Anketler, gelecek yıl yapılacak genel seçimler öncesinde yaşam maliyeti, kötüleşen kamu sağlık sistemi, güvenlik ve göçün İtalyanların en önemli endişeleri arasında yer aldığını gösteriyor.
Giorgia Meloni liderliğindeki aşırı sağ hükümet, cuma günü İtalya’nın İkinci Dünya Savaşı sonrası siyasi tarihindeki en uzun süre görev yapan hükümeti olacak. Önemli bir rekor olarak öne çıkan bu gelişme, gelecek yıl yapılacak seçimler öncesinde hükümetin karşı karşıya olduğu ciddi zorlukları gölgede bırakıyor.
Siyasi istikrarsızlıkla özdeşleşen İtalya’da ülkenin ilk kadın başbakanı, aynı hükümetin başında bin 413 gün kalarak merhum Silvio Berlusconi’nin dört başbakanlık döneminden birinde ulaştığı süreden bir gün daha fazla görev yapmış olacak.
Meloni’nin aşırı sağcı İtalya’nın Kardeşleri (FdI) partisinin önde gelen milletvekillerinden Marco Osnato, AFP’ye yaptığı açıklamada, “Bu kesinlikle gurur verici bir dönüm noktası,” dedi.
Analistlere göre rekor, son 80 yılda yaklaşık 70 hükümet gören İtalya’nın 2027’de yapılacak genel seçimlere hazırlanmasıyla Meloni’nin siyasi imajını güçlendirebilir. FdI’nin kamuoyu yoklamalarında sürekli ilk sırada yer alması, Meloni’nin 2022’deki seçim zaferini tekrarlayabileceği izlenimini yaratıyor.
Ancak YouTrend araştırma kuruluşundan Lorenzo Pregliasco, son dönemde yaşanan gelişmelerin Meloni’nin yeniden seçilme yolunu zorlaştırdığını söyledi.
Pregliasco’ya göre Meloni, bu yıl yargı reformuna ilişkin referandumda alınan yenilgiyle siyasi açıdan zayıfladı. Referandum sonucu, seçmenlerin mevcut iktidar koalisyonuna karşı “alternatif bir çoğunluk” oluşturabileceğini gösterdi.
Başarı mı?
Ancak bu yenilgi, hükümetin performansına ilişkin soru işaretlerini de artırdı.
Başbakanın yetkilerini güçlendirmeyi ve bölgesel özerkliği artırmayı öngören reform, hükümetin şimdiye kadar hayata geçiremediği üç temel koalisyon vaadinden biri oldu.
Eleştirmenler, diğer alanlarda da sonuçların beklentilerin çok gerisinde kaldığını savunuyor. Geniş bir parlamento çoğunluğuna sahip hükümetin, İtalya’nın ilerlemesini engellediğine inanılan yapısal sorunların üstesinden gelemediği belirtiliyor.
Merkez sol muhalefetteki Demokrat Parti’nin meclis grup başkanı Chiara Braga, “Bu istikrar iyi değerlendirilemedi,” dedi.
Braga, istikrarın “halkın yaşam standartlarında veya şirketlerin rekabet gücünde kayda değer bir iyileşmeye yol açmadığını” söyledi.
İtalya ekonomisinin 2026’da yalnızca yüzde 0,6 büyümesi beklenirken, reel ücretler 1990’ların başından bu yana neredeyse hiç artış göstermedi.
İşsizlik son dört yılda yüzde 7’nin üzerinden yaklaşık yüzde 5’e geriledi. Ancak çalışabilecek durumda olduğu halde iş aramayan ekonomik açıdan pasif nüfusun sayısı hâlâ yüksek.
Milano’daki Bocconi Üniversitesi ekonomisti Tito Boeri, “Bu hükümet, mümkün olduğunca az şey yaparak öncelikle iktidarda kalmaya çalıştı,” dedi.
