İtalya Başbakanı Meloni, New York Times’a verdiği röportajda, ABD Başkanı Donald Trump ile son dönemde gerilen ilişkisine dair değerlendirmelerde bulundu.
İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, hükümeti ile Washington yönetimi arasında zamanla soğuyan ilişkilere dair kendi bakış açısını New York Times'a (NYT) anlattı.
"Açıkçası, göç ve 'woke' kültürü konusundaki ortak görüşlerimiz nedeniyle Donald Trump ile işlerin daha kolay olacağını düşünüyordum ama işler farklı gelişti."
İki hükümet arasındaki gerilim geçtiğimiz Temmuz ayında zirveye ulaştı. NATO zirvesi öncesinde ABD Başkanı, sahibi olduğu Truth Social platformunda Meloni ile yan yana çekilmiş bir fotoğrafını paylaşarak altına "Uzaklaştırma kararı gerekiyor" notunu düştü. Genellikle taciz vakalarında uygulanan bu yasal tedbire atıfta bulunulması, Washington'ın İtalyan Başbakanı kendisinden uzak tutma isteğinin bir yansıması olarak yorumlandı.
Meloni röportajda, Trump ile haftalardır hiçbir temas kurmadıklarını açıkladı. Yaz tatilinin ardından bir görüşme planlanıp planlanmadığı sorulduğunda ise İtalya'nın Kardeşleri Partisi lideri kaçamak bir yanıt verdi: "Göreceğiz."
Ardından sözlerini şöyle sürdürdü: "Batı'nın birliğinin kritik önem taşıdığına inanmaya devam ediyorum ancak İtalya'nın stratejisini kişisel ilişkilerime göre belirlemem."
Daha genel bir çerçevede Meloni, daha önce de sıklıkla dile getirdiği duruşunu yineleyerek, "Kendini diğerlerinden aşağı gören, boyun eğmiş bir İtalya fikrinden nefret ediyorum," dedi. Ülkesinde mümkün olan en büyük zihniyet değişimini gerçekleştirmek istediğini belirten Meloni, bunu bir "gurur devrimi" olarak tanımladı.
Başbakan röportajda, İtalyancada dişil kullanımı olan "la presidente" yerine eril biçimdeki "il presidente" unvanıyla anılmayı tercih etmesine de değindi.
Feministlerin kapsayıcı dil mücadelesini "yanlış bir hedef" olarak gördüğünü yineleyen Meloni, "Benim için belirleyici olan, Bakanlar Kurulu Başkanı olma özgürlüğüne ve yetkisine sahip olup olmadığımdır. Gerçek eşitlik budur, bana 'la presidente' denip denmemesi değil," ifadelerini kullandı.
Röportajda öne çıkan bir diğer başlık ise Meloni'nin uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandıran "Ben bir kadınım, bir anneyim, İtalyanım, Hristiyanım" sözleriydi. Meloni, bu cümlenin milyonlarca insanın ortak endişesine tercüman olduğuna inandığını belirtti: "İnsanın en yalın ve temel kimliğinin tehdit altında olduğu hissiyatı."
Amerikan gazetesinin İtalyan lidere ayırdığı geniş portrede; Roma'nın Garbatella semtindeki çocukluğuna, aile bağlarına ve siyasi kökleri neo-faşist çizgideki İtalyan Sosyal Hareketi'nin (MSI) gençlik kolu Gençlik Cephesi'ne uzanan kariyer yolculuğuna da detaylarıyla yer verildi.