Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Spahn'ın istifasının ardından kararın 'doğru' ve 'kaçınılmaz' olduğunu belirterek, 'Siyasette en büyük sermaye güvenilirliktir,' ifadelerini kullandı.
Almanya'da Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) ve Hristiyan Sosyal Birlik'in (CSU) Federal Meclis'teki (Bundestag) ortak parlamento grubunun başkanı Jens Spahn, ABD'de taşıyıcı anne yoluyla çocuk sahibi olması nedeniyle artan siyasi baskının ardından görevinden istifa etti.
Spahn, CDU/CSU milletvekillerine gönderdiği mektupta, kararını Almanya Başbakanı ve CDU Genel Başkanı Friedrich Merz ile CSU lideri Markus Söder'e de bildirdiğini açıkladı.
"CDU ve CSU liderleri Friedrich Merz ve Markus Söder'e, grubumuza gönderdiğim bu mektupla Bundestag'daki CDU/CSU parlamento grubu başkanlığı görevimden ayrıldığımı bildirdim," ifadelerini kullanan Spahn, kendisine duyulan güven için iki lidere teşekkür etti.
Spahn, "Kişisel mutluluğum, eşimle birlikte aile kurmam ve baba olmam, siyasi görevimle bağdaşmıyor. Taşıyıcı anne yoluyla çocuk sahibi olma yönündeki özel kararım ile grup başkanı olarak benden beklenen sorumluluklar arasındaki denge, öngördüğümden daha zor hale geldi," dedi.
CDU/CSU parlamento grubunun başkanlığını yürütmenin "büyük bir onur" olduğunu belirten Spahn, grup yönetimindeki çalışma arkadaşlarına ve iş birliği yaptığı siyasetçilere teşekkür etti.
Başbakan Merz ise istifanın ardından yaptığı açıklamada, Spahn'ın kararını "doğru" ve "kaçınılmaz" olarak nitelendirdi.
"Siyasette en büyük sermaye güvenilirliktir," diyen Merz, istifanın yerinde bir adım olduğunu söyledi.
Merz'den istifa çağrısı iddiası
Alman basınında yer alan haberlere göre Merz, istifa açıklamasından kısa süre önce Spahn'dan görevini bırakmasını istedi.
Bild gazetesinin haberine göre Merz, cumartesi sabahı CDU'nun çeşitli eyalet teşkilatlarının yöneticileriyle Spahn'ın siyasi geleceğini değerlendirdi. Haberde, parti içinde Spahn'a yönelik desteğin büyük ölçüde azaldığı belirtildi.
Başbakan Merz'in memleketi Brilon'daki CDU teşkilatı da daha önce yayımladığı açık mektupta Spahn'ın istifasını istemişti.
Mektupta, "Partimizin güvenilirliği ile üyelerimizin ve seçmenlerimizin güveni adına Jens Spahn'ı siyasi sorumluluk üstlenmeye ve Bundestag'daki CDU/CSU parlamento grubu başkanlığından ayrılmaya çağırıyoruz," ifadelerine yer verildi.
Yerel parti teşkilatı, Spahn'ın yurt dışında taşıyıcı annelik hizmetinden yararlanmasının Alman yasaları ve CDU'nun taşıyıcı anneliğe karşı uzun yıllardır benimsediği tutumla çeliştiğini savundu.
Açıklamada, "Partimizin en üst düzey temsilcilerinden birinin Alman hukukunun değer yargılarıyla çelişen uygulamalardan yurt dışında bilinçli şekilde yararlanması son derece olumsuz bir mesaj veriyor," denildi.
CDU'lu siyasetçi Wolfgang Bosbach da Spahn'ın istifa etmesi gerektiğini belirterek, "Umarım Jens Spahn, Birlik partilerini ve özellikle CDU'yu aylarca sürecek bir liderlik tartışmasının içine sürüklemez," ifadelerini kullandı.
'Çifte standart' eleştirileri
Tartışmalar kilise çevrelerine de yansıdı.
Württemberg Protestan Kilisesi Bölge Piskoposu Ernst-Wilhelm Gohl, Alman yasalarına işaret ederek, "Tam da bir siyasetçinin yurt dışında taşıyıcı annelikten yararlandığını kamuoyuna açıklaması çifte standart ve güvenilirlik meselesini gündeme getiriyor," dedi.
Passau Katolik Piskoposu Stefan Oster ise, CDU'nun önde gelen bir siyasetçisinin hem ülke yasalarına hem de partisinin temel ilkelerine aykırı bir yöntemi kendi isteğini gerçekleştirmek için kullanmasını ve ardından bunu açıkça savunmasını "gerçek bir skandal" olarak değerlendirdi.
Tartışma, Spahn ile eşi Daniel Funke'nin çarşamba günü ABD'de taşıyıcı anne yoluyla ebeveyn olduklarını açıklamasıyla başladı.
Taşıyıcı anneliğin Almanya'da yasak olması ve CDU'nun bu yasağın kaldırılmasına uzun süredir karşı çıkması nedeniyle konu kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Geçmişte bu tutumu savunan isimlerden biri olan Spahn, yurt dışında yasal olan bir uygulamadan kişisel olarak yararlanırken Almanya'da aynı imkânın tanınmasına karşı çıkması nedeniyle "çifte standart" eleştirilerinin hedefi oldu.