Brüksel, bu adımlarla savaşın yıprattığı Ukrayna bütçesini ağır kesintilerden korumayı hedefliyor. Ancak AB yetkilileri, Macaristan ile yaşanan krizin ancak ülkede 12 Nisan'da yapılacak seçimlerin ardından çözülebileceğini kabul ediyor.
Avrupa Komisyonu, Macaristan'ın vetosunu kaldırmasının ardından Ukrayna'ya 90 milyar euroluk kredi paketi kapsamında yapılacak ilk ödeme için teknik ve yasal hazırlıkları sürdürüyor.
Brüksel, bu adımlarla savaşın yıprattığı Ukrayna bütçesini ağır kesintilerden korumayı hedefliyor. Ancak AB yetkilileri, Macaristan ile yaşanan krizin ancak ülkede 12 Nisan'da yapılacak seçimlerin ardından çözülebileceğini kabul ediyor.
Macaristan Başbakanı Viktor Orbán, Ukrayna ile Druzhba petrol boru hattı üzerinden yaşanan ve kredi paketiyle doğrudan ilgisi olmayan bir anlaşmazlık nedeniyle mali yardım hattını bloke ediyor.
Kiev yönetimi, bir Rus İHA saldırısı sonrası altyapının ağır hasar gördüğünü ve onarılması gerektiğini savunurken Budapeşte, hattın 12 Nisan seçimlerini etkilemek amacıyla kasıtlı olarak kapatıldığını iddia ediyor.
Seçim gölgesinde veto diplomasisi
Brüksel'deki yetkililer, Ukrayna karşıtlığını sert seçim kampanyasının merkezine oturan Orbán'ın vetosunun en azından seçim sonrasına kadar süreceğini öngörüyor.
Mevcut anketler, Orbán'ın genç rakibi Péter Magyar'ın çift haneli farkla gerisinde olduğunu gösteriyor.
Bu süreçte Komisyon, kriz çözülür çözülmez 90 milyar euroluk krediden ilk ödemeleri başlatabilmek için gerekli tüm mekanizmaları hazır tutmaya çalışıyor.
Çarşamba günü yardım programının temelini oluşturan dört belgeden ilki yayımlanırken, diğer üçünün de önümüzdeki günlerde tamamlanması bekleniyor.
Yardım paketinin detayları: İHA'lara özel muafiyet
Planlanan program kapsamında 2026 yılı için 45 milyar euro tahsis edilecek. Bu tutarın 16,7 milyar eurosu mali destek, 28,3 milyar eurosu ise askeri destek için kullanılacak.
Dikkat çeken bir ayrıntı olarak, Ukrayna'nın dünya genelinden düşük maliyetli parçalar temin edebilmesini sağlamak amacıyla İHA harcamaları "Avrupa Malı" (Made in Europe) kriterinden muaf tutulacak. Kalan 45 milyar euronun ise 2027 yılı için ayrılması planlanıyor.
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Ukrayna'ya 90 milyar euroluk krediyi ulaştıracağız. Cesur Ukrayna halkının ve onların özgürlük mücadelesinin tam ve kararlı bir şekilde arkasındayız," ifadelerini kullandı.
Macaristan, Slovakya ve Çekya krediden muafiyet aldıkları için oylama sürecine dahil edilmeyecek. Bu durumun kurum içi onay sürecini kolaylaştırması beklense de asıl engel, AB'nin ortak bütçesinde yapılacak ve oybirliği gerektiren düzenlemede yatıyor. Macaristan, oybirliği kuralının geçerli olduğu bu tek noktada veto yetkisini kullanıyor.
'Petrol yoksa para da yok'
AB yetkilileri, 12 Nisan seçimlerinin ertesi günü için farklı senaryoları masada tutuyor. Muhalif lider Magyar'ın kazanması durumunda vetonun hızla kalkacağı umulurken, Orbán'ın kazanması halinde tavrını daha da sertleştirmesinden endişe ediliyor.
Orbán, bu ayın başlarında yaptığı açıklamada, "Petrol yoksa para da yok," diyerek boru hattı açılana kadar yardımı engelleyeceğini açıkça belirtmişti.
Vetonun kalkması durumunda, Komisyon'un elinde hazır likidite bulunduğu için ilk ödemenin birkaç gün içinde yapılabileceği belirtiliyor. Ancak vetonun sürmesi halinde Ukrayna için tehlike çanları çalmaya başlayacak.
Zelenskiy: 'Bir kişi tüm Avrupa'ya karşı'
Mevcut harcama düzeylerine göre Ukrayna'nın dış yardımları mayıs ortasına kadar tükenebilir. Bu durum, kamu hizmetlerinde ağır kesintilere gidilmesine ve yerli silah üretiminin aksamasına neden olabilir.
Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, siyasi tıkanıklığın ülkeyi kışa hazırlama planlarını şimdiden geciktirdiğini belirterek Orbán'ı sert dille eleştirdi.
Zelenskiy, isim vermeden, "Avrupa'da bir kişi, sırf Moskova'yı memnun etmek için tüm Avrupa'ya karşı duruyor. Bu, Moskova ile yapılan bir anlaşmadan başka bir şey değildir," dedi.
Öte yandan, AB Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Kiev'de Zelenskiy ile yaptığı görüşmede, vetonun aşılamaması durumunda dondurulmuş Rus varlıklarının kullanılmasına yönelik tartışmalı önerinin yeniden canlandırılabileceğini ima etti.
Ancak bu seçenek, beraberinde getirdiği yasal ve finansal riskler nedeniyle hala belirsizliğini koruyor.