Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Araştırma: Tütün düzenlemeleri ultra işlenmiş gıdaların geleceğini şekillendirebilir

Bir kadın, bir markette alışveriş yaparken fiyatları kontrol ediyor.
Bir kadın markette alışveriş yaparken fiyatları inceliyor. ©  ASSOCIATED PRESS
© ASSOCIATED PRESS
By Marta Iraola Iribarren
Yayınlanma Tarihi Son güncelleme
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

Yeni bir araştırma, ultra işlenmiş gıdaların gerçek gıdadan çok sigara gibi tasarlandığını ve pazarlama, etiketleme, vergilendirmede tütün ürünlerine uygulanan kurallar çerçevesinde düzenlemeye tabi tutulması gerektiğini öne sürüyor.

Yeni bir araştırma, tütün ürünleri gibi ultra işlenmiş gıdaların da ödül duygusunu artıracak şekilde tasarlandığını, aşırı tüketimi teşvik ettiğini ve potansiyel olarak bağımlılık yaratabileceğini ortaya koyuyor. Araştırma, bu nedenle söz konusu gıdaların da benzer şekilde düzenlenmesi gerektiğini öne sürüyor.

Harvard, Duke ve Michigan üniversitelerinden araştırmacılar, tütün ile işlenmiş gıdaların tasarım, pazarlama açısından nasıl benzerlik gösterdiğini, Milbank Quarterly dergisinde yayımlanan bir makalede karşılaştırdı.

Bu ürünlerin yalnızca beslenme merceğinden değil, aynı zamanda bağımlılık yapıcı, endüstriyel olarak tasarlanmış maddeler olarak da değerlendirilmesi gerektiğini savunuyorlar.

Çalışmanın yazarlarından ve Michigan Üniversitesi psikoloji profesörü Ashley Gearhardt, “Bazı işlenmiş gıdalar artık bir eşiği aştı,” dedi.

Gearhardt, gazlı içecekler, şekerlemeler ve fast food ürünleri gibi gıdaların, can atma duygusunu körükleyecek, hızlı tüketimi ve tekrar tekrar kullanımını teşvik edecek şekilde, yiyecekten çok sigaraya benzer biçimde tasarlandığını ekledi.

“Bu düzeydeki zarar, bireysel iradeye değil, sektörün ürün tasarımı ve pazarlamasına yönelik düzenleyici adımlar gerektiriyor,” diye konuştu.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ-WHO), işlenmiş gıdalar açısından zengin diyetlerin dünya genelinde arttığı ve çeşitli beslenme kaynaklı hastalıklar ile diğer olumsuz sağlık sonuçlarının riskinin yükselmesiyle bağlantılı olduğu uyarısında bulunuyor.

İşlenmiş gıdaların tüketimi kalp hastalığı, kanser, metabolik hastalıklar, diyabet ve obezite riskini artırıyor.

Marketlerde satılan ısıtılıp yenmeye hazır yemekler, dondurulmuş pizzalar, şekerli kahvaltılık gevrekler, bisküviler, sosisler, dondurma, tavuk nugget, balık kroket ve hazır erişteler en yaygın örnekler arasında yer alıyor.

Gıdalar sigaraya benzer şekilde nasıl tasarlanıyor?

Araştırmacılar, pek çok ultra işlenmiş gıdanın özelliklerinin, az işlenmiş meyve veya sebzelerden çok sigaraya benzediğini ve bu nedenle kamu sağlığı risklerini yansıtacak şekilde düzenlemeye tabi tutulması gerektiğini belirtiyor.

Tütün düzenlemelerinin tarihinin, işlenmiş gıdaları anlamak için güçlü bir paralel sunduğunu vurgulayan araştırmacılar, “Bu ürünler sadece modifiye edilmiş gıdalar değil; endüstriyel işleme yoluyla haz verici etkisini, tüketimini ve kârlılığını maksimize edecek şekilde özenle tasarlanmış ürünlerdir” ifadelerini kullandı.

Araştırmaya göre tütün ve ultra işlenmiş gıdaların ortak bir çıkış noktası var: Her ikisi de doğal, bitki bazlı maddeler olarak başlıyor ve işlenmemiş hallerinde bağımlılık potansiyeli göstermiyor. Ancak endüstriyel olarak yeniden tasarlanarak erişilebilirliği artırılıyor ve kâr maksimize ediliyor.

Araştırmacılar, modern obezite, diyabet ve metabolik hastalık salgınlarına yol açan gıdaların da tütün gibi doğal hâllerinde zararlı olmadığını, ancak işlendiklerinde sağlık için risk oluşturduğunu savunuyor.

Sektörün rolünün kabul edilmesinin, tartışmanın odağını bireyleri suçlamaktan şirketlerin sorumluluğuna kaydırması gerektiğini söylüyorlar.

Çözüm ne?

Ultra işlenmiş gıdalara dayalı beslenme, halk sağlığı uzmanları arasında giderek büyüyen bir kaygı kaynağı.

ABD'de ortalama bir kişinin günlük kalorisinin artık yarıdan fazlası ultra işlenmiş gıdalardan geliyor. İngiltere'de ise ergenlerin kalori alımının neredeyse üçte ikisini oluşturuyor.

Çalışma, tütün ve diğer zararlı maddelere yönelik önlemlere benzer politikalar çağrısında bulunuyor. Besin değeri düşük ultra işlenmiş gıdalara vergi getirilmesi, reklamlarının (özellikle çocuklara yönelik olanların) kısıtlanması ve hastaneler ile okullarda erişilebilirliğinin azaltılması bu öneriler arasında.

Tütünde olduğu gibi açık ve anlaşılır ürün etiketlemesi talep eden yazarlar, “düşük yağlı” veya “yüksek proteinli” gibi ifadelerin çoğu zaman yoğun şekilde işlenmiş ürünleri olduğundan daha sağlıklı gösterdiği uyarısında bulunuyor.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Araştırma: Kalori kısıtlaması kemoterapinin etkinliğini artırıyor

Araştırma: Bebekler 2 aylıkken nesneleri sınıflandırmaya başlıyor

Uzmanlar uyarıyor: Meyve suyu faydalı ama ölçüsü önemli