Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Mısır’da zinayla suçlanan İtalyan kadının mahkumiyeti onandı: Hapis ve velayet riski arttı

İtalya'nın Kahire Büyükelçiliği
Kahire'deki İtalya Büyükelçiliği ©  Wikipedia
© Wikipedia
By Stefania De Michele
Yayınlanma Tarihi Son güncelleme
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

Mısır’da zina suçundan hakkında altı ay hapis cezasına verilen Nessy Guerra, şiddet iddiaları, ülkeden ayrılamayan kızı ve İtalya’nın müdahale sınırlarıyla karmaşık bir dosyanın merkezinde yer alıyor.

İtalyan vatandaşı Nessy Guerra, eski eşi Tamer Hamouda’nın şikayeti üzerine Mısır’da zina suçlamasıyla yargılandığı davada, 19 Şubat 2026’da verilen altı aylık hapis cezasının temyizde onanmasıyla cezaevine girme riskiyle karşı karşıya kaldı.

REKLAM
REKLAM

Aslen Sanremolu olan ve üç yaşında bir kız çocuğu bulunan Guerra’nın ülkeden ayrılmasına izin verilmezken, dava velayet anlaşmazlığı, ceza hukuku ve diplomatik gerilimlerin kesiştiği bir sürece dönüştü.

Karar, zina suçlaması nedeniyle altı ay hapis cezası öngörüyor. Bu suç İtalya’da artık mevcut değil, ancak Mısır hukuk sisteminde cezai olarak hâlâ kovuştuma yapılıyor.

Dava, eski eşi, İtalyan-Mısırlı Tamer Hamouda’nın yaptığı şikayetten kaynaklanıyor. Süreç, karşılıklı suçlamalar ve kızlarının velayetine ilişkin anlaşmazlıklarla zaten gerilimli hale gelen bir ayrılık sürecinin parçası.

İlk derece mahkemesinin 19 Şubat 2026 tarihli mahkumiyet kararının temyizde onanması, Guerra için hapse girme riskini artık çok daha somut hale getiriyor.

Dava süreci ve dosyanın gölgede kalan yönleri

Belgeler ve savunmanın açıklamaları, dosyanın basit bir zina suçlamasının çok ötesine geçtiğini gösteriyor. Guerra’nın İtalyan avukatı, müvekkilinin eski eşi tarafından şiddet ve tehditlere maruz bırakıldığını, bu koşulların da Guerra’yı ondan ayrılmaya çalışmaya ittiğini defalarca savundu.

Bu bağlamda, ceza suçlaması iki taraf arasındaki kişisel çatışmayla yakından bağlantılı görünüyor.

Yargılama sırasında erkeğin davranışları rahatsız edici olarak tanımlandı. Mahkemede dile getirilenlere göre, Hamouda’nın son derece sıra dışı kabul edilen ifadeler kullandığı, hatta kendisini "ilahi" ve cezalandırıcı bir rolde konumlandıracak kadar ileri gittiği aktarıldı.

Bu olay mahkeme kararını resmen etkilememiş olsa da, savunma bunu daha geniş ve kaygı verici bir tablonun belirtisi olarak öne çıkardı.

Ancak dosyanın merkezindeki temel mesele, evlilik dışı ilişkileri suç sayan ve kadınların çoğu zaman erkeklerden daha ağır muamele gördüğü bir mevzuata dayanan iddianın ne kadar sağlam olduğu.

Üç yaşındaki kız çocuğu ve ülkeden çıkış yasağı

Ceza davasının yanında, ikinci ve belki de daha hassas bir cephe daha açılmış durumda: çocuğun velayeti. Yaklaşık üç yaşındaki kız çocuğu Mısır’da bulunuyor ve ülkeden ayrılamıyor. Çocuk, hukuki anlaşmazlığın parçası olarak babasının talebiyle alınan çıkış yasağına tabi.

Bu kısıtlama, annenin İtalya’ya dönmeye yönelik her girişimini fiilen engelledi. Aynı zamanda kadın hakkında verilecek herhangi bir mahkeme kararının, çocuğun geleceği üzerinde doğrudan etkisi olabileceği anlamına geliyor.

Guerra, kesinleşmiş bir mahkumiyetin velayet davasındaki konumunu zayıflatabileceğinden ve kızının babasının bakımına verilmesinin yolunu açabileceğinden duyduğu korkuyu, kamuoyu önünde de olmak üzere defalarca dile getirdi.

