Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Avrupa’da yaz tatili kuyruğu: Yeni Giriş-Çıkış Sistemi yolcuları nasıl zorluyor?

Brüksel'deki Zaventem Havalimanı'nda yolcular kuyruk oluşturuyor.
Brüksel'deki Zaventem Havalimanı'nda yolcular kuyruk oluşturuyor. ©  AP Photo
© AP Photo
By Vincenzo Genovese
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin
Paylaş Close Button

AB dışından gelen yolcuların belgelerini kontrol etmek için kullanılan dijital sistem, tatil sezonunun zirvesi yaklaşırken kuyruklara ve teknik aksaklıklara yol açıyor.

Avrupa’nın, en azından dış sınırlarının üzerinde bir hayalet dolaşıyor: Giriş/Çıkış Sistemi (EES). Schengen Bölgesi’ne giren ve bölgeden çıkan yabancı uyruklu kişileri kaydetmeye yarayan otomatik sistem, milyonlarca yolcu için tatil sezonunu aksatma riski taşıyor.

REKLAM
REKLAM

EES, pasaport damgalarının yerini kademeli olarak dijital bir sisteme bırakıyor. Sistem, kısa süreli kalışlar için Schengen Bölgesi’ne giriş ve çıkışları kaydediyor; yüz görüntüsü ve parmak izi gibi biyometrik verilerin yanı sıra seyahat belgelerindeki kişisel bilgileri de topluyor.

Sistem şu anda serbest dolaşım alanındaki 29 ülkenin tüm dış sınırlarında uygulanıyor. Bu ülkeler, Kıbrıs ve İrlanda hariç tüm AB ülkeleri ile İsviçre, Lihtenştayn, İzlanda ve Norveç’ten oluşuyor.

Kimleri kapsıyor?

Sistem, kısa süreli kalış için Schengen ya da AB ülkelerine seyahat eden AB/Schengen dışı ülke vatandaşlarını kapsıyor.

"Kısa süreli kalış", herhangi bir 180 günlük dönem içinde en fazla 90 günlük süre anlamına geliyor. Bu süre turizm, iş seyahati ya da aile ziyareti gibi amaçlar için uygulanıyor. Yabancı uyruklu kişilerin Avrupa’ya seyahat etmeden önce "kısa süreli" vizeye başvurması gerekiyor ve ülkeye giriş yaptıktan sonra izin verilen süreyi aşamıyorlar.

ABD, İngiltere, Avustralya ya da Latin Amerika ülkeleri gibi bazı ülkelerden gelen kişilerin vize alması gerekmiyor. Ancak bu yolcular da EES sistemine tabi tutuluyor.

AB ve Schengen üyesi ülkelerin vatandaşları kontrollerden muaf. Andorra, San Marino, Vatikan ve Monako vatandaşları da bu kapsamın dışında tutuluyor.

Schengen ülkelerinden uzun süreli vize ya da oturum izni bulunan yabancı uyruklu kişiler, uluslararası seferlerde görev yapan tren ve uçak mürettebatı ile silahlı kuvvetler personeli için de bazı istisnalar uygulanıyor.

Giriş/Çıkış Sistemi neden uygulamaya kondu?

Giriş/Çıkış Sistemi’nin sınır kontrollerini daha hızlı ve verimli hale getirmesi, aynı zamanda güvenliği artırması amaçlanıyor. Sistem, sınır görevlileri ve ulusal makamların yolculara ait bilgilere erişmesini sağlayarak ulusötesi suç ve terörizmle bağlantılı risklerin tespit edilmesine yardımcı oluyor.

Başlıca hedeflerden biri düzensiz göçü engellemek. EES, giriş ve çıkışları parmak izi ve yüz verilerini dijital bir veri tabanına kaydederek takip ediyor. Bunun, kişilerin Schengen ülkesinde izin verilen süreden fazla kalmasını ya da sahte kimlik kullanmasını önlemeye yardımcı olması bekleniyor.

Avrupa Komisyonu’na göre sistemin devreye alınmasından bu yana 40 binden fazla kişinin ülkeye girişine izin verilmedi. Gerekçeler arasında süresi dolmuş ya da sahte belgeler ve ziyaret amacını yeterince açıklayamama yer aldı.

Ayrıca 1000’den fazla kişinin Avrupa için güvenlik riski oluşturduğu tespit edildi.

