Loader
Bize Ulaşın
Reklam

AB'nin genişleme hamlesi nedeniyle Avrupa Komisyonu kapasite sorunuyla karşı karşıya

Genişlemeden sorumlu Avrupa Komiseri Marta Kos, Polonya’daki Ukrayna Yeniden İnşa Konferansı’na katılıyor.
Genişlemeden sorumlu Avrupa Komiseri Marta Kos, Polonya’daki Ukrayna Yeniden İmar Konferansı’na katılıyor. ©  European Commission/Piotr Matusewicz
© European Commission/Piotr Matusewicz
By Luca Bertuzzi
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin
Paylaş Close Button

Avrupa Birliği'nin genişleme süreci hız kazanırken, Avrupa Komisyonu'nun bu süreçten sorumlu birimi aynı anda birden fazla aday ülkeyle yürütülen üyelik müzakerelerini yönetmekte kapasite sıkıntısı yaşamaya başladı.

Avrupa Komisyonu, aynı anda yürütülen çok sayıda üyelik müzakere sürecini yönetmekte kapasite sorunu yaşıyor. Konuya yakın üç kaynağa göre, Komisyonun Genişleme ve Doğu Komşuluğu Genel Müdürlüğü (DG ENEST), artan iş yükü nedeniyle ciddi bir kaynak baskısıyla karşı karşıya.

REKLAM
REKLAM

Bu baskının temel nedeni ise AB'nin son dönemde hız kazanan genişleme politikası. Son altı ayda, üyelik müzakerelerinde kapatılan fasıl sayısı son on yıldakinden daha fazla oldu.

Genişleme sürecinde en önde gösterilen Karadağ'ın katılım anlaşması taslağı hazırlanıyor. Podgorica yönetimi, 2028 yılında AB'nin 28'inci üyesi olmayı hedefliyor. Arnavutluk ise süreci yakından takip ediyor ve gelecek yılın başında kendi katılım anlaşması üzerinde çalışmalara başlamayı planlıyor.

Karadağ'ın üyelik sürecini tamamlamak amacıyla özel bir görev gücü oluşturulması, son dönemde ilerleme kaydedemeyen Batı Balkan ülkeleriyle ilgilenen yetkililerin önemli ölçüde bu sürece kaydırılmasını gerektirdi.

Kimliğinin açıklanmasını istemeyen bir AB yetkilisi, "Yoğun iş yüküne ayak uydurmakta zorlanan sadece aday ülkeler değil. Komisyon, son genişleme dalgasında sahip olduğu kurumsal hafızayı ve kapasiteyi büyük ölçüde kaybetti," dedi.

DG ENEST'in, Komisyon'un birçok biriminde olduğu gibi büyük ölçüde geçici sözleşmeli personele dayanması da sorunu derinleştiriyor. Daimi personel sayısının sınırlı olması nedeniyle kurumda personel değişimi yüksek seyrediyor. AB'ye son katılan ülkenin 2013 yılında Hırvatistan olması nedeniyle üyelik müzakerelerini sonuçlandırma konusunda deneyimli personel sayısı da az.

Öte yandan İzlanda da üyelik sürecine yeniden dönmeye hazırlanıyor. Ülke, AB'ye katılım müzakerelerine yeniden başlanıp başlanmamasını belirlemek amacıyla 29 Ağustos'ta referanduma gidecek. Reykjavik'in üyelik sürecini yeniden başlatması halinde Komisyonun ülke için de ayrı bir katılım görev gücü oluşturması ve ilave kaynak ayırması gerekecek.

Komisyon üzerindeki baskıyı artıran bir diğer unsur ise Ukrayna ve Moldova'nın üyelik müzakerelerinde kaydettiği ilerleme oldu. Her iki ülke de son haftalarda iki müzakere faslı açtı. Siyasi düzeyde yıl sonuna kadar kalan dört müzakere kümesinin de açılması yönünde güçlü bir irade bulunurken, Macaristan iç siyasi gerekçelerle daha temkinli ve kademeli bir yaklaşımı savunuyor.

Mevcut genişleme metodolojisi kapsamında şimdiye kadar hiçbir aday ülke tüm müzakere kümelerini aynı anda açmadı. Süreci hızlı ilerleyen Arnavutluk'un bile tüm kümeleri resmen açması bir yıldan uzun sürdü.

Komisyon, Macaristan Başbakanı Viktor Orban'ın vetosu nedeniyle Ukrayna'nın üyelik başvurusu siyasi olarak beklemeye alınırken hazırlık çalışmalarını sürdürdü. Ancak aynı anda çok sayıda müzakere kümesinin ilerletilmesine yönelik siyasi hedefin hem Brüksel hem de aday ülkeler açısından uygulanabilirliği sorgulanmaya başladı.

Brüksel'deki yetkililer, çok sayıda aday ülkenin üyelik sürecinin eş zamanlı yürütülmesinin kurum içindeki kaynakların yeniden önceliklendirilmesini kaçınılmaz hale getirdiğini kabul ediyor.

Ukrayna ve Moldova da kendi idari kapasitelerinin sınırlarına yaklaşmış durumda. Her iki ülke de daha önce bu ölçekte üyelik müzakereleri ve AB müktesebatına uyum sürecini yönetmedi.

Kapasite baskısı yalnızca Avrupa Komisyonu'yla sınırlı değil. AB Konseyi ile üye ülkeler de genişleme sürecini yürütebilmek için kendi kurumsal kapasitelerini güçlendirmeye çalışıyor.

Genişlemeyi dış politikasının temel önceliklerinden biri haline getiren Brüksel, önümüzdeki aylarda önemli bir sınavla karşı karşıya kalacak. AB'nin, siyasi taahhütlerini yerine getirebilecek ölçüde insan kaynağı ve kurumsal kapasiteye sahip olduğunu göstermesi gerekecek.

Avrupa Komisyonu ise Euronews'un konuya ilişkin yorum talebine yanıt vermedi.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Karadağ’dan AB’ye çağrı: Yeni üyeler için hukukun üstünlüğü kriterleri nesnel ölçütlere dayanmalı

Özel haber: AB Komisyonu genişleme sürecini reforme etmeye hazırlanıyor

AB, Ukrayna ve Moldova ile yeni müzakere faslını açmaya hazırlanıyor