İtalyan makamlarının rolü

İtalya’nın diplomatik ağı davayı yakından takip ediyor. Kahire Büyükelçiliği ve konsolosluklar, kadına ve kızına hukuki ve idari yardım ile doğrudan destek sağlıyor. Dosya siyasi alana da taşınmış durumda; Roma ile Mısır makamları arasında davaya yönelik dikkatin sürdürülmesi için temaslar yürütülüyor.

İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani de bunu doğruladı. Tajani, "Davayı özel bir dikkatle takip ediyoruz. Kahire Büyükelçimiz hem anneyi hem de kızını izliyor. Sonuçta o ülkede verilmiş bir karar var. Ne yapılabileceğini göreceğiz; üçüncü temyiz aşamasında kararın değişmesini umuyoruz," dedi.

Ancak burada açık bir sınırlama var: Dava, Mısır yargı sistemi içinde ilerliyor ve hem ceza yargılamasını hem de yerel aile mahkemesindeki bir dosyayı kapsıyor. Bu da İtalya’nın yardım sağlayabileceği ve diplomatik baskı kurabileceği, ancak mahkeme kararlarına doğrudan müdahale edemeyeceği anlamına geliyor.

İtalyan bir kadın için ender bir dava, ancak çocuklar üzerinden yürüyen mücadelelerde emsalleri var

Nessy Guerra’nın durumu, özellikle kamuoyundaki görünürlüğü dikkate alındığında, bir İtalyan vatandaşı için sıra dışı. Bir çocuk üzerindeki sert aile mücadelesiyle kesişen ceza suçlamasıyla ortaya çıkan tablo Mısır’da yeni sayılmaz.

Aynı dinamik Guerra’nın kendi davasında da görülüyor. Zina mahkumiyeti, kızına ilişkin velayet davası hâlâ devam ederken geldi ve savunmaya göre bu kararın hâkimlerin değerlendirmesi üzerinde doğrudan etkili olma riski bulunuyor.

Geçmiş dosyalara bakmak, bağlamı anlamaya yardımcı oluyor. Örneğin 2018’de bir Mısır mahkemesi, Mısırlı eski eşiyle uzun bir hukuk mücadelesi yürüten yabancı bir anneye kız çocuğunun velayetini verdi.

O davada hâkimler, erkeğin "kadının kızlarını yurt dışına götürmek istediği" yönündeki iddialarını reddetti ve annenin çocuğu yanında tutabileceğine hükmetti.

Ancak bu karar, ülkeden ayrılma yasağı ve yeniden evlenmeme yükümlülüğü gibi belirli şartlara bağlandı.

Tam da kritik nokta burada yatıyor: Mısır hukukunda çocuk velayeti çok katı kurallara bağlı ve belirli unsurlar devreye girdiğinde hızla değişebiliyor. Genel kural olarak anne, çocuğun erken yaşlarında velayeti elinde tutuyor.

Ancak "uygunsuz" bulunması, yeniden evlenmesi veya hukuki sorunlarla karşılaşması halinde velayeti kaybedebiliyor.

Bazı davalarda ise mücadele çok daha karmaşık bir zemine taşınıyor. Örneğin küçük Shenouda’nın hikayesi, velayet kararlarının hukuki, dini ve idari faktörlere nasıl bağlı olabildiğini gösterdi.

Çocuk, kimliğine ilişkin hukuki bir anlaşmazlığın ardından kendisini büyüten aileden alınıp devlet korumasına yerleştirildi; daha sonra yeni mahkeme kararları dosyayı yeniden açtı.

Bu bağlamda zina gibi suçlamalar hiçbir zaman tek başına ele alınan bir mesele olmuyor. Bu tür suçlamalar, zaten gerilimli olan ayrılık süreçlerinde belirleyici bir unsura dönüşebiliyor ve hâkimin bir ebeveynin "uygunluğu" konusundaki algısını etkileyebiliyor.

Nessy Guerra’nın davasını bu kadar hassas hale getiren de ceza hukuku ile aile hukukunun tam bu noktada iç içe geçmesi: mesele yalnızca bir mahkumiyet değil, kızını kaybetme riskinin gerçek hale gelmesi.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Avrupa genelinde kadınlara ve kız çocuklarına yönelik siber şiddet nasıl yayılıyor?

Taliban iktidarı dördüncü yılında: Kadınlar protestoda, yönetim şeriat vurgusunda

İran'da eşini aldatan koca ve sevgilisine zinadan ölüm cezası