Sorun ne?

EES, 12 Ekim 2025’te başlayan kademeli geçiş sürecinin ardından 10 Nisan 2026’da tam olarak yürürlüğe girdi. Uygulama, tüm Schengen ülkelerinin sistemi hayata geçirmeye hazır olduklarını bildirmesinin ardından altı ay içinde aşamalı olarak başlatıldı. Ancak süreç sorunsuz ilerlemiyor.

Sistem kara, deniz ve hava sınırlarında uygulanıyor. Ancak özellikle havalimanlarında uzun kuyruklara ve karmaşık işlemlere yol açarak aksamalara neden oluyor.

Havalimanları ve havayolu şirketleri operasyonel sorunlar yaşıyor. Uçuşlarda gecikmeler ve aktarmaların kaçırılması hem Avrupa’nın büyük aktarma merkezlerinde hem de önemli turizm destinasyonlarına hizmet veren daha küçük havalimanlarında görülüyor. Bazı terminallerde yeterli sınır görevlisi, uygun altyapı ve otomatik sınır kontrol cihazı bulunmuyor.

Sonuç olarak, kapılar kapanırken bazı uçaklar yarı boş kalıyor; yolcular ise hâlâ sınır kontrol kuyruklarında bekliyor. Sınır kontrolünde bekleme süreleri ciddi biçimde arttı ve yoğun saatlerde kimi zaman beş saate kadar çıkıyor. Bu durum milyonlarca yolcuyu etkiliyor.

Havayolu ve havalimanı birliklerinin Avrupa Komisyonu’na gönderdiği mektuba göre durum "kritik noktaya" ulaştı.

Airlines for Europe, ACI Europe ve Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA), "acil müdahale" çağrısı yaptı. Kuruluşlar, yolcu sayısının sınır kontrol tesislerinin operasyonel kapasitesini aştığı durumlarda EES kontrollerinin temmuz ve ağustos aylarında tamamen askıya alınabilmesi için esneklik istedi.

Tatil sezonunun zirveye çıkacağı önümüzdeki iki ayda, Avrupa havalimanlarının mayıs ve hazirana kıyasla yaklaşık 40 milyon daha fazla yolcu ağırlaması bekleniyor.

AB sınır ajansı Frontex’in başkan yardımcısı Uku Sarekanno, durumun bir ya da iki yıl içinde istikrara kavuşacağını söyledi.

Sarekanno’ya göre AB dışından gelen yolculardan Schengen Bölgesi’ne ilk girişlerinde parmak izi alınması, sistemin devreye alınmasındaki "muhtemelen en zorlu bölüm".

Komisyon ne yapıyor?

Kurallara göre Schengen ülkelerine, sınır kontrol makamlarının yolcu yoğunluğunu karşılayamadığı durumlarda biyometrik veri toplamayı geçici olarak askıya alma konusunda belirli bir esneklik tanınıyor.

Ancak daha geniş muafiyetlere izin verilmiyor.

Yunanistan, tatil sezonunda küçük ada havalimanlarında oluşan yoğunluk nedeniyle Britanyalı ziyaretçilerden biyometrik veri toplanmasını durdurmayı değerlendirmişti.

Ancak Avrupa Komisyonu, sistemin yalnızca belirli giriş noktalarında yolcu trafiğinin yüksek olduğu dönemlerde askıya alınabileceğini ve bunun herhangi bir ülke vatandaşlığı grubuna toplu olarak uygulanamayacağını açıkladı.

Havacılık sektöründen gelen eleştirilere yanıt veren Avrupa Komisyonu Sözcüsü Markus Lammert, AB içinde yolcular üzerindeki etkinin sınırlanması için tüm çabaların gösterildiğini söyledi. Lammert, AB’deki çoğu havalimanında etkinin sınırlı olduğunu savundu.

Lammert, "Komisyon, yeni sistemin uygulanmasında üye ülkeleri ve havacılık sektörünü desteklemeye devam ediyor," dedi. Sektör temsilcileriyle önümüzdeki günlerde bir toplantı daha yapılacağını da ekledi.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Avrupa havacılık sektörü EES krizi için AB’den daha fazla esneklik istedi

Roma havalimanları yaz kaosu endişesiyle yeni EES kontrollerini askıya almayı gündeme getirdi

Yeni analize göre Avrupa'nın en iyi ve en kötü havalimanları açıklandı