Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Başıboş bir gezegenin uzaklığı ve kütlesi ilk kez ölçüldü

Görselde Jüpiter benzeri bir başıboş gezegen resmediliyor.
Görselde Jüpiter benzeri bir başıboş gezegen resmediliyor. ©  NASA
© NASA
By Cagla Uren
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

Evrendeki gezegenlerin tümü, aşina olduğumuzun aksine, bir ana yıldızın yörüngesinde düzenli bir hayat sürmüyor.

Gökbilimciler, herhangi bir yıldıza bağlı kalmadan uzayda tek başına savrulan bir "haydut gezegenin" kütlesini ve Dünya'ya olan uzaklığını ilk kez net bir şekilde hesaplamayı başardı.

Evrendeki gezegenlerin tümü, aşina olduğumuzun aksine, bir ana yıldızın yörüngesinde düzenli bir hayat sürmüyor. Bazıları, sistemlerindeki şiddetli kütleçekimsel etkileşimler sonucu yörüngelerinden fırlatılıyor ve uzayın karanlığında hiçbir bağları olmadan sürükleniyor. "Başıboş" veya "haydut" diye nitelenen bu gezegenleri (rogue planets) tespit etmek, kendi ışıklarını yaymadıkları için çok zor.

Ancak hakemli bilimsel dergi Science'ta yayımlanan yeni bir çalışma, şanslı bir gözlem dizisi sayesinde bu gizemli gök cisimlerinden birinin sırlarını açığa çıkardı.

Yıldızsız gezegenleri bulmanın zorluğu

Normal şartlarda ötegezegenler, etrafında döndükleri yıldızın ışığında yarattıkları değişimler sayesinde bulunuyor. Gezegen yıldızın önünden geçerken ışığın azalması (transit yöntemi) veya kütleçekimiyle yıldızı hafifçe sallaması bu tespitleri mümkün kılıyor. Ancak bir ana yıldız olmayınca bu yöntemler işe yaramıyor.

Bilim insanları bu noktada "mikromerceklenme" (microlensing) denilen yönteme başvuruyor. Bu olay, uzaktaki bir yıldızın ışığının, önünden geçen karanlık bir nesnenin (bu vakada başıboş bir gezegenin) kütleçekimiyle bükülüp büyüteç etkisiyle parlaması. Ancak bugüne kadar bu yöntemde "kütle-uzaklık belirsizliği" yaşanıyordu; yani nesnenin kütlesini bilmeden uzaklığını, uzaklığını bilmeden de kütlesini tam olarak hesaplamak mümkün olmuyordu.

KMT-2024-BLG-0792 (veya diğer adıyla OGLE-2024-BLG-0516) olarak adlandırılan bu yeni gezegen, hem dünyadaki teleskoplar hem de uzaydaki Gaia teleskopu tarafından aynı anda gözlemlendi. Gaia'nın uzaydaki konumu ve olayın yaşandığı andaki açısı, bilim insanlarına "mikromerceklenme paralaksı" denilen hesaplamayı yapma fırsatı verdi.

Araştırmacılar, bu nadir geometrik hizalanma sayesinde şu verilere ulaştı:

Kütle: Jüpiter’in yaklaşık yüzde 22’si.

Uzaklık: Yaklaşık 3 bin parsek (yani 10 bin ışık yılı).

'Einstein Çölü' ve gezegenlerin sürgün hikayesi

Bugüne kadar bulunan başıboş gezegenlerin çoğu Jüpiter'den daha küçük kütleliydi. Bilim insanları, bu büyüklükteki nesnelerin bir zamanlar bir toz ve gaz bulutu içinde oluştuğunu ve daha sonra sistemlerindeki şiddetli dinamik süreçlerle dışarı fırlatıldığını düşünüyor.

Çalışma, gezegenler ile "başarısız yıldızlar" olarak bilinen kahverengi cüceler arasında kalan kütlelere sahip cisimlerin az olmasını ifade eden "Einstein Çölü" kavramına da ışık tutuyor. Araştırma ekibi, daha ağır gezegenlerin sistem dışına itilmesinin daha zor olduğunu, bu nedenle başıboş gezen nesnelerin çoğunlukla "alt-Neptün" kütlesinde olmasının evrenin dinamik yapısını doğruladığını belirtiyor.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

'Dünya'nın ikizi olmaya aday' TRAPPIST-1e gezegeninde metan gizemi

Yaşanabilir bölgede kayalık gezegen keşfedildi: 'Dünya'ya çok yakın'

Saniyede 6 milyar ton gaz yiyen 'haydut gezegen' keşfedildi