Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Euronews Özel: Köprü ve otoyollarda özelleştirme fizibilitesi Ağustos'ta bitebilir; ihale kararı yok

15 Temmuz Şehitleri Köprüsü
15 Temmuz Şehitleri Köprüsü ©  Burak Ütücü / Euronews
© Burak Ütücü / Euronews
By Sait Burak Utucu
Yayınlanma Tarihi Son güncelleme
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin
Paylaş Close Button

Euronews'e konuşan kaynaklara göre iki Boğaz köprüsü ve KGM'ye bağlı otoyollardan oluşan yaklaşık 2 bin 300 kilometrelik ağın özelleştirme kapsamındaki fizibilitesi Ağustos sonunda bitebilir. Kaynaklar, henüz ihale, değerleme, kapsam ya da paketleme kararı bulunmadığını belirtti.

İstanbul'daki iki Boğaz köprüsü ile Karayolları Genel Müdürlüğü'nün (KGM) işlettiği ücretli otoyolların işletme haklarının olası devrine yönelik fizibilite çalışmasının gelecek ay tamamlanması bekleniyor.

REKLAM
REKLAM

Türkiye'den isimlerinin gizli kalması şartıyla Euronews'e konuşan iki kaynaktan biri, yaklaşık 2 bin 300 kilometrelik otoyol ağının yatırım ihtiyacının kilometre kilometre incelendiğini söyledi.

Kaynak, henüz ihale, değerleme, kapsam veya paketleme kararı bulunmadığını, çalışmaların Ağustos ayının sonuna kadar tamamlanabileceğini belirtti. Aynı zamanda hükümetin devam kararı vermesi halinde yıl sonundan önce ihaleye çıkılmasının mümkün olabileceğini ifade etti.

Bunun bir satış olmadığını özellikle vurgulayan iki kaynak da mevcut çalışmanın bir ihale hazırlığından ziyade fizibilite ve değerlendirme süreci olduğunu, köprüler ile otoyolların işletme haklarının kesin olarak özel sektöre devredileceğine ilişkin alınmış bir karar bulunmadığını vurguladı.

Euronews tarafından ulaşılan Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı kaynakları da kendilerine bu konuda henüz herhangi bir bilgi ulaşmadığını ve konunun Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nda olduğunu belirtti.

İkinci kaynak, mevcut gelir ve bütçenin fizibilite kapsamında incelenen köprü ve otoyolların bakım maliyetlerini karşılamaya yeterli olmadığını söyledi.

Kaynak, çalışmanın köprülerin bakım ve onarımını güçlendirmeyi, işletme ve gelir verimliliğini artırmayı amaçladığını; mülkiyet satışının gündemde olmadığını söyledi.

İlk kaynak KGM'nin işlettiği bazı otoyolların çok eski olduğuna ve yatırım ihtiyacı duyulduğunu vurgulayarak, "Bunların bir bölümü 40 yıl önce, bir bölümü 30 yıl önce, en son yapılan da 20 yıl önce yapılmış otoyollar. Çok büyük yatırım ihtiyaçları var. Özellikle bu Anadolu'daki, doğudaki otoyollar çok eski. Yatırım ihtiyaçları çok fazla," ifadelerini kullandı.

Bloomberg, Fransız altyapı yatırımcısı Meridiam SAS'ın 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve bazı otoyolların işletme hakları için Makyol İnşaat ile konsorsiyum kurmayı planladığını bildirmişti. Haberde resmi ihale sürecinin başlamasında sona yaklaşıldığı ve varlıkların dört ayrı paket halinde ihaleye çıkarılabileceği öne sürülmüştü.

Meridiam ise Euronews'e gönderdiği yazılı yanıtta, söz konusu bilgilere ilişkin yorum yapmayacağını ve yöneltilen soruları yanıtlayamayacağını bildirdi. Şirket, daha önce diğer medya kuruluşlarının konuyla ilgili sorularına da yorum yapmayı reddettiğini hatırlattı.

İhale kararı yok, paket sayısı belirlenmedi

Euronews'e konuşan kaynaklardan biri, köprüler ile KGM'nin işlettiği ücretli otoyolların 2010'dan bu yana özelleştirme programında bulunduğunu söyledi.

