Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Türkiye ve Avrupa ülkelerinde sosyal konut, ev sahipliği ve kiracı istatistikleri

Access to the comments Yorumlar
 euronews
Konut projesi
Konut projesi   -   ©  Anadolu

Türkiye’de ev ve kira fiyatları artarken hükümet yeni bir sosyal konut projesi başlattı. Ddar gelirli vatandaşların ev sahibi olmasına yönelik projede 250 bin konut, yaklaşık 362 milyar liralık yatırımla inşa edilecek.

Türkiye, Avrupa ülkeleri içinde konut sahipliği oranının en düşük olduğu 4. ülke. Avrupa Birliği’nde (AB) konut sahipliği oranı yüzde 70 iken Türkiye’de bu oran yüzde 58. Türkiye’de halkın yüzde 16’sı ise “düşük bedelli veya ücretsiz kiracı” konumunda. 

Sosyal konut ne demek?

Sosyal konut resmi dilde "dar gelirliler için özel olarak yapılmış, sağlığa uygun ucuz konut" olarak tanımlanıyor. 

En temel insan haklarından olan barınma konusunda dünyada farklı ülkelerde farklı uygulamalar yer alıyor.

Avrupa ülkelerindeki uygumalar da kendi içinde değişiklik gösteriyor. Bazı ülkelerde belediyeler ihtiyaç sahiplerine piyasa fiyatından daha ucuza düşük konut kiralama hakkı tanıyor. Bazı ülkelerde ise gelir durumuna göre kira yardımları yapılıyor.

TOKİ ne kadar konut yaptı?

Türkiye’de ise son 20 yılda Toplu Konut İdaresi’nin (TOKİ) projeleri öne çıkıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Ağustos 2022’de yaptığı açıklamaya göre son 20 yılda TOKİ vasıtasıyla 1 milyon 170 bin vatandaş ev sahibi oldu.

Ancak Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre konut sahipliği oranı giderek düşüyor. 2014’te yüzde 61,1 olan ev sahipliği oranı 2021 yılında yüzde 57,5’e kadar düştü. Bu oran 2006 yılında yüzde 60,7 düzeyindeydi. 2020 ve 2021 yıllarında halkın yüzde 42’si kiracı durumunda.

Düşük bedelle veya ücretsiz kirada oturanlar

AB İstatistik Ofisi’nin (Eurostat) açıkladığı barınma verilerine göre her ülkede piyasa şartlarından daha ucuza “düşük bedelle” veya ücretsiz kirada oturanlar bulunuyor. 

TÜİK bunu “lojman” ve “diğerleri” diye tasnif ediyor. Diğerleri şunlardan oluşuyor: “Babasının, akrabasının vb. evinde ikamet edip ücret ödemeden oturanlar.

Düşük bedelle veya ücretsiz kirada oturan oranı Türkiye’de yüzde 16. Bunun dağılımı ise şöyle: Lojman yüzde 1,2 ve “diğerleri” yüzde 14,6. Düşük bedelle veya ücretsiz kirada oturanlar sıralamasında Türkiye Avrupa’da beşinci sırada. Zirvede yüzde 21 ile Fransa var.

Sosyal konut oranı kaç?

Türkiye’de sosyal konut oranına dair açık kaynaklarda bu yönde bilgiye ulaşamadık. Avrupa’ya ilişkin veriler ise 2010 yılına ait. Bu veriler Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nın internet sitesinde 2020 yılında yayımlanan raporda yer alıyor. 

Buna göre toplam konut stoku içinde sosyal konutların oranı Hollanda’da yüzde 32, İskoçya’da yüzde 24, Avusturya’da yüzde 23, Danimarka’da yüzde 19, İsveç yüzde 17, Fransa yüzde 17, İngiltere yüzde 17, Finlandiya yüzde 16, İrlanda yüzde 9 ve Almanya yüzde 5.

Almanya ne durumda?

Başka veri ise kiralık konut stoku içinde sosyal konutların oranı. Bu veri kendi evinde oturamayanlara devletin ne kadar sosyal konut sağladığı gösteriyor. Noel Cahill’in 2014 tarihli “Seçilmiş Avrupa Ülkelerinde Sosyal Konutun Finansmanı” başlıklı raporuna göre Hollanda’da kiralık konut stokunun yüzde 75’i sosyal konutlardan oluşuyor. 

Bu oran Avrupa’da yüzde 56, Finlandiya’da yüzde 53, İngiltere’de yüzde 49, Fransa’da yüzde 44, İrlanda’da yüzde 32 ve Almanya’da yüzde 7. Almanya konut sahipliği oranı yüzde 50 iken sosyal konut oranının bu kadar düşük olması dikkat çekiyor.

Kooperatifler bittti, müteahhitler yükseldi

Öte yandan Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AK Parti) iktidarda olduğu son 20 senede inşaat yapımında özel sektör, devlet ve kooperatiflerin payları ciddi değişim yaşadı. TÜİK verilerine göre 2003-2021 arasında inşaatlarda yapı kooperatiflerin payı yüzde 30’lardan yüzde 1’e kadar gerilerken özel sektörün payı ise yüzde 63’ten yüzde 93’e kadar yükseldi.

2021 yılında ise 627 bin yapı kullanma izni alınırken bunun yüzde 93’ü özel sektörden, yüzde 6’sı devletten ve yüzde 1’i kooperatiflerden geldi. 2002-2021 arasındaki bu 18 yılda devletin payı pek değişmezken özel sektörün payı 30 puan arttı; kooperatiflerin payı 31 puan düştü.