Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Yapay zeka bunalımı ve algoritmik tükenmişlik: 2026 sosyal medyayı nasıl yeniden tanımlayacak?

Sosyal medya hayatımızda baskın bir güç, ancak onu nasıl kullandığımız ve düzenlediğimiz, yapay zeka nedeniyle kökten değişiyor.
Sosyal medya hayatımızda baskın bir güç, ancak onu nasıl kullandığımız ve düzenlediğimiz, yapay zeka nedeniyle köklü biçimde değişiyor. ©  Canva
© Canva
By Amber Louise Bryce
Yayınlanma Tarihi Son güncelleme
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

Daha sıkı düzenlemeler, yapay zekanın giderek derinleşen entegrasyonu ve daha fazla özgünlük arayışı, giderek kopuk hale gelen bir dünyada sosyal medyanın ne anlama geldiğini yeniden şekillendirmeyi sürdürecek.

Bir zamanlar yakın arkadaşlarla bağlantı kurmak için tasarlanan sosyal medya, çoktan reklamlardan, yapay zekâ ürünü içerik çöplerinden ve hızla tüketilen trendlerden oluşan amorf bir yapıya dönüştü. Aynı zamanda tüm bunlar da son derece bağımlılık yaratan algoritmalar tarafından yönlendiriliyor.

Gazeteci Cory Doctorow bu duruma enshittification (enşıtifikeyşın) ismini verdi.

Bu kavram, dijital platformların sahipleri insanları değil kârı önceledikçe, kullanıcı deneyiminin giderek kötüleşmesi sürecini ifade ediyor.

Bunu, platformun sahibi Elon Musk’ın içerik denetim politikalarını gevşetme kararının ardından X’te nefret söyleminin artışında gördük. Meta’da ise iş odaklı yaklaşım, hedefli reklamların patlamasına yol açarak insanlar arası bağlantı kurmayı daha da zorlaştırdı.

Tüm bunlar, bir kırılma noktasına yaklaştığımızı gösteriyor. Pek çok kullanıcı ve içerik üreticisi, daha anlamlı etkileşim arayışıyla Reddit ve mesajlaşma uygulamaları gibi alternatiflere yöneliyor ya da teknolojiden tamamen uzak durmayı deniyor.

Öte yandan, yapay zekânın (AI) kişiselleştirmeyi artırması ve içerik denetimi gibi görevleri daha verimli hâle getirmesi beklenirken, sunduğu faydalar ile yol açabileceği zararlar arasındaki denge hâlâ belirsizliğini koruyor.

Dolayısıyla 2026 ilerlerken ve yeni viral anlar kapıdayken bu yıl sosyal medyayı yeniden tanımlayacağına inandığımız temel eğilim ve başlıklara daha yakından bakıyoruz.

Yaş sınırları ve yapay zekâ düzenlemeleri

Yapay zekânın hızla yükselmesi ve zararlı içeriklere yönelik artan endişeler, daha fazla şeffaflık ve çevrim içi güvenlik çağrılarını beraberinde getirirken, 2025 sosyal medya düzenlemeleri açısından dönüm noktası niteliğinde bir yıl oldu.

Meta’nın iç denetim organı olan Gözetim Kurulu’nun üyesi ve eş başkanı Paolo Carozza’ya göre, Avustralya’nın 16 yaş altına yönelik dünyada bir ilk olan sosyal medya yasağının ardından, çocukların korunması önümüzdeki dönemde de temel bir yasal öncelik olmaya devam edecek.

Carozza, Euronews Next’e yaptığı açıklamada, “Gençleri korumamız gerektiği kadar, onların bilgi alma ve yayma özgürlüklerini de nasıl koruyacağımızı daha iyi anlamak büyük bir gerilim alanı. Bu gerçekten çok zor bir denge,” dedi.