Bu varlıkların 2012'de sonuçsuz kalan ihalenin ardından özelleştirme kapsamından çıkarılmadığını belirten kaynak, durumlarının ve yatırım ihtiyaçlarının belirli aralıklarla yeniden incelendiğini aktardı.

Meridiam'ın ilgisini doğrulayan kaynağa göre, yürütülen çalışma yalnızca bu yıla veya bu şirketin ilgisine bağlı değil.

Yerli ve yabancı şirketlerin dönem dönem ilgilerini bildirdiğini, Meridiam'ın da daha önce ilgisini açıklayan firmalar arasında bulunduğunu belirten kaynak, şirketlerle yapılan görüşmelerin resmi teklif niteliği taşımadığını söyledi.

Kaynak, çalışmanın mevcut bir ihale talimatı üzerine başlatılmadığını; hükümetten ileride gelebilecek olası bir talebe hazırlıklı olmak ve otoyolların iyileştirme ile yatırım ihtiyaçlarını önceden belirlemek amacıyla yürütüldüğünü söyledi. Özelleştirme kararı alınmasa dahi çalışmanın yolların eksiklerinin ve yatırım gereksinimlerinin ortaya çıkarılmasında kullanılabileceğini ifade etti.

Mevcut çalışmada yolların yatırım ve iyileştirme ihtiyaçları, gelirlerinin bu yatırımları karşılayıp karşılamayacağı ve olası bir işletme hakkı devrinde uygulanabilecek şartlar değerlendiriliyor. Elektrikli araçlara uygun altyapı, akıllı otoyol sistemleri ve karbon salımının azaltılması gibi başlıklar da incelemeye dahil ediliyor.

Kaynak, henüz bir değerleme yapılmadığını ve otoyolların tek paketle mi, farklı portföyler halinde mi yoksa yalnızca belirli bölümleriyle mi ihaleye çıkarılacağına dair karar alınmadığını belirtti. Bu nedenle yaklaşık 2 bin 300 kilometrelik ağ, kesin ihale kapsamını değil incelenen azami portföyü ifade ediyor.

Olası kapsam yalnızca KGM tarafından işletilen ücretli otoyollar ile köprüleri içeriyor. Yap-işlet-devret modeliyle özel sektör tarafından işletilen Yavuz Sultan Selim ve Osmangazi köprüleri ile bu projelere bağlı otoyollar değerlendirme kapsamında bulunmuyor.

Kaynak, köprüler ve otoyolların mülkiyetinin satılmasının kanunen mümkün olmadığını, değerlendirilen modelin belirli süreyle işletme hakkı devri olduğunu vurguladı. Mülkiyet devlette kalırken özel işletmeciye bakım, iyileştirme ve yeni yatırım yükümlülükleri getirilebilecek.

Kaynak, otoyol ve köprülerin işletme haklarının özel sektöre devredilmesinin Türkiye'ye özgü bir uygulama olmadığını belirtti.

İspanya ve Portekiz merkezli şirketlerin ABD dahil birçok ülkede otoyol işlettiğine işaret eden kaynak; Hindistan, Peru, Kolombiya, İtalya, İngiltere ve Japonya'da da benzer modellerin kullanıldığını söyledi.

Kaynağa göre hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkeler, özellikle otoyol ve köprü yatırımlarının gerçekleştirilmesinde bu yönteme başvuruyor.

İşletme hakkı 49 yıla kadar devredilebilir

İşletme süresine ilişkin de alınmış bir karar bulunmuyor. Kaynak, bu büyüklükteki yatırım ihtiyaçları nedeniyle 10-15 yıl gibi kısa sürelerin gerçekçi olmadığını; önceki ihale ve uluslararası örnekler dikkate alındığında 25 ila 35 yıl veya daha uzun sürelerin değerlendirilebileceğini söyledi.

İşletme hakkının 49 yıla kadar devredilebileceğini belirten kaynak, bunun mevcut çalışma için belirlenmiş bir süre olmadığının altını çizdi.

Kısa süreli modellerde yatırım maliyetinin yüksek geçiş ücretleri ve devlet garantileri yoluyla vatandaşa ve bütçeye yansıyabileceğini ifade etti.

Yaklaşık 2 bin 300 kilometrelik ağın yatırım ihtiyacını belirlemeye yönelik fizibilitenin gelecek ay tamamlanması bekleniyor. Kaynak, çalışmanın bitmesinin kendiliğinden ihale sürecini başlatmayacağını ancak siyasi karar alınması halinde yıl sonundan önce ihaleye çıkılabileceğini söyledi.

