Havayolu şirketi ile uçak üreticisinin, 2009’da 228 kişinin ölümüne yol açan uçak kazasından 'tek ve tamamen sorumlu' olduğu yönünde karar verildi.
Fransa’da bir temyiz mahkemesi, 2009 yılında 228 kişinin hayatını kaybettiği Rio-Paris seferini yapan uçağın düşmesine ilişkin davada, Air France ve Airbus’ı “taksirle adam öldürme” suçundan mahkûm etti. Karar, Fransa havacılık tarihinin en büyük felaketiyle ilgili alt mahkeme hükmünü tersine çevirdi.
Paris Temyiz Mahkemesi, Fransız bayrak taşıyıcı hava yolu şirketi ile Avrupa’nın önde gelen uçak üreticisinin “AF447 sefer sayılı uçuşun düşmesinden tek başına ve tamamen sorumlu” olduğuna hükmetti. Mahkeme, iki şirkete de kurumsal taksirle adam öldürme suçundan verilebilecek azami ceza olan 225 bin euro para cezası verdi.
Verilen cezalar sembolik nitelikte olsa da kararın, her iki şirket açısından ciddi bir itibar kaybına yol açabileceği değerlendiriliyor. Air France ve Airbus ise bugüne kadar cezai sorumluluklarını reddederek kazada pilot hatasının etkili olduğunu savundu.
Alt mahkeme, 2023 yılında şirketlerin hatalar yaptığını kabul etmiş ancak bu hataların kazaya doğrudan neden olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle beraat kararı vermişti.
Ancak temyiz mahkemesi başkanı, alt mahkemenin “pilotların eylemlerinin gerçekleştiği ve tüm yolcuların ölümüne yol açan nedensel zincirin varlığını dikkate almadığını” söyledi.
Mahkeme heyetinden Sylvie Madec, “AF447 faciası gerçekleşmesi kaçınılmaz hale gelmiş bir felaketti ve ilgili şirketlerin her biri arızanın ciddiyetini tam anlamıyla kavrayabilseydi önlenebilirdi,” dedi.
Her iki şirket de kararı temyize götüreceklerini açıkladı.
Davacı tarafın avukatlarından Alain Jakubowicz, 17 yıldır süren hukuk mücadelesinin ardından kararın emsal teşkil etmesini beklediğini belirterek, “Hiçbir mücadele kaybedilmeye mahkûm değildir,” ifadelerini kullandı.
Kararı temyiz edeceğini duyuran Air France ise yaptığı açıklamada, “Bu başvurunun özellikle aileler açısından zaten uzun süren süreci uzattığının farkındayız,” dedi ancak şirketin cezai sorumluluğunun daha önce iki kez reddedildiğini hatırlattı.
Airbus’ın avukatı Simon Ndiaye de “Hukuki mücadele devam edecek” açıklamasında bulundu.
1 Haziran 2009’da Rio de Janeiro’dan Paris’e gitmekte olan Air France’a ait AF447 sefer sayılı uçak, Atlantik Okyanusu üzerinde seyir halindeyken pilotların kontrolü kaybetmesi sonucu okyanusa çakıldı.
Airbus üretimi A330 tipi uçakta bulunan 216 yolcu ile 12 mürettebatın tamamı hayatını kaybetti. Kazada ölenler arasında 72 Fransız ve 58 Brezilya vatandaşı da bulunuyordu.
Paris’te kazada yakınlarını kaybeden aileler, mahkemenin kararını memnuniyetle karşıladı.
Mağdur ailelerini temsil eden derneğin başkanı Daniele Lamy, yargının sonunda “ailelerin acısını dikkate aldığını” söyledi.
Lamy, “Bu prestijli şirketler artık kendilerini beğenmişliklerinin ve teknolojik kibirlerinin arkasına saklanamayacak” ifadelerini kullandı.
Ancak Rio de Janeiro’da atmosfer daha karamsardı.
Kazada 40 yaşındaki oğlunu kaybeden Nelson Faria Marinho, kararın kendisine hiçbir teselli vermediğini belirterek, “Sanki oğlum bugün ölmüş gibi hissediyorum” dedi. Brezilya’daki mağdur aileleri derneğinin başkanı olan Marinho, hiçbir şirket yöneticisinin sorumlu tutulmamasına da tepki gösterdi.
Savcılık makamı 2023 yılında suçlamaların düşürülmesini talep etmiş olsa da daha sonra karara itiraz ederek temyize gitmişti.
Sekiz hafta süren temyiz duruşmaları geçen yıl eylül ve aralık ayları arasında gerçekleştirildi.
'Pilotlar ellerinden gelen her şeyi yaptı'
Mağdur ailelerinin avukatları, uçuş hızını ölçen pitot tüplerindeki sorunun hem Air France hem de Airbus tarafından bilindiğini, ancak pilotların bu tür yüksek irtifa acil durumlarıyla başa çıkacak şekilde eğitilmediğini savundu.
Mahkemede, Atlantik üzerindeki fırtına sırasında buz kristalleri nedeniyle tıkanan pitot tüplerindeki arızanın kokpitte alarmların devreye girmesine ve otomatik pilot sisteminin kapanmasına yol açtığı anlatıldı.
Uzmanlar, göstergelerin devre dışı kalmasının ardından pilotların uçağı yükselişe geçirdiğini, bunun da uçağın stall durumuna girerek okyanusa çakılmasına neden olduğunu belirtti.
Temyiz mahkemesi, Airbus’ı sensörlerdeki sorunların ciddiyetini hafife almak ve havayolu ekiplerini yeterince bilgilendirmemek dahil olmak üzere çeşitli kusurlardan sorumlu tuttu. Air France ise pilot eğitimini sağlamamak ve uçuş ekiplerini yeterince bilgilendirmemekle suçlu bulundu.
Mahkeme, sensörlerin buzlanması ile uçağın okyanusa çarpması arasında geçen 4 dakika 30 saniyelik sürede “pilot hataları” yapılmış olabileceğini dışlamasa da mürettebatın “son derece karmaşık arızayla” başa çıkacak şekilde yeterince hazırlanmadığı sonucuna vardı.
Mahkeme başkanı, “AF447’nin pilotları bu korkunç durumdan çıkabilmek için gerçekten ellerinden gelen her şeyi yaptı,” dedi.
“Yeteneklerinin el verdiği son noktaya kadar mücadele ettiler ve bu nedenle kendilerine herhangi bir suçlama yöneltilemez.”