Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Meta, Müslümanlara yönelik şiddete çağıran paylaşımları kaldırmayı reddetti

Arşiv
Arşiv ©  AP Photo
© AP Photo
By Cagla Uren
Yayınlanma Tarihi Son güncelleme
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin
Paylaş Close Button

Yeni bir incelemeye göre, bazıları yapay zekâyla üretilmiş görseller içeren çok sayıda İslamofobik paylaşım, Meta'ya bildirilmesine rağmen yayında kalmaya devam ediyor.

Facebook, ABD'deki Müslümanları ve Arapları hedef alan nefret söylemleri ile açık şiddet çağrılarını yeterince denetlememekle suçlanıyor.

REKLAM
REKLAM

Futurism tarafından yayımlanan bir incelemeye göre, bazıları yapay zekâyla üretilmiş görseller içeren çok sayıda İslamofobik paylaşım, platforma bildirilmesine rağmen yayında kalmaya devam ediyor.

Facebook ve diğer büyük sosyal medya platformlarının İslamofobik içeriklerin denetlenmesindeki performansı uzun süredir tartışma konusu. Dijital Nefretle Mücadele Merkezi'nin 2022'de yayımladığı araştırmada Facebook, Twitter, Instagram, YouTube ve TikTok'a bildirilen İslamofobik içeriklerin yüzde 90'ının kaldırılmadığı tespit edilmişti.

Rapora göre Facebook, merkezin bildirdiği 125 paylaşımın yalnızca yedisine müdahale etmişti. Araştırmacılar, söz konusu içeriklerin bir bölümünün Facebook'un kendi topluluk kurallarındaki nefret söylemi hükümlerini açık biçimde ihlal ettiğini savunmuştu.

Dearborn hedefte

Futurism'in yeni incelemesi ise aradan geçen dört yılda sorunun ortadan kalkmadığını, aksine yapay zekâ tarafından üretilen içeriklerin de devreye girmesiyle yeni bir boyut kazandığını öne sürüyor.

İncelemeye göre Facebook'ta özellikle ABD'nin en büyük Arap-Amerikan topluluğuna ev sahipliği yapan Michigan eyaletindeki Dearborn kenti hedef alınıyor. Müslümanlar ve Araplar hakkında yanlış bilgiler ve propaganda niteliğindeki içeriklerin yanı sıra, yapay zekâyla oluşturulmuş görseller de dolaşıma sokuluyor.

Bu paylaşımların altında ise Müslümanlara yönelik hakaretlerden sınır dışı etme ve fiziksel şiddet çağrılarına kadar uzanan çok sayıda yorum yer alıyor.

Tartışmanın merkezindeki isimlerden biri aşırı sağcı sosyal medya kişiliği Jake Lang. Lang, takipçilerini 18 Ağustos'ta Dearborn'da bir "Haçlı yürüyüşüne" çağıran yapay zekâ üretimi bir afiş paylaştı.

Afişte "Amerika'nın İslamlaşmasını durdurun," ifadesi kullanılırken, kılıçlarını çekmiş Haçlı askerlerinin Araplara saldırdığı bir görüntüye yer verildi. Görsel, Orta Çağ'daki Haçlı Seferleri'ne açık bir gönderme olarak değerlendirildi.

Şiddet çağrısı bildirildi, Facebook kaldırmadı

Futurism, paylaşımı Facebook'un "şiddet çağrısı" politikalarını ihlal ettiği gerekçesiyle platforma bildirdiğini, ancak yaklaşık bir dakika sonra içeriğin kaldırılmayacağı yönünde otomatik bir yanıt aldığını aktardı.

Haberde, benzer biçimde bildirilen başka içeriklerin de yayında kaldığı belirtildi. Bunlardan birinde "avlanma zamanı" ifadesi kullanılırken, başka bir yorumda Müslümanlara yönelik ağır hakaretlere yer veriliyordu.

Dearborn hakkındaki bir haberin altında yapılan yorumlarda ise şiddet çağrılarının daha açık hale geldiği görüldü. Kullanıcılardan biri "İlk silah sesi bir yerde duyulmalı" derken, buna verilen yanıtta "Umarım insanları öldürürüz" ifadesi kullanıldı. Futurism, iki yorumun da şiddet çağrısı gerekçesiyle bildirilmesine rağmen kaldırılmadığını belirtti.

Habere göre Futurism'in Facebook'un sahibi Meta'ya görüş talebi kapsamında ilettiği içeriklerin bazıları daha sonra gizlendi. Ancak incelemeye konu olan birçok paylaşım ve yorum yayında kalmaya devam etti.

Rohingya Müslümanları'na ne olmuştu?

Facebook'un içerik denetimi konusunda daha önce de ciddi eleştirilerle karşı karşıya kaldığı biliniyor. Meta, özellikle Myanmar'daki Rohingya Müslümanlarına yönelik şiddet sırasında Facebook'un nefret söylemlerinin yayılmasındaki rolü nedeniyle insan hakları örgütlerinin hedefi olmuştu.

Rohingya Müslümanları, diğer adıyla Arakanlı Müslümanların durumu sosyal medya platformları bağlamında özellikle önemli. Zira Meta, Myanmar'daki Rohingya Müslümanlarına yönelik soykırım sırasında şiddet çağrılarının yayılması gibi durumlar nedeniyle çeşitli yasal davalarla karşı karşıya kaldı.

2017'de Myanmar ordusunun Rohingya halkına yönelik kitlesel şiddet kampanyası sırasında, Facebook'un algoritmalarının nefret söylemini yaydığı ve platformun bu içerikleri yeterince engellemediği iddia ediliyor. Bu durum, binlerce Rohingya'nın öldürülmesine, tecavüze uğramasına ve yüz binlercesinin Bangladeş'e sığınmasına yol açtı.

2021'de, ABD ve Birleşik Krallık'taki Rohingya mültecileri, Meta'yı 150 milyar dolar tazminat talebiyle dava etti. 2018'de Birleşmiş Milletler, Facebook'u Rohingya'ya karşı nefret söyleminin yayılmasına katkıda bulunmakla suçladı.

Uluslararası Af Örgütü de 2022'de yayımladığı raporda, Facebook'un algoritmik sistemlerinin Rohingyalara yönelik nefret ve şiddeti körükleyen içeriklerin yayılmasına katkıda bulunduğunu savunmuştu.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Yapay zekâ güven vermedi: geliştiricilere güven daha da azaldı

Çocuk güvenliği davasında ihbarcı: Meta biliyordu, hiçbir şey yapmadı

İngiltere sinemaları Meta'nın 'sapık gözlüklerini' yasaklamayı gündemine aldı