Nihai karar Cumhurbaşkanı'nda

İki kaynağın aktardığı bilgiler, Cumhurbaşkanlığı aşamasına ilişkin aynı onay zincirinin birbirini tamamlayan adımlarını anlatıyor.

Özelleştirme Yüksek Kurulu'na verilen görev ve yetkiler, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçilmesinin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yerine getiriliyor.

Bu nedenle Cumhurbaşkanı'nın onayı, mevcut çalışmaya özgü ek bir aşama değil, bütün özelleştirme işlemlerinde mevzuatın öngördüğü nihai karar mekanizmasının bir parçası.

Euronews'e konuşan kaynaklardan edinilen bilgilere göre fizibilite çalışmasının ardından yerli ve yabancı yatırımcıların ilgisi ile olası teklif seviyeleri raporlaştırılacak. Ortaya çıkan rakamların yeterli bulunması ve sürecin ilerletilmesine onay verilmesi halinde ilgili kurumlarca özelleştirmenin yöntemi, kapsamı ve süresini içeren karar metni hazırlanacak. Rakamların yetersiz bulunması durumunda ise çalışma askıya alınabilecek.

Karar metninin Cumhurbaşkanı tarafından onaylanması ve Resmi Gazete'de yayımlanmasının ardından ihale süreci başlatılabilecek.

İhale tamamlandığında komisyonun nihai kararı yeniden Cumhurbaşkanı'nın onayına sunulacak. Cumhurbaşkanı ihale sonucunu onaylayabilecek veya reddedebilecek; nihai karar da Resmi Gazete'de yayımlanacak.

İki kaynak da gündemdeki modelin mülkiyet satışı olmadığını, bakım ve onarım süreçleri ile gelir verimliliğini artırmayı amaçlayan bir işletme hakkı devri olduğunun altını çizdi.

Kaynak, olası devrin köprü ve otoyol ücretlerine nasıl yansıyacağının henüz netleşmediğini söyledi.

Bloomberg daha önce Türkiye'nin milyarlarca dolarlık özelleştirme çalışmasını yürütmesi için şubat ayında Ernst & Young LLP'yi görevlendirdiğini bildirmişti. Haberde, işletme haklarının devrinin Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in bütçe açığını azaltmak amacıyla kamu gelirlerini artırmaya çalıştığı bir dönemde devletin kasasına katkı sağlayacağı belirtilmişti.

15 Temmuz Şehitler Köprüsü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve yaklaşık 2 bin kilometrelik otoyol ağı için 2012'de düzenlenen ihalede 5,7 milyar dolarlık teklif en yüksek teklif olmuştu.

Ancak dönemin başbakanı olan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 7 milyar doların altındaki bir değerlemenin "vatana ihanet" anlamına geleceğini söylemesinin ardından süreç tamamlanmamıştı.

Sayıştay: Özelleştirme Fonu'nun geliri nominal olarak yüzde 413 arttı

Sayıştay tarafından yayımlanan Özelleştirme İdaresi Başkanlığı Özelleştirme Fonu mali tablolarına göre Fonun 2019-2024 dönemindeki yıllık ortalama geliri 7,15 milyar TL, ortalama gideri 6,68 milyar TL, ortalama cari transferi ise 6,38 milyar TL oldu.

Toplam gelir 2019'daki 1,95 milyar TL'den 2024'te 10,04 milyar TL'ye yükselerek nominal olarak yüzde 413,4 arttı ve 5,13 katına çıktı.

Sayıştay tablolarındaki tutarlar nominal olduğu için söz konusu değişimler enflasyondan arındırılmış artış veya azalışı göstermiyor.

Aynı dönemde giderler yüzde 113,5, cari transferler yüzde 117,7 ve teşebbüs ile mülkiyet gelirleri yüzde 659,9 yükseldi.

Altı yıllık gelir-gider farkı yıllık ortalama 473,9 milyon TL artıda gerçekleşirken Fon, 2019-2021 dönemini ekside, 2022-2024 dönemini ise artıda tamamladı. Ancak gelirdeki yükseliş kesintisiz olmadı, 2023'te 13,05 milyar TL ile dönemin en yüksek seviyesine ulaşan gelir, 2024'te yüzde 23,1 geriledi.