Carozza sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu platformlar, insanların birbirleriyle bağlantı kurmasının ve dünya, yaşamları, eğitimleri ve sosyal ilişkileri hakkında temel bilgilere ulaşmasının önemli yolları. Özellikle gençler söz konusu olduğunda bu gerilimleri uzlaştırmak, Gözetim Kurulu için olduğu kadar dünyanın dört bir yanındaki hukuki ve düzenleyici ortamlar için de şu anda çok yüksek bir öncelik.”

Yapay zekânın entegrasyonunun yönetilmesi de bir diğer kritik başlık olarak öne çıkıyor.

İçerik denetimi ekosistemini artık yalnızca geleneksel sosyal medya platformlarıyla sınırlı düşünemeyiz; buna yapay zekâ şirketlerinin kendilerini de dâhil etmeliyiz
Paolo Carozza
Meta Denetim Kurulu eş başkanı

Gözetim Kurulu, Meta’nın içeriklerin tanımlanması ve şeffaflığın sağlanması için etiketleme gibi yöntemlere daha fazla ağırlık vermesi gerektiğini vurguluyor. (Bu alanda geçen yıl "tutarsızlıklar" tespit edilmişti.)

"İnsanların değerlendirme yapabilmesi gerekiyor," diyen Carozza, "Kiminle konuşuyorlar? Bilgi nereden geliyor?" sorularına dikkat çekti.

Carozza’ya göre, kullanıcılara daha fazla bilgi ve bağlam sunulması, hangi içeriği tüketecekleri ve paylaşacakları konusunda daha sağlıklı kişisel kararlar almalarını sağlıyor.

Carozza, "Bu sayede belirli bir içerik hakkında nihai yargıyı yalnızca bir devlet otoritesi ya da bir şirket tek başına vermemiş oluyor,” dedi.

Ancak sosyal medyada yapay zekâ tarafından üretilen içeriklerin ulaştığı devasa ölçek, tek başına etiketlemenin yeterli olmayacağını gösteriyor.

Bu tür içeriklerin diğer platformlara ulaşmadan önce daha sıkı bir denetimden geçmesi gerektiğini vurgulayan Carozza, "İçerik denetimi ekosistemini artık yalnızca geleneksel sosyal medya platformlarıyla sınırlı düşünemeyiz; buna yapay zekâ şirketlerinin kendilerini de dâhil etmeliyiz,” dedi ve ekledi:

"Kurulun önümüzdeki yıl bu konuda, entegrasyonun nasıl yapılacağına dair ilke ve en iyi uygulamaları geliştirmek için yoğun şekilde çalışması gerekecek."

Yapay zekâ entegrasyonunun hızlanması

Analitikten içerik üretimine, SEO’dan platform yönetimine kadar yapay zekâ artık sosyal medya platformlarının ve kullanıcılarının çalışma biçiminin temel bir parçası hâline geldi. Ancak şirketlerin rekabette öne geçebilmek için giderek daha büyük yatırımlar yapmasıyla, yapay zekânın kapasitesi ve ölçeği şimdiden dramatik biçimde değişiyor.

Yılın başında Meta, Singapur merkezli yapay zekâ şirketi Manus’u satın aldığını duyurdu. Şirket, bu teknolojiyi tüketici ve iş ürünlerinde karmaşık görevlerde yardımcı olan “genel amaçlı ajanları” — yani yapay zekâ destekli asistanları — güçlendirmek için kullanmayı planlıyor.

Bu arada Elon Musk’ın tartışmalı Grok sohbet botunun da X platformunda yakında güncellenmesi bekleniyor. xAI’ın bugüne kadarki en güçlü modeli olan Grok 5’in, söylentilere göre 6 trilyon parametreye sahip olduğu, daha gelişmiş muhakeme yetenekleri ve daha nüanslı yanıtlar sunacağı belirtiliyor.

Ancak sosyal medya platformları için yapay zekâyı verimliliği artıracak şekilde ölçeklendirmek, kamu güvenliğini koruma gerekliliğiyle sürekli bir gerilim içinde olmaya devam edecek ve özellikle de içerik denetimi gibi alanlarda.

