'Quiet cracking' olarak adlandırılan yeni kavram, çalışanların tükenmişlik sonucu hissettiği derin mutsuzluğu ve bağlılık kaybını tanımlıyor. Uzmanlara göre bu durum, 'sessiz istifa' kadar görünür olmasa da iş yerleri için aynı ölçüde tehlikeli.
Çalışanların iş yerinde yaşadığı duygusal kopuş, yeni bir kavramla tanımlanıyor: “Sessiz çatlama” (quiet cracking). CNBC'nin yayımladığı ve bulut tabanlı öğrenme platformu TalentLMS’in hazırladığı yeni rapora göre, “sessiz çatlama” çalışanların iş yerinde hissettiği sürekli mutsuzluğu, aidiyet kaybını ve düşen performansı ifade ediyor. Uzmanlara göre bu durum, “sessiz istifa” (quiet quitting) kadar görünür olmasa da, en az onun kadar tehlikeli.
ResumeBuilder’a göre “sessiz istifa”, çalışanın yalnızca işin gerektirdiği minimum çabayı göstermesi anlamına geliyor. Buna karşın “sessiz çatlama”, kişinin tükenmişlik veya stres sonucu hissettiği derin memnuniyetsizlikle birlikte işten kopması, üretkenliğinin düşmesi ve işi bırakma isteğinin artması olarak tanımlanıyor.
TalentLMS raporunda şu ifadeler yer alıyor: “Tükenmişlikten farklı olarak, sessiz çatlama her zaman yorgunlukla kendini göstermez. Sessiz istifadan farklı olarak performans ölçümlerine hemen yansımaz. Ancak en az onun kadar tehlikelidir.”
Rapor, mart ayında ABD’de farklı sektörlerden bin çalışanla yapılan bir anketin sonuçlarına dayanıyor. Katılımcıların yüzde 54’ü iş yerinde sessiz çatlama yaşadığını söylerken, yüzde 47’si bunu nadiren hissettiğini belirtiyor.
EY Amerika Bölgesi Sağlık ve İyi Yaşam Direktörü Frank Giampietro, sessiz çatlama ile sessiz istifayı “aynı madalyonun iki yüzü” olarak tanımlıyor: “Her ikisi de iş yerindeki tükenmişliğe verilen tepkilerdir. Üzerine gidilmezse, hem çalışan hem de kurum açısından ciddi kayıplara yol açabilir.”
Gallup’un verilerine göre, ABD’de çalışan bağlılığındaki düşüşün ülkeye yıllık maliyeti yaklaşık 2 trilyon dolar.
'Kendilerini kopmuş ama aynı zamanda sıkışmış hissediyorlar'
Indeed sitesinin kıdemli ekonomisti Cory Stahle, “sessiz çatlama”, “sessiz istifa” ve “büyük istifa dalgası” gibi kavramların iş gücü piyasasındaki genel eğilimleri yansıttığını söylüyor: “Büyük istifa döneminde (2021-2022) insanlar iş değiştirmekte özgürdü. Ancak bugün ekonomik yavaşlama ve iş fırsatlarının azalması nedeniyle çalışanlar mevcut pozisyonlarında kalıyor ama mutsuzluk büyüyor.”
Gallup uzmanı Jim Harter ise sessiz çatlamayı, “çalışanın iş yerine olan duygusal bağlılığının zayıflaması” olarak tanımlıyor: “Artık çalışanlar işlerine daha az bağlı, daha az memnun ve başka işler arama olasılıkları daha yüksek. Kendilerini kopmuş hissediyorlar ama aynı zamanda sıkışmış durumdalar — bu da işverenler için iyi bir tablo değil.”
İş değiştirme cazibesini kaybetti
Uzmanlara göre, iş piyasasındaki daralma sessiz çatlamayı derinleştiriyor. 2021 ve 2022’de “büyük istifa” döneminde iş bulmak kolay, maaş artışları yüksekti. Ancak şimdi tablo tersine dönmüş durumda. ABD Merkez Bankası (Fed) verilerine göre, Şubat 2025’ten itibaren mevcut işinde kalan çalışanların maaş artışı, iş değiştirenleri geçti.
Stahle’ye göre, “İş ilanlarının azalması, ücretlerin yavaşlamasıyla birlikte insanlar artık iş değiştirmeye daha az hevesli.”
Çözüm iki yönlü olmalı
Uzmanlar, sessiz çatlamanın nedenleri arasında net hedef eksikliğini, aşırı iş yükünü ve iş yerindeki kötü ilişkileri gösteriyor. Gallup’tan Jim Harter, çalışanların bu süreçte yöneticileriyle iletişim kurmasının önemine dikkat çekiyor: “Kendini kopmuş veya sıkışmış hisseden çalışanlar, yöneticileriyle açıkça konuşmalı, yaşadıklarını paylaşmalı ve rehberlik istemelidir. Ancak bu süreç iki yönlü olmalı. Kurumlar da çalışanların sesini duyan bir liderlik kültürü geliştirmelidir.”
Harter’a göre, iyi bir liderlik ve insan odaklı yönetim, sessiz çatlamayı önlemenin en etkili yolu: “Şirketler güçlü liderlik ve çalışanlarıyla temas halinde olan yöneticiler sayesinde bu durumu tersine çevirebilir. Çünkü sessiz çatlama fark edilmezse, sonunda sadece çalışanlar değil, kurumun kendisi de sessizleşir.”