Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Araştırma: Evli olanlarda kanser riski daha düşük çıktı

Evli olan ya da evlilik yaşamış kişilerin kansere yakalanma riski daha düşüktür.
Evli olan ya da evlilik deneyimi yaşamış kişilerin kansere yakalanma riski daha düşüktür. ©  Cleared/Canva
© Cleared/Canva
By Marta Iraola Iribarren
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

Medeni durum, kanser için güçlü bir toplumsal belirleyici olabilir. Yeni bir araştırmaya göre hiç evlenmemiş kişilerde hastalık oranları belirgin ölçüde daha yüksek.

Yeni bir çalışmaya göre evli olan ya da geçmişte evlilik yapmış kişilerde kansere yakalanma riski daha düşük. Bu da medeni durumun, kanseri etkileyen güçlü ama göz ardı edilmiş bir sosyal belirleyici olabileceğine işaret ediyor.

REKLAM
REKLAM

Miami Üniversitesi'nden araştırmacılar tarafından yürütülen ve Cancer Research Communications (kaynak İngilizce) dergisinde yayımlanan çalışma, hiç evlenmemiş kişilerde kanser görülme sıklığının kayda değer ölçüde daha yüksek olduğunu ortaya koydu.

Hiç evlenmemiş erkeklerde kanser görülme oranı yüzde 68 daha yüksekti. Kadınlarda ise bu fark yüzde 85'e kadar çıkıyordu.

Araştırmacılar, söz konusu ilişkinin 55 yaş ve üzerindekilerde daha güçlü olduğuna dikkat çekerek, medeni durumdan kaynaklanan farklılıkların yaşam boyu birikme eğiliminde olabileceğini belirtti.

“Bu bulgular, medeni durum gibi sosyal etkenlerin, toplum düzeyinde kanser riski açısından önemli göstergeler işlevi görebileceğini ortaya koyuyor” dedi çalışmanın ortak yazarı ve Miami Miller Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Bilimleri Bölümü'nden kanser epidemiyolojisi profesörü Paulo Pinheiro.

Evlilik kanseri önlemenin çözümü mü?

Araştırmacılar, sonuçların insanların mutlaka evlenmesi gerektiği ya da evliliğin kendi başına gizli bir koruyucu etkisi olduğu anlamına gelmediğini vurguladı.

“Bu, evli değilseniz kanser risk faktörlerine ekstra özen göstermeniz, gerekli taramalardan geçmeniz ve sağlık kontrollerinizi aksatmamanız gerektiği anlamına geliyor” diye konuştu çalışmanın diğer yazarı, Miami Üniversitesi'nden Frank Penedo.

Araştırmacılara göre medeni durum çoğu zaman yalnızca arka plandaki bir demografik değişken olarak ele alınıyor.

Oysa bulgular, medeni durumun, ırk, yaş ve sosyoekonomik durumla bütünüyle açıklanamayan kanser boyutlarını da yakalayabilen bir sosyal maruziyet faktörü olarak işlev görebileceğini gösteriyor.

Çalışma, ABD genelinde 100 milyondan fazla kişiye ait veriler ile 2015-2022 yılları arasında teşhis edilen 4 milyondan fazla kanser vakasına ilişkin verileri analiz etti.

Analize, ABD'de insanların ilk kez evlendiği ortalama yaş olan 30 yaş ve üzerindeki yetişkinlerde teşhis edilen tüm kötü huylu kanserler dahil edildi.

Medeni durum verileri iki gruba ayrıldı: Hiç evlenmemiş olanlar ve ayrı yaşayan, boşanmış ya da dul olanlar da dahil, bir zamanlar evli olup artık evli olmayanlar.

Bu sonuçlar tüm kanser türleri için geçerli mi?

Genel olarak, hiç evlenmemiş yetişkinlerde kansere yakalanma oranları daha yüksek çıktı, ancak bu ilişki bazı kanser türlerinde diğerlerine kıyasla daha belirgindi.

Hiç evlenmemiş erkeklerde, evli erkeklere kıyasla anal kanser oranı neredeyse beş kat fazlaydı. Kadınlarda ise evli olmamak, rahim ağzı kanserine yakalanma oranının yaklaşık üç kat artmasıyla ilişkilendirildi.

Evli olan ya da geçmişte evlilik yapmış kişilerle karşılaştırıldığında, evli olmayan kadın ve erkeklerde yemek borusu, karaciğer ve akciğer kanseri oranları kabaca iki kat daha yüksekti.

Evlilik kanser oranlarını nasıl etkiliyor?

Yazarlar, evliliğin uzun süredir daha iyi sağlık sonuçlarıyla, örneğin daha düşük hastalık oranları, daha uzun yaşam beklentisi ve kişinin kendi sağlık durumunu daha iyi değerlendirmesiyle ilişkilendirildiğini hatırlattı.

Evlilikle ilişkilendirilen olumlu unsurlar arasında artan sosyal destek, alkol kullanımının azalması ve tütün kullanımının düşmesi gibi daha sağlıklı davranışlar, daha dengeli cinsel yaşam alışkanlıkları ve daha büyük ekonomik istikrar yer alıyor.

Bazı kanser türlerinde, örneğin HPV enfeksiyonuyla ilişkilendirilen anal ve rahim ağzı kanserlerinde, görülen farklar maruziyet düzeylerindeki değişiklikleri de yansıtıyor olabilir.

Yalnızca kanserin ortaya çıkışında değil, önceki çalışmalar evli hastaların genellikle hastalığın daha erken evrelerinde teşhis edildiğini ve daha yüksek sağkalım oranlarına sahip olduğunu da ortaya koymuştu.

Çalışmada, bu avantajların çoğunun taramaya teşvik etme, tedavi sürecine destek olma ve karmaşık bakım sisteminde yol gösterme gibi eş desteğine atfedildiği sonucuna varıldı.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

OECD: Uzun Kovid ülkelere gelecek on yıl içinde yılda 116 milyar euroya mal olabilir

AB, küresel sağlık yardımlarındaki kesintiler sürerken Küresel Fon’a 700 milyon € taahhüt etti

Araştırma: Evli olanlarda kanser riski daha düşük çıktı