Düzensiz göçmenlerin geri dönüşünü arttırmak amacıyla ev aramalarına ve AB dışında inşa edilen gözaltı merkezlerine izin veren bir yasa, Parlamento'nun geleneksel çoğunluğunu bölerek komite düzeyinde onaylandı.
Avrupa Parlamentosu (AP), düzensiz göçmenlerin geri gönderilmesini artırmayı amaçlayan yeni bir yasa tasarısını yakında oylayacak. Tasarı; AB dışındaki tartışmalı sınır dışı merkezlerinin kurulmasını, iki yıla kadar gözaltı uygulamasını ve sivil toplum kuruluşlarının ABD’deki U.S. Immigration and Customs Enforcement (ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi – ICE) yöntemlerine benzettiği ev baskınlarını da içeriyor.
Avrupa Parlamentosu bünyesindeki Sivil Özgürlükler, Adalet ve İçişleri Komitesi, (Committee on Civil Liberties, Justice and Home Affairs LIBE), pazartesi günü metnin merkez sağ, sağ ve aşırı sağ grupların desteklediği bir versiyonunu kabul etti.
Böylece parlamentodaki geleneksel “merkez çoğunluğu” bozulmuş oldu. Meclisteki sol gruplar tasarıya karşı olduklarını açıklarken, metnin artık Genel Kurul’da oylanması gerekiyor.
Komitedeki oylama, göç konularında Avrupa Halk Partisi'nin (EPP) sağcı Avrupa Muhafazakârlar ve Reformistler, (ECR) ile aşırı sağdaki Avrupa için Vatanseverler (Patriots for Europe - PfE) ve Egemen Uluslar Avrupası (ESN) gruplarıyla aynı çizgide hareket etme eğilimini de teyit etti.
EPP, Sosyalistler ve Demokratlar İttifakı (S&D), Avrupa'yı Yenile (Renew Europe) ve Avrupa Yeşiller Partisi (European Greens) arasında oluşan geleneksel merkez koalisyonu içindeki müzakereler ise çöktü.
Liberal Hollandalı milletvekili Malik Azmani’nin raportör olarak hazırladığı metin sonunda reddedildi.
EPP’nin baş müzakerecisi François-Xavier Bellamy, Sosyalistleri müzakerelere katılmamak ve yasanın temel ilkelerini kabul etmemekle suçladı. Bellamy oylama sonrası gazetecilere yaptığı açıklamada, "Düzensiz göçle mücadelede artık harekete geçmemiz gerekiyor; çünkü Avrupa genelinde verilen geri gönderme kararlarının yalnızca yüzde 20’si uygulanıyor," dedi.
Sol gruplar ise sonucu sert şekilde eleştirdi.
Yeşiller’den milletvekili Melissa Camara Euronews’e yaptığı açıklamada, "Kabul edilen metin ırkçı ve popülist bir ideolojiyi yansıtıyor. İnsanların hayatını tehlikeye atacak ve onurlarını ihlal edecek," diyerek tasarının "hukukun üstünlüğünün temel ilkelerini" ihlal ettiğini savundu.
Sivil toplumun eleştirdiği tartışmalı yasa tasarısı
"Geri gönderme düzenlemesi", Avrupa Komisyonu tarafından Mart 2025’te önerildi ve geçen Aralık ayında üye ülkeler tarafından onaylandı.
Tasarı, düzensiz göçmenlere yönelik sınır dışı kararlarının AB üye ülkeleri arasında karşılıklı olarak tanınmasını öngörüyor. Ayrıca sınır dışı kararı verilen üçüncü ülke vatandaşlarının bulunabileceği ikamet adresleri veya “ilgili diğer yerlerde” arama yapılmasına da izin veriyor.
Avrupa Muhafazakârlar ve Reformistler (ECR) grubunun baş müzakerecisi Charlie Weimers, Euronews’e yaptığı açıklamada, “Bu kuralların gerçekten uygulanabilmesi için kolluk kuvvetlerinin önceliklendirilmesi üye devletlerin sorumluluğunda olacak. Bu da etkili bir geri gönderme politikasının önünü açacak,” dedi.
Eleştirmenler ise bu hükmün, ABD’de Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi’nin (U.S. Immigration and Customs Enforcement – ICE) gerçekleştirdiği ve özellikle Minnesota’da protestolar ile çatışmalara yol açan baskınlara benzer uygulamaların önünü açabileceğini söylüyor.
Göç alanında faaliyet gösteren kuruluşların oluşturduğu PICUM ağında savunuculuk sorumlusu Silvia Carta, Euronews’e yaptığı açıklamada, “Bu durum, göçmen barındırdığından şüphelenilen kişilerin evlerine, ayrıca insani yardım kuruluşlarının ofisleri ve barınma merkezlerine polis baskınları düzenlenmesine kapı aralayabilir,” dedi.
Carta, bazı üye ülkelerdeki yasal ya da anayasal düzenlemelerin bu yasanın uygulanmasını engelleyebileceğini ancak bazı ülkelerde düzenlemenin, yargı izni gibi açık bir hukuki çerçeve olmadan soruşturma yürütülmesi ihtimalini genişletebileceğinden endişe duyduklarını belirtti.
Tasarı ayrıca AB ülkelerinin düzensiz göçmenleri, menşe ülkeleriyle bağlantısı olmayan üçüncü ülkelere gönderebilmesine de imkân tanıyor. Bunun için üye ülkelerin, AB dışındaki bir ülkeyle o ülke topraklarında “geri gönderme merkezleri” olarak adlandırılan gözaltı merkezleri kurulmasına yönelik ikili anlaşmalar yapması yeterli olacak.
Bağımsız denetim mekanizması çıkarıldı
Tasarıya göre söz konusu merkezler yalnızca geçiş noktaları olabileceği gibi, göçmenlerin belirli süre kalmasının beklendiği yerler de olabilecek. Bu durum, göçmenlerin hiçbir bağlantıları olmayan ülkelere gönderilmesi nedeniyle hak ihlalleri tartışmalarını gündeme getiriyor.
AB dışında kurulacak bu gözaltı merkezlerinde temel haklara saygı gösterilip gösterilmeyeceği de sivil toplum kuruluşlarının başlıca kaygıları arasında. STK’lar, yeterli güvence ve hesap verebilirlik mekanizmalarının bulunmadığını savunuyor.
Bu konudaki sorumluluk ise yalnızca üye ülkelere bırakılmış durumda. Avrupa Parlamentosu, Komisyon tarafından ilk taslakta önerilen ve üçüncü ülkelerle yapılan anlaşmaların uygulanmasını denetleyecek bağımsız bir mekanizma kurulmasına ilişkin maddeyi metinden çıkardı.
Carta, "Bu merkezlerin düzenlemeler, gayriresmî mutabakat zaptları ya da başka uzlaşı biçimleriyle kurulabilmesi, bunları denetleyecek açık ve güçlü hukuki standartların bulunmadığı anlamına geliyor," dedi.
Sivil Özgürlükler, Adalet ve İçişleri Komitesi’nin hazırladığı metin ayrıca, mevcut düzenlemede sınır dışı işlemlerini mahkeme kararı kesinleşene kadar otomatik olarak durduran itiraz mekanizmasını da değiştiriyor. Kabul edilen metne göre bu karar, her bir vaka için yargı makamlarının takdirine bırakılacak.
Avrupa Parlamentosu’ndaki son oylamanın ardından tasarının nihai metni üye ülkelerle müzakere edilecek. Taraflar arasındaki görüş ayrılıklarının sınırlı olması nedeniyle yasanın önümüzdeki aylarda yürürlüğe girebileceği belirtiliyor.