İklim değişikliği nedeniyle dünya çapında 560 milyon çocuk her yıl en az bir ay daha tehlikeli sıcaklara maruz kalıyor; bu durum ciddi sağlık riskleri doğuruyor.
Günümüzde çocuklar, önceki kuşaklara göre yılda çok daha fazla ısı stresi yaşanan güne maruz kalıyor; yeni bir araştırma, bu yükün daha da artmasının beklendiğini ortaya koyuyor.
Vrije Universiteit Brussel’den araştırmacılar, genç nüfusların, doğrudan fizyolojik zorlanmanın yanı sıra gıda ve su güvencesizliği gibi dolaylı tehditleri de içeren orantısız sağlık riskleriyle karşı karşıya olduğunu ortaya koydu.
Science Advances (kaynak İngilizce) dergisinde yayımlanan bulgular, 0-9 yaş arası çocuklardan sayısı 560 milyona kadar çıkan bir kitlenin, insan kaynaklı iklim değişikliği nedeniyle her yıl en az bir ek ısı stresi ayı yaşadığını ortaya koyuyor.
“İklim değişikliği, dünya genelinde yüz milyonlarca çocuğun tehlikeli sıcaklara maruz kalmasına ve sağlıkları açısından ağır risklerle karşı karşıya kalmasına zaten yol açıyor,” dedi çalışmanın başyazarı Rosa Pietroiusti.
“Öte yandan yoksulluk, yetersiz konut koşulları, serinleme imkânlarına sınırlı erişim ve kapasitesi aşılmış sağlık sistemleri, birçok çocuğu sıcaktan korunmak için çok az imkânla baş başa bırakıyor.”
Çocuklar daha kırılgan
Araştırmacılar, ısı stresine karşı kırılganlığın yaşa göre değiştiğini, özellikle yaşlı yetişkinlerin, yenidoğanların ve küçük çocukların risk altında olduğunu belirtti.
Yazarlar, “Çocuklar iklim değişikliğinin etkilerine özellikle kırılgandır ve yaşamları boyunca iklim değişikliğinin giderek şiddetlenen etkileriyle karşı karşıya kalacaktır,” diye yazdı.
Çalışma, çocukların maruziyetinin diğer tüm yaş gruplarını geride bıraktığını ve bu ek sağlık tehdidine maruz kalan 60-69 yaş grubundaki 190 milyon kişinin sayısını neredeyse üçe katladığını gösterdi.
Aşırı sıcaklar, vücudun ısı dengesini sağlamasını zorlaştırdığı, mevcut sağlık sorunlarını ağırlaştırdığı ve sıcak çarpması, böbrek yetmezliği ile akciğer hasarı riskini artırdığı için tehlikelidir.
Çocuklar fiziksel gelişim sürecinde oldukları ve vücut ısısını düzenleme kapasiteleri daha düşük olduğu için, ısının etkisi onlar üzerinde daha da ağırdır. Vücut ağırlığının her kilosu başına daha az terliyorlar ve metabolizma hızları daha yüksektir; bu da aşırı sıcak dönemlerinde çok daha çabuk ısınmalarına neden oluyor.
Araştırmacılara göre, çocukların tehlikeli sıcaklara maruziyetini artıran bir dizi etken bulunuyor.
İklim değişikliğinin yol açtığı nemli sıcaklardaki en büyük artışlar, nüfusun daha genç olduğu tropik bölgelerde ve daha yoksul ülkelerde görülüyor. Güney Asya, Güneydoğu Asya ve Batı Afrika, bugün tehlikeli ısı stresine maruz kalan çocuk sayısının en yüksek olduğu bölgeler.
Araştırmacılar ayrıca, en ağır etkilenen bölgelerdeki çocukların sosyoekonomik açıdan da daha kırılgan olma ihtimalinin yüksek olduğunu ve sıcağın hem doğrudan, örneğin ısı yüklenmesi yoluyla, hem de sivrisinek kaynaklı hastalıkların yayılması, çocuk beslenme uygulamalarının aksaması ve doğum sırasında ortaya çıkan komplikasyonlar gibi dolaylı yollarla onları etkilediğini belirtti.
Gelecek için kaygı verici bir tablo
Sıcaklık projeksiyonlarına göre, dünya nüfusu yaşlanmaya devam ederken bile çocukların ısı stresine orantısız biçimde maruz kalmayı sürdüreceği tespit edildi.
Dünyanın 1,5°C daha sıcak olduğu bir senaryoda, 0-9 yaş grubunda tahmini 620 milyon çocuğun her yıl en az bir ek ısı stresi ayı yaşayacağı, 390 milyon çocuğun ise toplamda en az beş ay ısı stresine maruz kalacağının öngörüldüğü belirtiliyor.
Sıcaklık artışı 2,0°C’ye ulaşırsa, tahminler 650 milyon çocuğun
her yıl en az bir ek ısı stresi ayıyla karşı karşıya kalacağını ve 420 milyonunun toplamda en az beş ay ısı stresine maruz kalacağını gösteriyor.