Merkez sol Sosyalist aday Antonio Jose Seguro, pazar günü Portekiz'de yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunda radikal sağ popülist André Ventura'yı yenerek tarihi bir oylama yapacak ancak ülkeyi vuran şiddetli fırtınaların gölgesinde kalacak.
Portekiz, pazar günü cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turu için sandık başına gitti. Ülkede seçmenler, merkez sol Sosyalist Parti’nin (PS) adayı Antonio Jose Seguro ile aşırı sağcı Chega (Yeter) partisinin lideri André Ventura arasında tercih yapıyor.
Portekiz’de ve yurt dışında yaşayan yaklaşık 11 milyon seçmen oy kullanma hakkına sahip. İlk sandık çıkış anketlerinin yerel saatle 20:00’de açıklanması bekleniyor.
Anketler ve ilk tur sonuçları, Antonio Jose Seguro’nun 2019’da kurulan ve bugün parlamentodaki en büyük muhalefet gücü konumuna gelen Chega partisinin lideri Andre Ventura’yı geride bırakmasının beklendiğine işaret ediyor.
İlk turda Seguro oyların yüzde 31,1’ini, Ventura ise yüzde 23,52’sini aldı. Hiçbir adayın ilk turda seçilmek için gereken yüzde 50 barajını aşamaması nedeniyle seçim ikinci tura kaldı.
40 yıl sonra ilk kez ikinci tur
Portekiz’de en son 1986 yılında cumhurbaşkanlığı seçimi ikinci tura kalmıştı. O seçimde Sosyalist Parti lideri Mario Soares, muhafazakar sağ CDS lideri Diogo Freitas do Amaral’i mağlup etmişti. Soares oyların yüzde 51,18’ini (3 milyon 10 bin 756 oy), do Amaral ise yüzde 48,82’sini (2 milyon 872 bin 64 oy) almıştı. Seçim, ilk tur ile ikinci tur arasındaki dramatik tablo değişimiyle dikkat çekmişti.
26 Ocak 1986’da yapılan ilk turda Freitas do Amaral oyların yüzde 46,31’ini alırken, Soares yalnızca yüzde 25,43’te kalmıştı. İkinci tur öncesinde favori olarak görülen muhafazakâr adayın kazanacağı düşünülüyordu. Ancak Mário Soares, solu bir araya getirerek tarihi bir geri dönüşe imza attı.
Portekiz’de siyasi değişim sürüyor
Aradan geçen 40 yılın ardından Portekiz’in siyasi dengeleri yeniden değişiyor. Popülist Chega partisinin adayı André Ventura’nın ilk turdaki güçlü performansı, Avrupa genelinde aşırı sağın yükselişine işaret eden bir başka dönüm noktası olarak görülüyor. Son yıllarda popülist partiler, birçok ülkede iktidara gelmeyi başardı ya da iktidara yaklaşmış durumda.
Uzun yıllardır sosyalist siyasetin içinde yer alan Antonio Jose Seguro ise kendisini, demokratik kurumlara istikrar getirecek ve mevcut merkez sağ azınlık hükümetiyle iş birliği içinde çalışacak ılımlı bir aday olarak konumlandırıyor.
Cumhurbaşkanının yetkileri büyük ölçüde sembolik
Portekiz’de cumhurbaşkanlığı makamı büyük ölçüde sembolik nitelik taşıyor ve yürütme yetkisi bulunmuyor. Devlet başkanı geleneksel olarak siyasetin üzerinde bir konumda yer alıyor; görevin önemli bir bölümü anlaşmazlıkları yatıştırmak ve krizleri yönetmekten oluşuyor.
Buna rağmen cumhurbaşkanı, parlamentodan çıkan yasaları veto edebilme gibi önemli yetkilere sahip. Bu veto, parlamentoda aşılabilse de devlet başkanının elinde Portekiz siyasi literatüründe “atom bombası” olarak anılan bir yetki daha bulunuyor: parlamentoyu feshederek erken seçim çağrısı yapmak.
Portekiz, son yılların en ciddi siyasi istikrarsızlık dönemlerinden birini yaşıyor. Ülke mayıs ayında son üç yıl içindeki üçüncü genel seçimini yaptı. Bu nedenle siyasi istikrarı yeniden sağlamak, bir sonraki cumhurbaşkanının önündeki en büyük sınavlardan biri olacak.
Mart ayında seçilecek yeni cumhurbaşkanı, iki dönem boyunca görev yapan merkez sağcı Cumhurbaşkanı Marcelo Rebelo de Sousa’nın yerini alacak.