Hükümetin destekçileri ise yönetimin vergileri düşürdüğünü, vergi gelirlerini artırdığını, yüksek borç yükü altındaki ülkeye mali disiplin getirdiğini ve jeopolitik gerilimlerin yaşandığı bir dönemde İtalya’nın küresel arenadaki ağırlığını artırdığını savunuyor.
Osnato, “Dış politika söz konusu olduğunda İtalya, özellikle Avrupa’da, hiçbir zaman bu kadar merkezi bir konumda olmamıştı,” dedi. Osnato, göç kurallarının sıkılaştırılmasından enerji politikasına kadar Roma’nın artık Brüksel’de yönlendirici bir güç olarak görüldüğünü belirtti.
'Hiçbir şey değişmedi'
Siyasi açıdan bakıldığında Meloni liderliğindeki koalisyon, göçmenlere ve LGBTİ+ bireylere yönelik sert söylemleriyle sık sık gündeme gelen eski general Roberto Vannacci’ye seçmen kaybetme riskiyle karşı karşıya.
Yeni kurduğu Futuro Nazionale partisi kamuoyu yoklamalarında yaklaşık yüzde 7 oy alıyor. Parti, gelecek yıl yapılacak seçimlerde hükümetin kurulmasında kilit rol oynayabilir.
Ancak analistlere göre aşırı sağcı Matteo Salvini’nin liderliğindeki Lega ve muhafazakâr Forza Italia’nın da yer aldığı iktidar ittifakının desteği, sol eğilimli muhalefet içindeki bitmek bilmeyen çekişmeler ve sandığa gitmeme eğiliminin artması sayesinde güçlü kalıyor.
2022’de seçime katılım yaklaşık yüzde 64 ile rekor düşük seviyede kalırken, bu oran 2024 Avrupa Parlamentosu seçimlerinde yüzde 50’nin altına indi. Roma’daki Luiss Üniversitesi’nden siyaset bilimci Giovanni Orsina, “Seçmenlerin önemli bir bölümü gerçekten hayal kırıklığına uğramış ve öfkeli” dedi.
Orsina, İtalya’nın kronik sorunlarının birçok kişide “hiç kimsenin bu sorunları çözemeyeceği” düşüncesini yarattığını söyledi.
Meloni, ağustos ayında ülkenin güneyindeki Taranto kentinde düzenlenen bir spor etkinliğinde yoğun şekilde yuhalandı. Ekonomik ve çevresel sorunlarla boğuşan dev çelik fabrikasına ev sahipliği yapan kentte hükümet, fabrikanın faaliyetlerini sürdürmesini sağlamakta zorlanıyor.
Anketler, yaşam maliyeti, kötüleşen kamu sağlık sistemi, güvenlik ve göçün İtalyanların en önemli endişeleri arasında yer aldığını gösteriyor.
Bu sorunlar, Roma’nın doğusundaki işçi sınıfı mahallesi Tor Bella Monaca’da da açıkça görülüyor. Bakımsız apartmanların, altın bozdurma dükkânlarının ve indirim mağazalarının bulunduğu mahalle, Meloni’nin partisinin yönetiminde ve düzenli olarak en düşük seçmen katılımının görüldüğü bölgeler arasında yer alıyor.
Bilişim sektöründe çalışan ve yalnızca adını paylaşan Maurizio, “Bu gezegende geçirdiğim 45 yıl boyunca İtalya’da hiçbir şey değişmedi, bundan sonra da değişmeyecek” dedi. Vannacci’ye oy vermeyi düşündüğünü ancak ülkenin uzun vadeli bir vizyonunun bulunmamasından yakındığı için gelecek yıl sandığa gitmeyeceğini söyledi.
Ancak bazıları daha iyimser.
Başbakanı destekleyen 67 yaşındaki emekli Annamaria, “İnsanlar bir gecede değişim görmeyi bekliyor” dedi.
“Zaman alıyor ama işler daha iyiye gidiyor,” diyen Annamaria, son dönemde suç ve göçmenlerin daha az görünür hale geldiğine inandığını söyledi.