Avrupa Komisyonu sözcüsü, yaptırım paketine yönelik çalışmaların hızla sürdüğünü belirterek, paketin kısa süre içinde hazır olabileceğini ifade etti.
Avrupa Komisyonu, Rus petrolüne uygulanan fiyat tavanının geleceği konusunda yeni yaptırım paketi hazırlamadan önce G7 ortaklarının görüşünü almaya hazırlanıyor.
G7, Almanya, ABD, İngiltere, İtalya, Fransa, Japonya ve Kanada'dan oluşuyor. Euronews’e konuşan yetkililer ve diplomatlara göre, üye ülke büyükelçilerine yapılması planlanan sunumun gelecek haftanın başına ertelendiği bildirildi.
Yeni yaptırım paketi kapsamında gündeme gelen önerilerden biri, Rus petrolü taşıyan gemilere yönelik denizcilik hizmetlerinin tamamen yasaklanması. Finlandiya ve İsveç’in açıkça savunduğu plana göre, Avrupa Birliği şirketlerinin Rus ham petrolü veya rafine petrol ürünleri taşıyan gemilere sigorta, nakliye ve liman erişimi gibi hizmetler sunması tamamen yasaklanacak.
AB bugüne kadar bu hizmetlerin sunulmasına izin veriyor; ancak yalnızca G7’nin Aralık 2022’den beri uyguladığı fiyat tavanına uyan tankerler için geçerli olmasını şart koşuyordu. Fiyat tavanı kısa süre önce piyasa koşullarını yansıtmak ve Rusya’nın savaş ekonomisi üzerindeki baskıyı artırmak amacıyla varil başına 44,10 dolara güncellendi.
Dinamik fiyat tavanı AB, İngiltere, Kanada ve Japonya tarafından uygulanırken, ABD varil başına 60 dolar seviyesindeki eski sınırı koruyor.
AB’nin denizcilik hizmetlerine yönelik kapsamlı yasak getirmesi halinde, fiyat tavanı fiilen Birlik sınırları içinde uygulanamaz hale gelebilir. Çünkü şirketler, fiyat sınırına uyup uymadığına bakılmaksızın Rus petrolü taşıyan tüm gemilere hizmet veremeyecek.
Finlandiya ve İsveç, söz konusu yasağın Rus petrol sektörünün maliyetlerini önemli ölçüde artırabileceğini, AB şirketleri açısından uygulamanın daha kolay olacağını ve Moskova’nın yaptırımları aşmak için kullandığı sahte belgelerle mücadeleyi güçlendireceğini savunuyor.
Ancak fiyat tavanının sona erdirilmesi ihtimali, özellikle diğer G7 ülkelerinin aynı adımı atmaması durumunda bazı AB üyesi ülkelerde çekincelere yol açıyor. Böyle bir kararın yürürlüğe girmesi için 27 üye ülkenin oy birliği gerekiyor.
Brüksel, yaptırım politikalarını Washington ile koordineli yürütmeye çalışıyor. ABD, Ekim ayında Rusya’nın en büyük iki petrol şirketi Rosneft ve Lukoil’e yaptırım uygulamıştı. ABD dolarının küresel ticaretteki ağırlığı nedeniyle bu yaptırımlar Rus petrolünün daha yüksek indirimle satılmasına yol açmıştı. Denizcilik hizmetlerine getirilecek olası yasak, Rusya’nın enerji gelirlerine yeni bir darbe vurabilir.
Öte yandan Trump yönetimi fiyat tavanına müdahale konusunda temkinli davranıyor. ABD, geçen yıl fiyat tavanının dinamik bir mekanizmaya dönüştürülmesine karşı çıkan tek G7 ülkesi olmuştu.
Süreçte, Washington’un Ukrayna ile Rusya arasında barış anlaşması sağlanmasına yönelik yürüttüğü görüşmeler de etkili oluyor. Abu Dabi’de yapılan üçlü görüşmeler sonrası taraflar 314 savaş esirini serbest bırakırken, ABD ile Rusya dört yıldan uzun süredir ilk kez üst düzey askeri diyaloğu yeniden başlatma kararı aldı.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, barış görüşmelerinin seyrinin yakından izleneceğini belirterek, Washington’un ek yaptırımları değerlendirdiğini söyledi.
Yeni AB yaptırım paketinin, “gölge filo” olarak adlandırılan yaptırımları aşmak için kullanılan gemiler ile Moskova’ya yasaklı ürünlere erişimde yardımcı olduğu düşünülen kuruluşlara yönelik kara listeyi genişletmesi bekleniyor. Ayrıca Rusya’dan iridyum, rodyum, platin ve bakır ithalatına yasak getirilmesi de gündemde.
Brüksel, Rusya-Ukrayna savaşının dördüncü yılına gireceği 24 Şubat’a kadar 20’nci yaptırım paketini kabul etmeyi hedefliyor. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile AB Konseyi Başkanı Antonio Costa’nın aynı tarihte Ukrayna’ya giderek AB’nin desteğini yinelemesi planlanıyor.
Avrupa Komisyonu sözcüsü, yaptırım paketine yönelik çalışmaların hızla sürdüğünü belirterek, paketin kısa süre içinde hazır olabileceğini ifade etti.