Yeni yaptırım paketinin en dikkat çeken unsuru, Rus petrolü taşıyan gemilere yönelik denizcilik hizmetlerinin tamamen yasaklanmasının istenmesi oldu.
Avrupa Komisyonu, Rusya’ya yönelik baskıyı artırmak ve Moskova’yı müzakere masasında taviz vermeye zorlamak amacıyla yeni bir yaptırım paketi önerdi. Paket, Rusya’nın savaş ekonomisini hedef alan en kapsamlı adımlardan biri olarak görülüyor.
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Ukrayna’nın savaş alanında “olağanüstü bir direniş” gösterdiğini belirterek, Kremlin’in sivilleri ve sivil altyapıyı hedef almaya devam ettiğini söyledi. Von der Leyen, “Rusya ancak baskı altında gerçek bir müzakere niyeti gösterecektir. Rusya’nın anladığı tek dil budur,” dedi.
Yeni yaptırım paketinin en dikkat çeken unsuru, Rus petrolü taşıyan gemilere yönelik denizcilik hizmetlerinin tamamen yasaklanması oldu. Finlandiya ve İsveç’in uzun süredir savunduğu bu adım kapsamında, AB şirketlerinin Rus ham petrolü taşıyan tankerlere sigorta, taşımacılık ve liman hizmeti vermesi engellenecek.
AB bugüne kadar bu tür hizmetlere, yalnızca G7 ülkelerinin uyguladığı varil başına fiyat tavanına uyan tankerler için izin veriyordu. Aralık 2022’de yürürlüğe giren bu uygulamada fiyat sınırı yakın zamanda piyasa koşullarına uyarlanarak 44,10 dolara düşürüldü. AB, İngiltere, Kanada, Japonya ve Avustralya bu sınırı takip ederken ABD ise 60 dolarlık eski seviyeyi koruyor.
Yeni düzenleme yürürlüğe girerse, AB şirketleri Rus petrolü taşıyan gemilere fiyat sınırına uyup uymadığına bakılmaksızın hizmet veremeyecek. Bu adımın, Rusya’nın petrol sektöründeki maliyetlerini artıracağı ve sahte belgelerle yaptırımların delinmesini zorlaştıracağı değerlendiriliyor.
Ancak önerinin yürürlüğe girmesi için AB’ye üye 27 ülkenin tamamının onayı gerekiyor. Özellikle deniz taşımacılığında kritik öneme sahip olan İngiltere’nin desteğinin belirleyici olacağı belirtiliyor.
Paket kapsamında Rus sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tankerlerinin bakım ve teknik servis hizmetleri de yasaklanacak. AB ülkeleri daha önce Rus LNG ithalatını yıl sonuna kadar tamamen durdurma kararı almıştı. Ayrıca Rusya’nın yaptırımları aşmak için kullandığı “gölge filo”ya ait 42 gemi daha kara listeye alınacak. Böylece yaptırım uygulanan gemi sayısı 640’a çıkacak.
Enerji sektörünün yanı sıra yeni yaptırımlar 20 Rus bölgesel bankasını ve yaptırımların aşılmasında kullanılan kripto para platformlarını da hedef alıyor. AB ayrıca yaklaşık 570 milyon euro değerindeki Rus metal, kimyasal ve kritik mineral ithalatını sınırlamayı planlıyor. Gübre üretiminde kullanılan amonyak için kota uygulanması, kauçuk, traktör ve siber güvenlik hizmetleri ihracatının durdurulması da gündemde.
AB, ilk kez “Yaptırım Delme Karşıtı Araç” mekanizmasını devreye sokarak bilgisayar kontrollü makineler ve radyo ekipmanlarının Rusya’ya yeniden ihraç edilme riski bulunan ülkelere satışını yasaklamayı planlıyor. Bu aracın, Rusya’nın Çin başta olmak üzere bazı ülkeler üzerinden yaptırımları aşmasını engellemeyi hedeflediği belirtiliyor.
Brüksel yönetimi, Rusya’nın Ukrayna’yı geniş çaplı işgalinin dördüncü yılı olan 24 Şubat’a kadar 20’nci yaptırım paketini onaylamayı hedefliyor. Von der Leyen ve AB Konseyi Başkanı António Costa’nın aynı tarihte Ukrayna’yı ziyaret ederek AB desteğini yinelemesi bekleniyor.
Öte yandan yaptırım açıklaması, Abu Dabi’de Ukrayna, Rusya ve ABD yetkilileri arasında yürütülen üçlü görüşmelerin ardından geldi. Görüşmeler sonucunda taraflar 314 savaş esirinin takası konusunda anlaşmaya vardı. ABD ve Rusya ise dört yılı aşkın bir sürenin ardından üst düzey askeri diyaloğu yeniden başlatma kararı aldı.
ABD Başkanı Donald Trump’ın aracılık ettiği enerji ateşkesi ise başarısız oldu. Ateşkes çağrısından dört gün sonra Rusya’nın Ukrayna’nın enerji altyapısını yüzlerce insansız hava aracı ve füze ile hedef aldığı bildirildi. Saldırılar, kış şartlarında Ukrayna’da geniş çaplı elektrik kesintilerine yol açtı.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, barış görüşmelerinin gidişatına bağlı olarak Rusya’ya yönelik ek yaptırımların gündeme gelebileceğini söyledi. Washington yönetimi geçen yıl yaptırımlardan kaçınsa da Ekim ayında Rusya’nın en büyük petrol şirketlerinden Rosneft ve Lukoil’i hedef almıştı. ABD yaptırımlarının küresel dolar sistemi üzerindeki etkisi nedeniyle Rus petrolünün uluslararası piyasada daha büyük indirimlerle satılmak zorunda kaldığı belirtiliyor.