Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa’nın kendini savunmaya hazır olabilmesi için “daha hızlı karar alması” gerektiğini vurguladı.
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa'nın kendi güvenliğini garanti altına almasına dair daha bağımsız olması konusuna eleştirel yaklaşan NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'ye tepki gösterdi.
Münih Güvenlik Konferansı’nda konuşan Ursula von der Leyen, kıtadaki güvenlik tablosunun çok daha karmaşık olduğunu belirtti ve Avrupa liderlerini AB ülkeleri arasında karşılıklı savunma taahhütlerini hayata geçirmeye çağırdı.
“Avrupa’nın karşılıklı savunma maddesini hayata geçirme zamanı geldi,” dedi.
“Karşılıklı savunma AB için isteğe bağlı değil, bir zorunluluktur.”
Çoğu AB ülkesi NATO üyesi olsa da, blokun kuruluş antlaşmaları da karşılıklı savunma maddesini içeriyor; bu madde bugüne kadar çoğunlukla hayata geçirilememişti. ABD Başkanı Donald Trump’ın göreve dönmesinden bu yana Avrupa karşılıklı savunmasının ne anlama geldiği daha net biçimde tanımlanmaya çalışılıyor.
Von der Leyen, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin Avrupa’nın şu an kendi güvenliğini tek başına garanti edemeyeceğine dair açıklamalarına da atıfta bulundu.
“Sevgili arkadaşım, durum sadece statükodan ya da bölünme ve bozulmadan ibaret değil. Arada çok şey var ve statüko ne bizim ne de ABD için tatmin edici,” dedi.
“Gücümüzü başkasına sürekli yaslanmadan geliştirelim.”
Geçen ay Rutte, Avrupa’nın ABD olmadan kendini savunabileceğini düşünenlerin hayal kurmaya devam etmesi gerektiğini söylemiş ve tepkilere yol açmıştı. NATO şefi, Avrupa ülkelerinin Washington’un desteğini kaybetmenin açığını kapatmak için GSYİH’lerinin yüzde 10’unu harcamaları gerektiğini savunmuştu.
Von der Leyen ise konuşmasında, Rusya’nın Ukrayna’ya savaş başlatmasından bu yana Avrupa’nın savunmaya yönelik harcamalarını neredeyse yüzde 80 artırdığını belirtti, ancak sadece harcamanın yeterli olmadığını vurguladı ve “hiçbir tabu sorgulanmadan kalamaz” dedi.
“Bu taahhüt ancak güven ve kapasite üzerine inşa edilirse anlam kazanır,” dedi ve 2009’dan beri yürürlükte olan Madde 42/7'ye atıfta bulundu.
Madde 42/7, “Bir AB ülkesi topraklarında silahlı saldırıya uğrarsa, diğer AB ülkeleri tüm güçleriyle ona yardım ve destek sağlamakla yükümlüdür,” diyor. Bu madde NATO’nun kolektif savunma maddesi kadar güçlü görülmüyor. AB’nin 27 üyesinin 23’ü de NATO’ya üye.
Von der Leyen, Avrupa’nın kendini savunmaya hazır olabilmesi için “daha hızlı karar alması” gerektiğini vurguladı.
“Bu, bazen oybirliği yerine nitelikli çoğunluk sonucu ile hareket etmemiz anlamına gelebilir. Bunun için antlaşmayı değiştirmemize gerek yok; mevcut antlaşmayı kullanmalıyız,” dedi.
Komisyon başkanı, yeni güvenlik işbirliklerinin resmi hale getirilmesini ve bunu en yakın ortaklarla, örneğin İngiltere, Norveç, İzlanda veya Kanada ile başlatmayı önerdi.
“Bu son derece değişken dönemde Avrupa, özellikle de İngiltere, güvenlik, ekonomi ve demokrasilerimizi savunma alanlarında birbirine daha da yaklaşmalı,” dedi.
Konuşmasında dijital bağımsızlığa da vurgu yapan von der Leyen, “Dijital egemenliğimiz, dijital egemenliğimizdir,” dedi ve AB’nin bu konuda geri adım atmayacağını belirtti.