Sayıştay'ın 2019 mali tablosuna göre Fonun toplam geliri 1,95 milyar TL, gideri 4,62 milyar TL olarak gerçekleşti ve gelir-gider farkı 2,66 milyar TL açık verdi. Gelirlerin 630,5 milyon TL'sini teşebbüs ve mülkiyet gelirleri, 1,25 milyar TL'sini diğer gelirler, 72,7 milyon TL'sini ise değer ve miktar değişimlerinden kaynaklanan gelirler oluşturdu. Cari transferler 4,48 milyar TL ile toplam giderlerin yüzde 97,1'ine karşılık geldi.

Sayıştay'ın 2020 mali tablosunda toplam gelirin yüzde 16,4 azalarak 1,63 milyar TL'ye gerilediği ve altı yıllık dönemin en düşük seviyesine indiği görüldü. Giderler 4,55 milyar TL olurken gelir-gider açığı 2,92 milyar TL ile dönemin en yüksek düzeyine çıktı. Teşebbüs ve mülkiyet gelirleri 146,1 milyon TL'ye düşerken diğer gelirler 1,42 milyar TL olarak kaydedildi. Cari transferler ise 4,21 milyar TL ile giderlerin yüzde 92,5'ini oluşturdu.

Sayıştay'ın 2021 mali tablosuna göre Fonun geliri 5,04 milyar TL'ye, gideri 6,17 milyar TL'ye yükselirken gelir-gider açığı 1,13 milyar TL'ye geriledi. Teşebbüs ve mülkiyet gelirleri 4,13 milyar TL ile toplam gelirin yüzde 82'sini oluşturdu. Cari transferler 5,06 milyar TL olarak gerçekleşti. Bu yıl giderler içinde ayrıca bedelsiz devredilen mali duran varlıklardan kaynaklanan 934,4 milyon TL'lik kayıt yer aldı.

Sayıştay'ın 2022 mali tablosunda toplam gelirin bir önceki yıla göre yüzde 122,3 artarak 11,20 milyar TL'ye ulaştığı görüldü. Giderler 6,15 milyar TL'de kalırken Fon, 5,05 milyar TL'lik pozitif gelir-gider farkıyla altı yıllık dönemde ilk kez artıya geçti.

Teşebbüs ve mülkiyet gelirleri 8,93 milyar TL ile incelenen dönemin en yüksek seviyesine çıkarak toplam gelirin yaklaşık yüzde 80'ini oluşturdu. Cari transferler 6,09 milyar TL olarak kaydedildi.

Sayıştay'ın 2023 mali tablosuna göre Fonun toplam geliri 13,05 milyar TL ile altı yıllık dönemin zirvesine çıktı. Giderler 8,71 milyar TL, pozitif gelir-gider farkı ise 4,34 milyar TL oldu.

Teşebbüs ve mülkiyet gelirleri 6 milyar TL olarak gerçekleşirken diğer gelirler 6,95 milyar TL'ye ulaşarak bu kalemi aştı. Cari transferler 8,67 milyar TL ile toplam giderlerin yüzde 99,5'ini oluşturdu.

Sayıştay'ın 2024 mali tablosunda toplam gelirin bir önceki yıla göre yüzde 23,1 azalarak 10,04 milyar TL'ye gerilediği, giderlerin ise yüzde 13,2 artışla 9,86 milyar TL'ye çıktığı görüldü. Böylece enflasyon düzeltmesi hariç gelir-gider farkı 173,1 milyon TL'ye kadar daraldı.

Teşebbüs ve mülkiyet gelirleri 4,79 milyar TL, diğer gelirler 5,24 milyar TL ve cari transferler 9,76 milyar TL olarak kaydedildi. Tabloda yer alan 13,45 milyar TL'lik olumlu faaliyet sonucu ise 13,28 milyar TL'lik enflasyon düzeltmesini içerdiği için önceki yıllarla doğrudan karşılaştırılabilir değil.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin

Bu haberler de ilginizi çekebilir

İrlanda, AIB'deki hisselerini azaltarak özelleştirmeye doğru bir adım daha attı

Kanada'da sağlıkta özelleştirme karşıtı protestolar: Hastaneler arasında Truva Atı gezdiriliyor

Erdoğan'dan Tank Palet Fabrikası açıklaması: Özelleştirme değil, işletme hakkı devri