Seyahat şirketleri Rome2Rio ve Omio, OpenAI ile entegre olarak haftada 900 milyondan fazla ChatGPT kullanıcısına dünya çapında güzergâh, fiyat ve ulaşım seçeneklerine anında erişim sunuyor.
Uçağa yetişme telaşından, yabancı bir şehirdeki otele nasıl gideceğini uçak havadayken düşünmenin yarattığı paniğe kadar, seyahat kaygısı yapay zekânın tüm bu süreci kusursuz, belki de biraz fazla öngörülebilir, hale getirme vaadiyle yakında geçmişte kalabilir.
İki küresel seyahat platformu, OpenAI ile birlikte uygulamalarını hayata geçirerek platformun haftalık 900 milyon kullanıcısına dünya genelindeki güzergâhlara, fiyatlara ve ulaşım seçeneklerine erişim sunmaya hazırlanıyor.
Rome2Rio ve Alman ana şirketi Omio, ChatGPT içinde kullanıma açacakları uygulama seçenekleriyle kullanıcıların tren, otobüs, uçak, feribot ve diğer ulaşım türleri arasında arama yapıp karşılaştırma yapmalarına ve yolculuk planlamalarına imkân tanıyacaklarını duyurdu.
İki şehir arasındaki en iyi rotayı bulmak çoğu zaman, aktarmaları birleştirebilmek için birden fazla rezervasyon sitesi arasında mekik dokumak anlamına geliyor. Ancak yapay zekâ destekli yeni uygulamalar bunu değiştirmeye başladı.
Kullanıcılar yalnızca “Bu cumartesi Roma’dan Floransa’ya en hızlı ve en ucuz nasıl giderim?” diye sorup, ihtiyaçları olan tüm bilgiyi tek bir sohbet içinde alabiliyor.
Rome2Rio’nun araştırmasına göre her üç gezginden biri hâlihazırda seyahatlerini planlamak için yapay zekâdan yararlanıyor; çoğu zaman nereye gideceğine karar vermeden önce bu teknolojiyi kullanmaya başlıyor.
Yapay zekâ henüz kusursuz olmaktan uzak ve zaman zaman hayal görüp uydurma bilgiler üretebiliyor olsa da, seyahat şirketleri, yapay zekâ tahminleri değil, canlı yani gerçek zamanlı veriler kullandıklarını söylüyor.
Omio'nun kurucusu ve CEO'su Naren Shaam, Euronews Next'e yaptığı açıklamada, “Ortada gerçek bir tren, gerçek bir otobüs, bir feribot var ve bunların hepsi API’ler ve derin teknik entegrasyonlar üzerinden sisteme bağlı” dedi.
“Bunun üzerine inşa edilen her şey de gerçek içerik.”
Ayrıca, yaklaşık seyahat bilgileri üretmek yerine doğrulanmış bir envanterden veri çekerek yapay zekânın “halüsinasyonlarını” azaltacak şekilde tasarlandığını belirtti.
Shaam, yapay zekânın hatlardaki aksaklıklar hakkında bilgi verip alternatif güzergâhlar önererek seyahat deneyimini iyileştirebileceğini de söyledi.
“Bir hatta bir aksaklık varsa, teoride size ‘Merhaba, hatta muhtemelen bir sorun var. Değerlendirebileceğin birkaç alternatif seçeneği burada bulabilirsin’ diyen bir mesaj göndermeliyiz” diyen Shaam, son dakika değişikliklerinin daha pahalıya mal olabileceğini, ancak amaçlarının seyahati “çok daha şeffaf hale getirip müşterilerin sağlıklı kararlar vermesine yardımcı olmak” olduğunu vurguladı.
Yapay zekânın seyahate getirdiği tüm kolaylıklara rağmen, herkes güzergâhını ve tatilini planlamak için bu teknolojiyi kullanırsa, hâlihazırda turizm baskısı altında ezilen bölgelerin daha da kalabalıklaşacağı endişesi de var.
Bir algoritma, seyahatin özündeki o keşif duygusunu; beklenmedik bir rotaya sapmayı, hiçbir seyahat programında yer almayan bir kasabayı tesadüfen bulmayı ve istasyonda anlık kararlar vermeyi de elinizden alır mı?
Yapay zekâ sistemleri popülerlik verileriyle eğitiliyor ve mevcut kalıpları pekiştiriyor; bu da kullanıcıları, internetteki arama sonuçlarına hâkim olan aynı güzergâhlar ve seyahat deneyimlerine yönlendirebilecekleri anlamına geliyor.
Shaam bu riski kabul ediyor, ancak etkinin tam tersine de işleyebileceğini savunuyor.
“Yapay zekâ, insanların daha fazla rota keşfetmesini de sağlayabilir,” diyor. “Ona daha fazla soru sormanız gerekiyor ki bağlamın derinliklerine inip daha özgün seyahat programları sunabilsin.”
Buradaki fikir, bir arama çubuğundan farklı olarak sohbet botlarının kullanıcıyı ek sorular sormaya teşvik etmesi. Böylece Madrid’de bir gece nerede kalacağını soran birini, İspanya’nın diğer bölgeleri hakkında da soru sormaya yöneltebilmesi.
Shaam, yapay zekâ destekli keşfin turizmi aşırı kalabalık büyük şehirlerin ötesine yaymaya yardımcı olabileceğini, yolcuları tren ve otobüsle ikincil destinasyonlara yönlendirebileceğini de öne sürüyor.
“İspanya’ya gidip sadece Madrid ve Barselona’yı değil, Sevilla, Granada, Bilbao’yu da ziyaret ederseniz, buralar iki, iki buçuk saatlik tren yolculukları mesafesinde,” diyor.
“Yapay zekâ bu yolculuğu mümkün kılabilirse, bu yerel ekosistemler için de iyi olur.”
Omio şimdilik yapay zekâyı, macera ruhuna dokunmadan tüm lojistiği üstlenen bir araç olarak konumlandırıyor.