve Norveç uzun süredir soğuk iklim koşullarına uygun askeri güçlere yatırım yapıyor.

NATO Avrupa Müttefik Kuvvetleri Yüksek Komutanı geçen ay bu ülkelerin kabiliyetlerini “olağanüstü” ve “NATO’nun kuzey kanadını ile Arktik güvenliğini güçlendirmek için benzersiz bir konumda” olarak tanımlamıştı. Buna karşın diğer Avrupalı müttefikler geride kalıyor.

Heron, "İngiltere ve Fransa da dahil olmak üzere Arktik’e komşu ülkeler, özel bir Arktik doktrininden yoksun," dedi.

A patch of the Joint Arctic Command is seen on Major General Søren Andersen standing onboard a Danish military vessel docked in Nuuk, Greenland, on 17 Jan 2026.
A patch of the Joint Arctic Command is seen on Major General Søren Andersen standing onboard a Danish military vessel docked in Nuuk, Greenland, on 17 Jan 2026. AP Photo/Evgeniy Maloletka

Daha temel bir sorun olarak, NATO müttefiklerinin yıllarca süren yetersiz yatırımları nedeniyle Arktik’te şu anda konuşlu modern kabiliyetlerin sayısı çok sınırlı. Üstelik, sert koşullar nedeniyle var olan askeri varlık ve kaynakları diğer bölgelerden Arktik’e kaydırmak da mümkün değil.

NATO Arktik’te yıl boyunca sürekli bir askeri varlık bulundurmazken, Rusya’nın Arktik topraklarında yaklaşık 30–40 özel üs ve geliştirilmiş havaalanı bulunuyor.

Euroatlast’ın strateji direktörü Verineia Codrean, Euronews’e yaptığı açıklamada, "Başka yerlerde sahip olduğunuz her kabiliyeti Arktik’e aynen taşıyıp orada çalıştırmanız mümkün değil," dedi.

Birçok Avrupa hükümetiyle sözleşmesi bulunan şirketi, 16 haftaya kadar dayanıklılığa sahip gelişmiş otonom su altı araçları üretiyor.

Bunun nedeni, Arktik’in aşırı soğuğu, buz örtüsü ve ulaşılması zor coğrafyasının; ılıman iklimlerde iyi çalışan dronlar, sensörler, iletişim ekipmanları ve temel navigasyon sistemleri dahil birçok sistemi zayıflatması.

Yatırım sorunu

Arktik, Dünya yüzeyinin yaklaşık yüzde 4’ünü kaplasa da ciddi teknik kısıtlamalar dayatıyor.

İsveç merkezli 6G derin teknoloji şirketi TERASi’nin CEO’su ve kurucu ortağı James Campion, Euronews’e yaptığı açıklamada, "Grönland ya da Kuzey Kutbu gibi bir bölgeye baktığınızda, sabit bir altyapı yok. Bölgede faaliyet gösteren herhangi bir savunma gücünün tüm ekipmanını yanında getirmesi gerekiyor," dedi.

İletişim kurmak bile büyük bir lojistik operasyon haline gelebiliyor. Ordunun kullandığı geleneksel askeri radyo kulelerinin kurulumu saatler alabiliyor ve zorlu koşullarda konuşlandırılması için büyük ekipler gerekiyor.

Campion’ın şirketi, hafif radyo donanımını insansız hava araçlarıyla birleştiren bir sistem geliştiriyor.

Bu sistemin konuşlandırılması için yalnızca bir kişinin yeterli olması hedefleniyor. Ancak sistem hâlâ deneysel ve menzili sınırlı. İlk kez mart ayında kullanılacak ve ardından menzilinin kademeli olarak artırılması planlanıyor.

Soğuk hava koşulları dayanıklılığı da ciddi biçimde kısaltıyor. Don, dronları dakikalar içinde hareketsiz bırakabiliyor; bataryalar hızla tükeniyor ve kablolar bile kırılgan hale gelip kopabiliyor.

Alternatif olarak uydu tabanlı sistemler kullanılabilir, ancak bunlar da kendi kırılganlıklarını beraberinde getiriyor.

Campion, "Bu sistemler tehdit altına girmeye başlıyor. Ayrıca üçüncü tarafların kontrolü altında oluyorlar ve bu tarafların çıkarları her zaman bizimkiyle örtüşmeyebilir," diye konuştu.

Ancak bu sorunlar buzdağının sadece görünen kısmı. Codrean’a göre zorluklar, buz tabakasının altında gerekli olan kabiliyetler söz konusu olduğunda çok daha ciddi hale geliyor.

Manyetik kutup yakınlarında navigasyon zor, iletişim kesintili ve buz örtüsü nedeniyle uzun süre yüzeye çıkmak imkânsız olabiliyor.

Codrean, "Arktik’te 24 saat, sandığınız kadar uzun bir mesafe kat ettirmez," dedi.

Başka yerlerde uzun menzilli sayılan sistemler, Arktik’te ihtiyaç duyulan kapasitenin yanında yetersiz kalıyor. Çünkü dronların topladıkları verileri aktarmak için genellikle yüzeye çıkması ya da sensörlerin menzilinden çıkması gerekiyor.

Codrean, "Eğer bir araç çok uzağa gidemiyorsa ve iki günde bir şarj edilmesi gerekiyorsa, onu geri çağırmak zorundasınız. Ama etrafınız buzla çevriliyse nereye geri çağıracaksınız? Başlangıç noktasına dönmesi gerekiyorsa, o kadar uzağa gidemez," dedi.

Hidrojen yakıt hücreleriyle çalışan otonom su altı araçları gibi yeni platformlar, buz altında haftalar hatta aylarca görev yapabiliyor. Ancak bu kabiliyetler hâlâ başlangıç aşamasında.

Codrean’a göre yeni kabiliyetlere en çok ihtiyaç duyulan alan muhtemelen buzun altı. Çünkü döşenecek yeni deniz altı kabloları için deniz tabanının temel haritalandırılması gerekiyor.

Euronews’e konuşan Codrean, "Arktik güvenliğinin geleceği buzun üstünde ya da havada değil, suyun altında belirlenecek. Avrupa’nın stratejik özerkliği yalnızca diplomasiyle değil, kalıcı deniz altı kabiliyetleriyle inşa edilecek," değerlendirmesini yaptı.

Avrupa hükümetlerinin bölgeye daha stratejik bakmaya başladığına dair işaretler var. Örneğin Fransa, geçen yıl bir Arktik savunma stratejisi yayımladı. Bu, Arktik’in uzun vadeli askeri ve ekonomik avantajlar sunduğuna dair artan bir farkındalığı yansıtıyor.

Ancak bunun bedeli zor tercihler olacak.

Heron, "Acı gerçek şu ki, bu ciddi yatırım gerektirecek," dedi ve ekledi: "Bu da doğal olarak NATO kamuoyunun hoşuna gitmeyebilecek başka alanlardan fon çekilmesi anlamına gelecek," diye konuştu.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Grönland görüşmeleri: Danimarka’nın ilaç kozu ne kadar güçlü?

Grönland'da ABD bayrağını göndere çeken Alman komedyene para cezası

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen'den Grönland'a destek ziyareti