Paolo Carozza bu durumu şöyle özetliyor:

“Yapay zekâ, büyük ölçekte daha etkili denetim yapmamıza imkân tanıyor; bu iyi bir şey olabilir. Ancak insanları sürecin dışına çıkardığımızda çok dikkatli olmalıyız. Çünkü özellikle zor vakalarda, insan muhakemesinin yokluğu bazı ciddi riskler doğuruyor.”

Yakın zamanda Grok’un binlerce cinsel içerikli sahte kadın ve çocuk görseli üretmesiyle patlak veren skandalın da gösterdiği gibi, yapay zekânın kaçınılmaz risklerini sınırlandırmak ve denetlemek, 2026 boyunca en hararetli tartışma başlıklarından biri olmaya devam edecek.

Alternatif sosyal medya platformları

Sosyal medya yönetim şirketi Sprout Social’ın 2025 Pulse Anketi’ne göre, küresel ölçekte sosyal medya kullanıcılarının yaklaşık yarısı, alternatif ve topluluk odaklı platformlarda daha fazla zaman geçirmek istiyor.

Bu değişim, X’in (eski adıyla Twitter) Elon Musk tarafından 2022’de satın alınmasının ardından daha belirgin hâle geldi. Bu sürecin ardından kullanıcılar Mastodon, Threads ve Bluesky gibi alternatif platformlara yöneldi.

O tarihten bu yana Reddit, Discord ve mesajlaşma uygulamaları gibi topluluk temelli hizmetlerin kullanıcı sayısında ciddi bir artış yaşanırken, içerik üreticilere odaklanan Substack ve Patreon gibi platformlar da benzer şekilde büyüme kaydetti.

Bu yeni sosyal medya döneminde başarı; görünürlük ile anlamlı etkileşimi dengelemekten ve insanların tam olarak nerede ve nasıl katılmak istediklerini doğru biçimde anlamaktan geçiyor
Scott Morris
Sprout Social’ın CMO’su

Özgünlük, niş ilgi alanları ve insani bağ kurma arzusundan beslenen bu alanlar, insanların sosyal medyayı ne için kullandıkları konusunda daha bilinçli olmalarına imkân tanıyor. Instagram, Facebook ve X’teki aşırı reklam yüklü ve toksik akış kalabalığından da bir nebze kaçış sağlıyor.

Sprout Social’ın Pazarlamadan Sorumlu Başkanı Scott Morris, Euronews Next’e yaptığı açıklamada, “2026’da sosyal medya, ölçekten ziyade derinliğe kesin bir yöneliş gösterecek,” dedi.

Morris, “Yapay zekâ tarafından üretilen içerikler akışları doldurdukça, insanlar güvenlerini neyin hak ettiğine dair çok daha seçici hâle geliyor. İzleyiciler pasif tüketime kıyasla, bilgili diyalog, nüans ve ortak anlayış arıyor. Bu nedenle Reddit gibi sohbet odaklı platformların büyümeye devam ettiğini görüyoruz,” diye ekledi.

Morris’e göre benzer bir dönüşüm içerik üreticileri cephesinde de yaşanıyor. Algoritmanın bitmek bilmeyen içerik üretme baskısından kaçmak isteyen üreticiler, daha yavaş bir tempo sunan ve uzmanlık alanlarıyla daha iyi örtüşen platformlara yöneliyor.

Morris, “Bu yeni sosyal medya döneminde başarı; görünürlük ile anlamlı etkileşimi dengelemekten ve insanların tam olarak nerede ve nasıl katılmak istediklerini doğru biçimde anlamaktan geçiyor,” dedi.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

2025’te sosyal medya: Yapay zeka, yasaklar ve güvenlik krizi

Hangi Avrupa ülkeleri çocuklara yönelik sosyal medya yasağını değerlendiriyor?

Araştırma: Sosyal medya algoritmaları siyasi görüşleri değiştirebiliyor